Başında t olan 5 harfli 385 kelime var. T harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde t harfi olan kelimeler listesine ya da sonu t harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında t bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TATLI

  1. [sıfat] Şeker tadında olan
    • "Tatlı elma. Tatlı nar."
  2. Acı olmayan, acı karşıtı
    • "Tatlı salatalık. Tatlı su."
  3. [isim] Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek
    • "Baklava, revani, lokma birer tatlıdır."
  4. [mecaz] İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren
    • "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı." (Yusuf Ziya Ortaç)
  5. [mecaz] Sevimli, hoş olan
    • "Görüp de sevmemek ne mümkün seni / Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin" (Orhan Seyfi Orhon)
  6. [zarf, mecaz] Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla
    • "Anlattıklarını çok çocukça, çok tatlı anlatıyor." (Memduh Şevket Esendal)
TİMÜS

Kelime Kökeni: Fransızca thymus

  1. [isim, anatomi] Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgı bezi; özden
TİFÜS

Kelime Kökeni: Fransızca typhus

  1. [isim, tıp] Bitle geçen, ortalama on beş gün süren, vücutta pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir hastalık; lekeli humma
TONYA

  1. [isim] Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
TAMİR

Kelime Kökeni: Arapça taʿmīr

  1. [isim] Bakınız onarım
  2. [mecaz] Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma
    • "Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu?" (Reşat Nuri Güntekin)
TETİR

  1. [isim, ağızlardan] Cevizin yeşil kabuğu
  2. Yeşil ceviz kabuğu, nar vb. bitkilerin bıraktığı kalıcı boya lekesi
TERZİ

Kelime Kökeni: Farsça derzī

  1. [isim] Giysi biçip diken kimse; dikici, dikişçi
    • "Bir şehrin yedi mahallesinde herkesin baş eğdiği bir terzi olmalıydım." (Attilâ İlhan)
  2. Giysi biçilip dikilen yer, terzi dükkânı; terzihane
TOZAN

  1. [isim] İncecik toz tanesi
  2. Tozu çok olan yer
TURŞU

Kelime Kökeni: Farsça turşī

  1. [isim] Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve
  2. [sıfat, mecaz] Bitkin, yorgun
TÜTME

  1. [isim] Tütmek işi
    • "Birini bulup da evlenirsem birkaç yıl içinde, yeniden bir ocak tütmeye başlar diye düşünüyordum." (Memduh Şevket Esendal)
TASIM

  1. [isim, mantık] Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu; kıyas
    • "Taşlar katı olur, mermer bir taştır, şu hâlde mermer katıdır uslamlaması bir tasımdır."
TESTİ

Kelime Kökeni: Farsça destī

  1. [isim] Toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılan, geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz su kabı
    • "Yalnız çeşme başında dizleri üstüne çökmüş bir ihtiyar kadın, testisini dolduran genç kızı bekleyerek bize bakıyordu." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. [sıfat] Bu kabın alabileceği miktarda olan
TURTA

Kelime Kökeni: İtalyanca torta

  1. [isim] Üzeri yufka kaplı, meyveli veya kakaolu bir pasta türü
TETİK

  1. [isim] Ateşli silahlarda ateşlemeyi sağlamak için çekilen küçük parça
    • "Bir çay bardağını dökmeden içebilmek, tetiği eli titremeden çekebilmek kadar bir itiyat meselesidir." (Mehmet Kaplan)
TATAR

  1. [isim] Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nde ve Kırım’da yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
TONOZ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, mimarlık] Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü
    • "İki arkadaş, yüzlerce yıllık tonozların altında eğirmenlerini çevirirlerken her günkü ahenklerine giriştiler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Bir kemerin aralıksız devam etmesiyle oluşan örtü biçimi
TESRİ

Kelime Kökeni: Arapça tesrīʿ

  1. [isim, eskimiş] Bir işi çabuklaştırma, hızlandırma
TOPAÇ

  1. [isim] Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak veya kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak
    • "Çünkü planlarını gördüğün bu topaç, boşlukta hareket edeceği için arzu ettiğim hıza ulaşır ve karşı hareketi gerçekleştirebilir." (İhsan Oktay Anar)
  2. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç
  3. Kayık küreğinin toparlakça yeri
  4. Toparlak sepet veya küçük küfe
TEVİL

Kelime Kökeni: Arapça teʾvīl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çevri
    • "Selim Bey birçok vesilelerle evvelki hiddet ve şiddetini affettirmeye, sebebini başka başka şeylerle tevile çalıştı, gönlümü aldı." (Etem İzzet Benice)
TAÇLI

  1. [sıfat] Tacı olan
  2. [bitki bilimi] Taç yaprağı olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü