Başında t olan 5 harfli 385 kelime var. T harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde t harfi olan kelimeler listesine ya da sonu t harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında t bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TATLI
-
-
[sıfat]
Şeker tadında olan
- "Tatlı elma. Tatlı nar."
-
Acı olmayan, acı karşıtı
- "Tatlı salatalık. Tatlı su."
-
[isim]
Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek
- "Baklava, revani, lokma birer tatlıdır."
-
[mecaz]
İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren
- "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı."
-
[mecaz]
Sevimli, hoş olan
- "Görüp de sevmemek ne mümkün seni / Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin"
-
[zarf, mecaz]
Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla
- "Anlattıklarını çok çocukça, çok tatlı anlatıyor."
-
[sıfat]
Şeker tadında olan
- TİMÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca thymus
-
[isim, anatomi]
Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgı bezi; özden
-
[isim, anatomi]
Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgı bezi; özden
- TİFÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca typhus
-
[isim, tıp]
Bitle geçen, ortalama on beş gün süren, vücutta pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir hastalık; lekeli humma
-
[isim, tıp]
Bitle geçen, ortalama on beş gün süren, vücutta pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir hastalık; lekeli humma
- TONYA
-
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
- TAMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿmīr
-
[isim]
Bakınız onarım
-
[mecaz]
Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma
- "Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu?"
-
[isim]
Bakınız onarım
- TETİR
-
-
[isim, ağızlardan]
Cevizin yeşil kabuğu
-
Yeşil ceviz kabuğu, nar vb. bitkilerin bıraktığı kalıcı boya lekesi
-
[isim, ağızlardan]
Cevizin yeşil kabuğu
- TERZİ
-
Kelime Kökeni: Farsça derzī
-
[isim]
Giysi biçip diken kimse; dikici, dikişçi
- "Bir şehrin yedi mahallesinde herkesin baş eğdiği bir terzi olmalıydım."
-
Giysi biçilip dikilen yer, terzi dükkânı; terzihane
-
[isim]
Giysi biçip diken kimse; dikici, dikişçi
- TOZAN
-
-
[isim]
İncecik toz tanesi
-
Tozu çok olan yer
-
[isim]
İncecik toz tanesi
- TURŞU
-
Kelime Kökeni: Farsça turşī
-
[isim]
Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve
-
[sıfat, mecaz]
Bitkin, yorgun
-
[isim]
Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve
- TÜTME
-
-
[isim]
Tütmek işi
- "Birini bulup da evlenirsem birkaç yıl içinde, yeniden bir ocak tütmeye başlar diye düşünüyordum."
-
[isim]
Tütmek işi
- TASIM
-
-
[isim, mantık]
Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu; kıyas
- "Taşlar katı olur, mermer bir taştır, şu hâlde mermer katıdır uslamlaması bir tasımdır."
-
[isim, mantık]
Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu; kıyas
- TESTİ
-
Kelime Kökeni: Farsça destī
-
[isim]
Toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılan, geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz su kabı
- "Yalnız çeşme başında dizleri üstüne çökmüş bir ihtiyar kadın, testisini dolduran genç kızı bekleyerek bize bakıyordu."
-
[sıfat]
Bu kabın alabileceği miktarda olan
-
[isim]
Toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılan, geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz su kabı
- TURTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca torta
-
[isim]
Üzeri yufka kaplı, meyveli veya kakaolu bir pasta türü
-
[isim]
Üzeri yufka kaplı, meyveli veya kakaolu bir pasta türü
- TETİK
-
-
[isim]
Ateşli silahlarda ateşlemeyi sağlamak için çekilen küçük parça
- "Bir çay bardağını dökmeden içebilmek, tetiği eli titremeden çekebilmek kadar bir itiyat meselesidir."
-
[isim]
Ateşli silahlarda ateşlemeyi sağlamak için çekilen küçük parça
- TATAR
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nde ve Kırım’da yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nde ve Kırım’da yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- TONOZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, mimarlık]
Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü
- "İki arkadaş, yüzlerce yıllık tonozların altında eğirmenlerini çevirirlerken her günkü ahenklerine giriştiler."
-
Bir kemerin aralıksız devam etmesiyle oluşan örtü biçimi
-
[isim, mimarlık]
Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü
- TESRİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tesrīʿ
-
[isim, eskimiş]
Bir işi çabuklaştırma, hızlandırma
-
[isim, eskimiş]
Bir işi çabuklaştırma, hızlandırma
- TOPAÇ
-
-
[isim]
Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak veya kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak
- "Çünkü planlarını gördüğün bu topaç, boşlukta hareket edeceği için arzu ettiğim hıza ulaşır ve karşı hareketi gerçekleştirebilir."
-
Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç
-
Kayık küreğinin toparlakça yeri
-
Toparlak sepet veya küçük küfe
-
[isim]
Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak veya kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak
- TEVİL
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾvīl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çevri
- "Selim Bey birçok vesilelerle evvelki hiddet ve şiddetini affettirmeye, sebebini başka başka şeylerle tevile çalıştı, gönlümü aldı."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çevri
- TAÇLI
-
-
[sıfat]
Tacı olan
-
[bitki bilimi]
Taç yaprağı olan
-
[sıfat]
Tacı olan