Başında t olan 4 harfli 89 kelime var. T harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde t harfi olan kelimeler listesine ya da sonu t harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında t bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAZI
-
Kelime Kökeni: Farsça tāzī
-
[isim, hayvan bilimi]
Genellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir tür köpek (Canis familiaris grajus hibernicus)
- "Bir anda toparlanıp öyle bir kaçıştılar ki arkalarından tazı koşturulsa yetişemezdi."
-
[isim, hayvan bilimi]
Genellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir tür köpek (Canis familiaris grajus hibernicus)
- TANE
-
Kelime Kökeni: Farsça dāne
-
[isim]
Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça, pare
-
Bazı bitkilerin tohumu
- "İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır."
-
[bitki bilimi]
Çekirdekli küçük meyve
- "Üzüm tanesi. Nar tanesi."
-
[isim]
Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça, pare
- TAPA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca tappo
-
[isim]
Şişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta veya plastikten tıkaç; tıpa
-
[askerlik]
Top mermisinin ucuna takılan ve mermi atıldıktan sonra patlamasını sağlayan ayarlı başlık
-
[isim]
Şişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta veya plastikten tıkaç; tıpa
- TUNÇ
-
-
[isim]
Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı; bronz
-
[sıfat]
Bu alaşımdan yapılan
-
[isim]
Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı; bronz
- TAPI
-
-
[isim, eskimiş]
Tapınılan şey
- "Karacaoğlan der ki taptığım tapı / Yıkılmaz Tanrı'nın yaptığı yapı"
-
[isim, eskimiş]
Tapınılan şey
- TAUN
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭāʿūn
-
[isim, eskimiş, tıp]
Bakınız veba
-
[isim, eskimiş, tıp]
Bakınız veba
- TAPU
-
-
[isim, hukuk]
Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge
-
Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş
-
[isim, hukuk]
Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge
- TAKT
-
Kelime Kökeni: Fransızca tact
-
[isim]
Yerinde konuşma veya davranma
-
[isim]
Yerinde konuşma veya davranma
- TAVA
-
Kelime Kökeni: Farsça tāve
-
[isim]
Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap
-
Bu kapta pişmiş yemek
- "Balık tavası. Ciğer tavası."
-
[madencilik]
Maden eritilen saplı pota
- "Kurşun tavası."
-
Kireç karıştırılan tekne
-
Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm
-
[denizcilik]
Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık
-
Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü
-
İpek kozalarının çözülmesinde kullanılan içi sıcak su dolu madenî kap
-
[isim]
Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap
- TARZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭarz
-
[isim]
Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi; minval, usul (II), üslup, vetire, stil, janr, ambiyans
- "Annesi o tarz yaşayıştan hoşlanır mı?"
-
Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi
- "Artık bu tarzda hayat hakları aramanın mevsimi geçtiğini sanıyorum."
-
Güzel sanatlarda kendine özgü teknik, renk ve biçimlendirme biçimi; üslup, stil, konsept
- "Gotik tarzda bir yapı."
-
Bakınız biçim (II)
- "Nitekim bugün dünyada ne kadar iyi ressam varsa o kadar da resim yapma tarzı vardır."
-
[isim]
Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi; minval, usul (II), üslup, vetire, stil, janr, ambiyans
- TART
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭard
-
[isim, eskimiş]
Kovma, çıkarma
-
[isim, eskimiş]
Kovma, çıkarma
- TOLU
- ...
- TAKA
-
-
[isim, denizcilik]
Doğu Karadeniz Bölgesi'ne özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi
- "Limana vardıklarında kendilerini bekleyen takayı görünce ürperdi."
-
[sıfat, mecaz]
Bozuk, zor çalışan veya eski kara taşıtları için kullanılan bir söz
- "Babamın taka arabasını ben kullanıyorum o yorulmasın diye."
-
[isim, denizcilik]
Doğu Karadeniz Bölgesi'ne özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi
- TROL
-
Kelime Kökeni: İngilizce trawl
-
[isim, denizcilik]
Teknelerle suyun dibinde sürüklenerek çekilen, huni biçiminde geniş ağızlı balık ağı
-
[mecaz]
Genel ağ üzerinden sosyal ortamlarda gizli kimliklerle başkalarını avlamak, dolandırmak, alay etmek, yanlış yönlendirmek vb. üzere kurulan tuzak
-
[mecaz]
Bakınız trolcü
-
[isim, denizcilik]
Teknelerle suyun dibinde sürüklenerek çekilen, huni biçiminde geniş ağızlı balık ağı
- TARH
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭarḥ
-
[isim]
Bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer
- "Çiçek tarhları üzerinde küçük sinek kümeleri görünüyor, birden kayboluyorlardı."
-
[eskimiş]
Vergi koyma
-
[eskimiş]
Kurma, tertip ve tanzim etme
-
[eskimiş, matematik]
Bakınız çıkarma
-
[isim]
Bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer
- TALK
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭalḳ
-
[isim, mineraloji]
Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum
-
[isim, mineraloji]
Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum
- TROK
-
Kelime Kökeni: Fransızca troc
-
[isim]
Bakınız değişim
- "Bu trok muamelesinde, kendi malı için daima üste para isterdi."
-
[isim]
Bakınız değişim
- TAKI
-
-
[isim]
Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü
-
Kadınların ziynet eşyası; ağırlık, asım takım
- "Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi."
-
[dil bilgisi]
Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki
- "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."
-
[isim]
Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü
- TRUP
-
Kelime Kökeni: Fransızca troupe
-
[isim, tiyatro]
Aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu
-
[isim, tiyatro]
Aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu
- TOKA
-
-
[isim]
Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık
-
Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç
- "Bir de sahte taşlı bir toka takmış saçlarına."
-
[isim]
Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık