Başında t olan 4 harfli 89 kelime var. T harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde t harfi olan kelimeler listesine ya da sonu t harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında t bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAZI

Kelime Kökeni: Farsça tāzī

  1. [isim, hayvan bilimi] Genellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir tür köpek (Canis familiaris grajus hibernicus)
    • "Bir anda toparlanıp öyle bir kaçıştılar ki arkalarından tazı koşturulsa yetişemezdi." (Necip Fazıl Kısakürek)
TANE

Kelime Kökeni: Farsça dāne

  1. [isim] Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça, pare
  2. Bazı bitkilerin tohumu
    • "İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. [bitki bilimi] Çekirdekli küçük meyve
    • "Üzüm tanesi. Nar tanesi."
TAPA

Kelime Kökeni: İtalyanca tappo

  1. [isim] Şişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta veya plastikten tıkaç; tıpa
  2. [askerlik] Top mermisinin ucuna takılan ve mermi atıldıktan sonra patlamasını sağlayan ayarlı başlık
TUNÇ

  1. [isim] Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı; bronz
  2. [sıfat] Bu alaşımdan yapılan
TAPI

  1. [isim, eskimiş] Tapınılan şey
    • "Karacaoğlan der ki taptığım tapı / Yıkılmaz Tanrı'nın yaptığı yapı" (Karacaoğlan)
TAUN

Kelime Kökeni: Arapça ṭāʿūn

  1. [isim, eskimiş, tıp] Bakınız veba
TAPU

  1. [isim, hukuk] Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge
  2. Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş
TAKT

Kelime Kökeni: Fransızca tact

  1. [isim] Yerinde konuşma veya davranma
TAVA

Kelime Kökeni: Farsça tāve

  1. [isim] Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap
  2. Bu kapta pişmiş yemek
    • "Balık tavası. Ciğer tavası."
  3. [madencilik] Maden eritilen saplı pota
    • "Kurşun tavası."
  4. Kireç karıştırılan tekne
  5. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm
  6. [denizcilik] Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık
  7. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü
  8. İpek kozalarının çözülmesinde kullanılan içi sıcak su dolu madenî kap
TARZ

Kelime Kökeni: Arapça ṭarz

  1. [isim] Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi; minval, usul (II), üslup, vetire, stil, janr, ambiyans
    • "Annesi o tarz yaşayıştan hoşlanır mı?" (Ahmet Muhip Dıranas)
  2. Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi
    • "Artık bu tarzda hayat hakları aramanın mevsimi geçtiğini sanıyorum." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. Güzel sanatlarda kendine özgü teknik, renk ve biçimlendirme biçimi; üslup, stil, konsept
    • "Gotik tarzda bir yapı."
  4. Bakınız biçim (II)
    • "Nitekim bugün dünyada ne kadar iyi ressam varsa o kadar da resim yapma tarzı vardır." (Asaf Halet Çelebi)
TART

Kelime Kökeni: Arapça ṭard

  1. [isim, eskimiş] Kovma, çıkarma
TOLU
...
TAKA

  1. [isim, denizcilik] Doğu Karadeniz Bölgesi'ne özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi
    • "Limana vardıklarında kendilerini bekleyen takayı görünce ürperdi." (Nur İçözü)
  2. [sıfat, mecaz] Bozuk, zor çalışan veya eski kara taşıtları için kullanılan bir söz
    • "Babamın taka arabasını ben kullanıyorum o yorulmasın diye." (Nesrin Özyaycı)
TROL

Kelime Kökeni: İngilizce trawl

  1. [isim, denizcilik] Teknelerle suyun dibinde sürüklenerek çekilen, huni biçiminde geniş ağızlı balık ağı
  2. [mecaz] Genel ağ üzerinden sosyal ortamlarda gizli kimliklerle başkalarını avlamak, dolandırmak, alay etmek, yanlış yönlendirmek vb. üzere kurulan tuzak
  3. [mecaz] Bakınız trolcü
TARH

Kelime Kökeni: Arapça ṭarḥ

  1. [isim] Bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer
    • "Çiçek tarhları üzerinde küçük sinek kümeleri görünüyor, birden kayboluyorlardı." (Ömer Seyfettin)
  2. [eskimiş] Vergi koyma
  3. [eskimiş] Kurma, tertip ve tanzim etme
  4. [eskimiş, matematik] Bakınız çıkarma
TALK

Kelime Kökeni: Arapça ṭalḳ

  1. [isim, mineraloji] Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum
TROK

Kelime Kökeni: Fransızca troc

  1. [isim] Bakınız değişim
    • "Bu trok muamelesinde, kendi malı için daima üste para isterdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
TAKI

  1. [isim] Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü
  2. Kadınların ziynet eşyası; ağırlık, asım takım
    • "Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi." (Murathan Mungan)
  3. [dil bilgisi] Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki
    • "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."
TRUP

Kelime Kökeni: Fransızca troupe

  1. [isim, tiyatro] Aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu
TOKA

  1. [isim] Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık
  2. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç
    • "Bir de sahte taşlı bir toka takmış saçlarına." (Çetin Altan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü