Sonunda tı olan 8 harfli 46 kelime var. TI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tı olan kelimeler listesine ya da başında tı olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SARSINTI
-
-
[isim]
Sarsılmak işi, birden sallanma
- "Her sarsıntıda, önümdeki yeldirmeli kadın şikâyet ediyor."
-
Titreme, titreyiş
- "Omuzlarının sarsıntısı gittikçe azaldı."
-
Deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri
- "İkinci sarsıntıda evlerin tümü yıkıldı."
-
[mecaz]
Bir kişi, toplum, kurum veya kuruluşun dengesini etkileyen, beklenmedik olumsuz değişiklik
- "Bu olgunluğa erişen toplumlar ise her türlü sarsıntıları en az zararla atlatırlar."
-
[ruh bilimi]
Canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan durum; sadme, travma
-
[isim]
Sarsılmak işi, birden sallanma
- KÜLBASTI
-
-
[isim]
Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et
- "Biraz et suyu ile iki parça külbastı yiyebildim."
-
[isim]
Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et
- KATLANTI
-
-
[isim]
Bakınız katlanma
- "İmla yanlışlarıyla dolu ve divanlardan kopya edilmiş bu manzumeleri şüphesiz yukarıda tekkede herkese okutmuş olacağı buruşuk kâğıtlardaki katlantı yerlerinin artık yırtılacak kadar yenmiş, aşınmış olmasından belli oluyordu."
-
[isim]
Bakınız katlanma
- TANGIRTI
-
-
[isim]
Madenî şeylerin çıkardığı kuru ve gürültülü sesin adı
- "Aşağıdan çöpçülerin sesleri, boşaltılan varillerin tangırtısı, motorun homurtusu yükselirdi."
-
[isim]
Madenî şeylerin çıkardığı kuru ve gürültülü sesin adı
- KAHVALTI
-
-
[isim]
Genellikle sabahları yenilen hafif yemek
- "Sabah kahvaltısından sonra otelimden çıktım."
-
Bu biçimde düzenlenmiş yemek
- "Bu sabah kahvaltı sofrasında üç kişiyiz."
-
[isim]
Genellikle sabahları yenilen hafif yemek
- ZANGIRTI
-
-
[isim]
Güçlü titremeyle oluşan sesin adı
- "Merdivenlerden bir adam yuvarlanıyormuş gibi bir zangırtıyla uyanır."
-
[isim]
Güçlü titremeyle oluşan sesin adı
- OYALANTI
-
-
[isim]
Oyalanmak için yapılan şey
- "Araban, yazlığın, kışlığın, çiftliğin, hafta sonu evin, hobilerin, oyalantıların var."
-
[isim]
Oyalanmak için yapılan şey
- DALBASTI
-
-
[isim, ağızlardan, bitki bilimi]
Bir tür iri, aşılı kiraz
-
[isim, ağızlardan, bitki bilimi]
Bir tür iri, aşılı kiraz
- ÇANGIRTI
-
-
[isim]
Çangırdama sesi
-
[isim]
Çangırdama sesi
- AYAKALTI
-
-
[isim, mecaz]
Gelip geçenlerin çok olduğu yer
- "Burası o kadar ayakaltı idi ki değme polis hafiyesinin aklına gelmezdi."
-
Herkesin rastgele gezip dolaştığı yer
- "Kitabı ayakaltına bırakma."
-
[isim, mecaz]
Gelip geçenlerin çok olduğu yer
- ÇIRPINTI
-
-
[isim]
Bakınız çırpınma
-
Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması
-
[ruh bilimi]
Ruhsal gerginliğin dışa vurulması; ajitasyon
-
[tıp]
Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu
-
[isim]
Bakınız çırpınma
- SALLANTI
-
-
[isim]
Sallanmak işi
- "Üç buçuk senedir ben bu sallantıya şahit oldum."
-
[mecaz]
Sürüncemede bırakma, savsaklama
-
[isim]
Sallanmak işi
- ŞANGIRTI
-
-
[isim]
Tabak, bardak, şişe vb.nin bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken çıkardığı sesin adı
-
Şiddetli yağan yağmurun cam, teneke vb. yerlere çarptığında çıkardığı ses
-
[isim]
Tabak, bardak, şişe vb.nin bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken çıkardığı sesin adı
- ŞINGIRTI
-
-
[isim]
Şıngırdama sonucu çıkan sesin adı
-
[isim]
Şıngırdama sonucu çıkan sesin adı
- AŞIRINTI
-
-
[isim]
Aşırılmış olan şey
- "Cemiyetin çaldıklarına nazaran adi sokak hırsızlarının aşırıntıları adam sen de denecek bir hafiflikte kalırdı."
-
[isim]
Aşırılmış olan şey
- KIRKINTI
-
-
[isim]
Bakınız kırpıntı
-
[isim]
Bakınız kırpıntı
- KAŞBASTI
-
-
[isim, ağızlardan]
Başa ve alna bağlanan bağ; çatkı
-
[isim, ağızlardan]
Başa ve alna bağlanan bağ; çatkı
- SAPLANTI
-
-
[isim, ruh bilimi]
Kişinin etkisinden kendini kurtaramadığı, yersiz saçma düşünce; sabit fikir, fikrisabit, idefiks
- "Yıllardan beri böyleyim işte. Bir saplantıya mı uğradım?"
-
[isim, ruh bilimi]
Kişinin etkisinden kendini kurtaramadığı, yersiz saçma düşünce; sabit fikir, fikrisabit, idefiks
- BAĞLANTI
-
-
[isim]
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması; ilişki, irtibat, bağlanak
- "Kar yüzünden çevre ile bağlantı kesildi."
-
İki şey arasında ilişki sağlayan bağ; kontak
- "Bütün ulaştırma bağlantıları tahrip edilmiştir."
-
Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma; angajman
-
[bilişim]
Bilgi, haber, görüntü vb.nin bir yerden başka bir yere iletilmesini sağlayan ağ sistemi; ilişim, link (II)
-
[isim]
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması; ilişki, irtibat, bağlanak
- TINGIRTI
-
-
[isim]
Tıngırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
- "Teneke tıngırtısı, öteki fabrikalara çarpıp yankılandı."
-
[isim]
Tıngırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı