Başında sür olan 5 harfli 11 kelime var. Sür ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sür olan kelimeler listesine ya da sonu sür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sür bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sür Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
R S Ü
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜRME
-
-
[isim]
Sürmek işi
-
Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem; sürgü
- "Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu."
-
Masa ve dolapta küçük çekmece
-
Bakınız tehcir
-
[sıfat]
Sürülerek kullanılan
- "Sürme kapak. Sürme kapı."
-
[isim]
Sürmek işi
- SÜRÜŞ
-
-
[isim]
Sürmek işi
-
[isim]
Sürmek işi
- SÜRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça surʿat
- SÜREÇ
-
-
[isim]
Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi; vetire, proses
- "Kitaba aldığım bu yazılar, gerçekte siyasal kavgamın gelişme sürecinde önemli bir tavır takınmayı vurgulamaktadır."
-
[isim]
Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi; vetire, proses
- SÜRGÜ
-
-
[isim]
Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol; tırkaz, sürme (I)
-
Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı; tapan
-
Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala
-
Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap
-
Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama
-
[isim]
Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol; tırkaz, sürme (I)
- SÜREM
-
-
[isim]
Bakınız mevsim
-
[kimya, fizik]
Özellikleri kesintisiz olarak bir yerden bir yere değişen veya aynı kalan ortam
-
[isim]
Bakınız mevsim
- SÜREK
-
-
[isim]
Süren, devam eden zaman
-
[sıfat]
Hızlı süren, hızlı giden
-
[ağızlardan]
Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü
-
[isim]
Süren, devam eden zaman
- SÜRUR
-
Kelime Kökeni: Arapça surūr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sevinç
- "Dilde gam var şimdilik lütfeyle gelme ey sürur / Olamaz bir hanede mihman mihman üstüne"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sevinç
- SÜRRE
-
Kelime Kökeni: Arapça surre
-
[isim, tarih]
Osmanlı padişahlarının her yıl Mekke ve Medine'ye gönderdikleri para ve armağanlar
-
[isim, tarih]
Osmanlı padişahlarının her yıl Mekke ve Medine'ye gönderdikleri para ve armağanlar
- SÜRFE
-
Kelime Kökeni: Arapça surfe
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız kurtçuk
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız kurtçuk
- SÜRÜM
-
-
[isim, ticaret]
Bir ticaret malının satılır olması; revaç
- "Bu malın sürümü yoktur."
-
[ekonomi]
Bakınız dolanım
- "Bu para sürümden kaldırıldı."
-
[ekonomi]
Devletçe para, senet ve tahvil çıkarma, piyasaya sürme; emisyon
-
[ticaret]
Pazardaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışını sağlama; versiyon
-
[bilişim]
Bir programın kullanıma sunulmuş biçimlerinden her biri; versiyon
-
[isim, ticaret]
Bir ticaret malının satılır olması; revaç