Başında sür olan 10 harfli 33 kelime var. Sür ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde sür olan kelimeler listesine ya da sonu sür ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sür bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
R S Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜRÜKLENME
-
-
[isim]
Sürüklenmek işi
-
[isim]
Sürüklenmek işi
- SÜREGİTMEK
- ...
- SÜRÜŞTÜRME
-
-
[isim]
Sürüştürmek işi
-
[isim]
Sürüştürmek işi
- SÜRTÜNMELİ
-
-
[zarf]
Sürtünerek
-
[zarf]
Sürtünerek
- SÜREKÇİLİK
- ...
- SÜRÜKLEYİŞ
-
-
[isim]
Sürükleme işi veya biçimi
-
[isim]
Sürükleme işi veya biçimi
- SÜRÜNDÜRME
-
-
[isim]
Süründürmek işi
-
[isim]
Süründürmek işi
- SÜRDÜRTMEK
- ...
- SÜREKLİLİK
-
-
[isim]
Sürekli olma, kesintisiz olarak sürüp gitme durumu, devamlılık
-
[isim]
Sürekli olma, kesintisiz olarak sürüp gitme durumu, devamlılık
- SÜRÜVERMEK
- ...
- SÜRATLENME
-
-
[isim]
Süratlenmek işi
-
[isim]
Süratlenmek işi
- SÜRÇÜLİSAN
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Ağızdan yanlışlıkla çıkan söz, dil sürçmesi
-
[isim]
Ağızdan yanlışlıkla çıkan söz, dil sürçmesi
- SÜRÇTÜRMEK
-
-
[-i]
Sürçme işini yaptırmak
-
[-i]
Sürçme işini yaptırmak
- SÜRTTÜRMEK
- ...
- SÜREGELMEK
-
-
[nsz]
Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek
-
[nsz]
Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek
- SÜRMELENME
-
-
[isim]
Sürmelenmek işi
-
[isim]
Sürmelenmek işi
- SÜRÜKLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek
- "Prenses koluma girdi, sürüklercesine büfeye götürdü." (Aka Gündüz)
-
Akarsu alıp götürmek
- "Sakarya nehri kırılmış söğüt dallarını, saman çöplerini sürüklüyordu." (Atilla İlhan)
-
İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek
- "Seni bırakmam vallahi diyor ve bazen gittiği yerlere bile onu sürükleyip götürmek istiyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[-i]
Bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak
-
[-i]
Kötü bir duruma, sona doğru götürmek
- "Kız kardeşini kötü yola sürükledi diye babası reddetmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-i]
İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek
- "... benim çağdaşlarımdan kim bilir kaç bin genci bahtiyar rüyalara sürüklemiştir." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[-i]
Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek
- SÜRÜKLETME
-
-
[isim]
Sürükletmek işi
-
[isim]
Sürükletmek işi
- SÜRGÜLENME
-
-
[isim]
Sürgülenmek işi
-
[isim]
Sürgülenmek işi
- SÜRÜKLENİŞ
-
-
[isim]
Sürüklenme işi veya biçimi
-
[isim]
Sürüklenme işi veya biçimi