Başında so olan 7 harfli 58 kelime var. So ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde so olan kelimeler listesine ya da sonu so ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında so bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SORMACA

  1. [isim] Bakınız anket
    • "‘Dergide hangi türden yazarların yer almasını istiyorsunuz?’ türünden sorular içeriyordu bu sormaca." (Feridun Andaç)
  2. Halk hikâyecisi birkaç akşam sürecek bir hikâye anlatırken bir önceki akşam hikâyede kalınan yeri seyircilerden birine sorması
SOFASIZ

  1. [sıfat] sofası olmayan
SOKUŞMA

  1. [isim] Sokuşmak işi
SOYUNUŞ

  1. [isim] Soyunmak işi
SOLUNMA

  1. [isim] Solunmak işi
SONRAKİ

  1. [sıfat] Sonra olan
SOYUNTU

  1. [isim] Soyulup atılan şey
  2. [sıfat] Bir yer soyularak alınan
    • "Soyuntu eşya."
SOYUNUK

  1. [sıfat] Soyunmuş olan
  2. [zarf] Soyunmuş olarak
SOĞANCI

  1. [isim] Soğan yetiştiren veya satan kimse
SONURTU

  1. [isim, mantık] Birbirine bağlı iki önermeden ikincisi
    • "Duman çıkmıyorsa ateş vardır sözünde “ateş vardır” önermesi bir sonurtudur."
SOFTACA

  1. [zarf] Softaya yaraşır bir biçimde
SOLOZCU

  1. [isim] Soloz oynayan kimse
    • "Yalı kahvelerinde ne kadar solozcu, pişpirikçi, tavlacı varsa dökülmüşlerdi deniz kıyısına" (Rıfat Ilgaz)
SOFRACI

  1. [isim, tarih] Saraylarda, konaklarda sofrayı kurma, kaldırma, yemeği dağıtma vb. işlerle görevlendirilmiş kimse
    • "Hizmetçi, kapıcı, bilhassa sofracı alınacağı zaman bunların ellerinin, yüzünün düzgün olmasına dikkat edilirdi." (Hikmet Feridun Es)
  2. Düğünlerde, şölenlerde sofra hizmeti yapan kimse
    • "Hizmet eden mahalle delikanlıları sofracı karılara bağırıyorlar; meze taşıyan, rakı getirip götüren sofracı karılar da mutfak kapısında duranlara çıkışıyor, bir bağrışma, bir gürültüdür gidiyordu." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Yurt, yetimhane, bakım evi vb. toplu yemek yenilen yerlerde sofra işleriyle görevlendirilmiş kimse
  4. Alevilikte cem ayini sırasında kurban kesilirken usul ve törelere uygun biçimde dua edilmesini, kesilmesini, pişirilmesini, ayinde bulunan kimselere sunulmak üzere sofraların hazırlanmasını ve kurallara göre yenilmesini sağlayan kimse
SONUNCU

  1. [isim] Zaman, yer, sıra bakımından başkalarına göre sonda olan kimse, şey
  2. Sırada, önem sırasında sonda olan kimse
SOKUNMA

  1. [isim] Sokunmak işi
SOPRANO

Kelime Kökeni: İtalyanca soprano

  1. [isim, müzik] Kadın veya çocuklarda en ince ses
  2. İnce sesli ses sanatçısı
  3. Bir çalgı topluluğunda en ince sesleri veren müzik araçları
SOLUĞAN

  1. [sıfat] Nefes darlığına tutulmuş
  2. [isim, denizcilik] Uzaklarda esen rüzgârdan sonra başlayan dalga hareketi
    • "Adaların kıyılarına gürleyen açık deniz soluğanları, ıssız koylara ak bir çizgi çekmişler." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. Terli iken su içme, üşüme vb. sebeplerden kaynaklanan bir hastalığa tutulmuş (at)
    • "Karakolun hizası dönülürken sakağılı, soluğan, bir deri bir kemik beygirlerden biri küttedek çatlayıverirdi." (Sermet Muhtar Alus)
  4. [coğrafya] Su içi akıntı
    • "Bu durumda onları, Karadenizlilerin soluğan dedikleri su içi akıntıları alıp götürürdü gecenin karanlığında..." (Rıfat Ilgaz)
SOYTARI

Kelime Kökeni: Arapça saʿterī

  1. [isim] Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse; kaşmer
    • "Çirkin bir oyun bu. Soytarıların zaferinden tehlikeli sonuçlar çıkarıyorsunuz." (Turan Oflazoğlu)
  2. [tiyatro] Bir oyunda, revüde veya sirkte gülünç davranışlarla, sözlerle ve becerilerle seyircileri eğlendiren kimse
  3. [mecaz] Hileci, yaltak kimse
SOĞANSI

  1. [sıfat] Soğanı andıran, soğana benzeyen, soğan gibi; soğanımsı
SOĞANLI

  1. [sıfat] İçinde soğan bulunan, içine soğan doğranmış olan, soğanla pişirilmiş olan
    • "Soğanlı yahni."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü