Başında so olan 5 harfli 44 kelime var. So ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde so olan kelimeler listesine ya da sonu so ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında so bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SOKUŞ

  1. [isim] Sokma işi veya biçimi

SOKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kısa çorap

SORUŞ
...
SOĞAN

  1. [isim] Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa)
  2. Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü

SOLUŞ

  1. [isim] Solma işi veya biçimi

SOLCU

  1. Sol görüşlü partilerin yandaşı olan (kimse)

SONRA

  1. [zarf] Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı
    • "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim." (Atilla İlhan)
  2. Daha uzak ve ileri bir yerde
    • "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz
    • "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Yoksa, aksi hâlde
    • "Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır."
  5. [isim] Arkadan gelen bölüm veya zaman
    • "Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı."

SOYUT

  1. [sıfat] Soyutlama ile elde edilen, varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre
    • "En soyut konuları çok çarpıcı somut örneklerle herkesin anlayacağı bir yalınlığa getirirdi." (Haldun Taner)
  2. Anlaşılması, kavranılması güç

SOYUŞ

  1. [isim] Soyma işi veya biçimi

SONUÇ

  1. [isim] Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice
    • "Her koşu beklenilmeyen, şaşırtıcı bir sonuç verebilirdi." (Necati Cumalı)
    • "Çalışmaları sonuç vermedi."
  2. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey
    • "Sınav sonucu."
    • "Görüşmelerden sonuç alınamadı."
  3. Öz, özet
  4. Bir yarışmada, spor karşılaşmasında tarafların elde ettikleri puan, sayı, skor
  5. Yazının veya sözün bitim bölümü

SOYKA

  1. [isim] Ölünün üzerinden çıkan giysi

SOFTA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Medrese öğrencisi
    • "Okuyanlardan biri on altı, on yedi yaşlarında genç bir softa." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İlmiyeden olanlara aşağılamak amacıyla verilen ad
  3. Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanan kimse
    • "İnandığından başka inanılacak şey olmadığına inanan insan softadır." (Orhan Veli Kanık)
  4. Yaşadığı çağın gerisinde kalmış, geri kafalı kimse
    • "Bizim moruk yeni kafalı görünmek ister amma halis muhlis softadır." (Peyami Safa)

SOMON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Som (III)

SORTİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Elektrik tesisatında lamba veya fiş konacak kolların her biri
    • "Bu evde yirmi sorti vardır."
  2. Çıkış

SOKMA

  1. [isim] Sokmak işi

SONDA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Suyun herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç
  2. Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan uzunca ve ucu küt demir araç
  3. Vücudun içinde birikip dışarı atılamayan sıvıyı çekmek için kullanılan araç

SOYLU

  1. [sıfat] Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil
    • "Soylu kişidir, iyi bir öğrenim görmüştür, zekidir, yeteneklidir." (Necati Cumalı)
  2. İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil
    • "İzmir'in varlıklı ve soylu ailelerinden birinin tek erkek çocuğu." (Tarık Buğra)
  3. Saygı uyandıran, yücelik taşıyan
    • "Japonların soylu ve çetin savaşçılık gururuna, bu eğiliş ağır geldi." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.)

SOKUR

  1. [isim] Köstebek
  2. [sıfat] İçeriye batmış
    • "Sokur göz."
  3. [sıfat] Bir gözü kör
    • "Sokur hayvan."

SOMUT

  1. [sıfat] Varlığı duyularla algılanabilen, müşahhas, konkre, soyut karşıtı
    • "Taş, su, hava somut birer varlıktır."
  2. [isim] Somut olan şey

SOMAK

  1. [isim] Hayvanlarda yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan ön bölümü

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü