Başında si olan 8 harfli 68 kelime var. Si ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde si olan kelimeler listesine ya da sonu si ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında si bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Si Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İS, Sİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SİLOLAMA
-
-
[isim]
Silolamak işi
-
[isim]
Silolamak işi
- SİLÜRYEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca silurien
-
[isim, jeoloji]
Birinci Çağ'ın ikinci dönemi ve bu dönemde oluşan yer katmanları
-
[isim, jeoloji]
Birinci Çağ'ın ikinci dönemi ve bu dönemde oluşan yer katmanları
- SİSLEMEK
-
-
[-i]
Serada bitkinin ihtiyacı olan nemi sağlamak ve ortam sıcaklığını düşürmek amacıyla küçük damlalar biçiminde su püskürtmek
-
Açık ve kapalı alanlarda bitkileri zararlı böceklerden korumak için sıvı ilaç püskürtmek
-
[askerlik]
Düşman gözetlemesini ve hareket kabiliyetini önlemek amacıyla hedef etrafında kuvvetli bir duman perdesi oluşturmak
-
[-i]
Serada bitkinin ihtiyacı olan nemi sağlamak ve ortam sıcaklığını düşürmek amacıyla küçük damlalar biçiminde su püskürtmek
- SİNOPTİK
-
Kelime Kökeni: İngilizce synoptic
-
[sıfat]
Konuyu aynı yönden ele alan
-
[sıfat]
Konuyu aynı yönden ele alan
- SİNERAMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca cinérama
-
[isim, sinema]
Mercekleri 27 milimetre aralıklı üç ayrı alıcının yan yana birleştirilip eşlemeli olarak çalıştırılmasıyla ortaya çıkan bir geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği
-
[isim, sinema]
Mercekleri 27 milimetre aralıklı üç ayrı alıcının yan yana birleştirilip eşlemeli olarak çalıştırılmasıyla ortaya çıkan bir geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği
- SİLAHTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça silāḥ + Farsça -dār
-
[isim, tarih]
Osmanlılar döneminde padişah, sadrazam, vezir vb. devlet büyüklerini korumakla, onların silahlarının bakımını muhafaza etmekle görevli kimse
-
[isim, tarih]
Osmanlılar döneminde padişah, sadrazam, vezir vb. devlet büyüklerini korumakla, onların silahlarının bakımını muhafaza etmekle görevli kimse
- SİYAHLIK
-
-
[isim]
Siyah olma durumu, kara renk
-
Karanlık veya koyuluk
- "Gecenin koyulmuş siyahlığı içeri girmeden pencerenin ardında bizi bekliyordu."
-
Kararmış yer; karartı
-
[isim]
Siyah olma durumu, kara renk
- SİFTİNME
-
-
[isim]
Siftinmek işi
-
[isim]
Siftinmek işi
- SİNOLOJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca sinologie
-
[isim]
Çin dili, medeniyeti, tarihi vb. konuları inceleyen bilim dalı
-
[isim]
Çin dili, medeniyeti, tarihi vb. konuları inceleyen bilim dalı
- SİNİRSİZ
-
-
[sıfat]
Siniri olmayan
-
[mecaz]
Bakınız sakin
-
[sıfat]
Siniri olmayan
- SİRKELİK
-
-
[sıfat]
Sirke yapmaya yarar
- "Sirkelik üzüm."
-
[isim]
Sirke kabı
-
[sıfat]
Sirke yapmaya yarar
- SİPERLİK
-
-
[isim]
Güneş ve yağmurun etkisinden korumak amacıyla şapka, kapı, lamba vb.nin önüne yapılan çıkıntı; güneşlik, siper
- "Alanın elektrik lambalarının siperlikleri önünde pırıl pırıl, iri taneler hâlinde geçen yağmurun hızı daha iyi belli oluyordu."
-
Siper olma özelliği bulunan yer
-
[isim]
Güneş ve yağmurun etkisinden korumak amacıyla şapka, kapı, lamba vb.nin önüne yapılan çıkıntı; güneşlik, siper
- SİNDİRME
-
-
[isim]
Sindirmek işi
-
[isim]
Sindirmek işi
- SİVİLLİK
-
-
[isim]
Sivil olma durumu
- "Hayatımızın askerlikte ve sivillikte kırk beş senesi öğretmenlik ile geçti."
-
[isim]
Sivil olma durumu
- SİHİRKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça siḥr + Farsça -kār
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- "Hakiki şiir, kelimelerinin lügat manalarından ziyade onların tılsım formülleriyle açılır sihirkâr bir bahçedir."
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- SİSMOLOG
-
Kelime Kökeni: Fransızca sismologue
-
[isim]
Bakınız deprem bilimci
-
[isim]
Bakınız deprem bilimci
- SİNERJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca synergique
-
[sıfat]
Görevdaşlık ile ilgili
-
[sıfat]
Görevdaşlık ile ilgili
- SİVİLİZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca civilisé
-
[sıfat]
Bakınız uygar
- "Hayatta gözlerini böyle yüksek bir muhitte açan Beatris'in ne kadar sivilize bir insan olacağı kolayca tasavvur buyrulur."
-
[sıfat]
Bakınız uygar
- SİDİKLİK
-
-
[isim]
Canlılarda sidiğin atıldığı organ
-
[argo]
Tutukevlerinde ağır suç işleyen kimselerin cezalandırılmak üzere kapatıldıkları hücre
-
[isim]
Canlılarda sidiğin atıldığı organ
- SİNEMACI
-
-
[isim]
Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse; filmci
-
Film yapımcısı veya yönetmeni; filmci
-
Sinema işleten kimse
-
[isim]
Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse; filmci