Başında si olan 5 harfli 55 kelime var. Si ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde si olan kelimeler listesine ya da sonu si ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında si bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Si Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S İ

2 Harfli Kelimeler

İS, Sİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SİHİR

Kelime Kökeni: Arapça siḥr

  1. [isim] Bakınız büyü
SİNOP

  1. [isim] Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
SİNÜS

Kelime Kökeni: Fransızca sinus

  1. [isim, anatomi] Organların veya dokuların arasında bulunan boşluklar
  2. [matematik] Birim bir çember üzerine taşınmış bir yayın ucunun ve bu yaya karşılık olan merkez açısının ordinatı
SİLME

  1. [isim] Silmek işi
    • "Taşlarımız öyle güzel parlardı ki o parlaklığı görme uğruna bütün gün sürekli silmeyi bile düşündüğüm olurdu." (Ayla Kutlu)
  2. [zarf] Ağzına kadar; sıvama, lebalep
    • "Kadehini silme dolduruyor yeniden." (Erhan Bener)
  3. [sıfat] Ağzına kadar dolu olan, tepeleme olmayan
  4. [zarf] Baştan aşağı, tam olarak, tamamen
    • "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir." (Salâh Birsel)
  5. [mimarlık] Duvar, tavan, pencere kenarı, kemer vb. yerlerde yapılan, düz veya yuvarlak şekillerden meydana gelen kabartma kenar
SİĞİL

  1. [isim] Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur; tavukgötü
SİNİŞ

  1. [isim] Sinmek işi
SİNİR

  1. [isim, anatomi] Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet; asap
    • "Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan aşırı duyarlılık
    • "Bu kadının bir siniri var, kan görünce bayılır."
  3. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği
    • "Sende hiç sinir yok mu, bu kadar aldırmazlık olur mu?"
    • "Tren kalktıktan biraz sonra sinirlerdeki gerginlik geçer." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [sıfat] Hoşa gitmeyen, can sıkan
    • "Ne sinir şey!"
  5. [ağızlardan] Kas kirişi ve zarı
    • "Etin sinirlerini ayırmak."
SİGAR

Kelime Kökeni: Fransızca cigare

  1. [isim] Bakınız yaprak sigarası
SİNEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı; cibin
  2. İskambil kâğıtlarının siyah renkte yoncayı andıranı; ispati
SİBOP

Kelime Kökeni: Fransızca soupape'den

  1. [isim] Bakınız supap
SİNİK

  1. [sıfat] Sinmiş, yılmış, pusmuş
    • "Bundan zevk alan ve bazı kere de bununla kadının sempatisini kazanan sinik erkeklerden biri de Atıf'tır." (Refik Halit Karay)
SİLİK

  1. [sıfat] Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan
    • "Silik para. Silik yazı."
  2. [mecaz] Kendini gösteremeyen, dikkati çekmeyen veya önemli ve belirli olmayan
    • "Haricen o kadar silik bir insandı ki insan onun ne başına, ne de yüzüne dikkat eder, pek sıkı görüşme-yenlerin kafasında hiçbir iz bırakmazdı." (Halide Edip Adıvar)
  3. [zarf] Kendini gösteremeden
    • "İşte, bu şahsiyetin yanında ötekiler âdeta silik ve sinmiş kalıyordu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
SİSLİ

  1. [sıfat] Üzerine sis inmiş olan, sislenmiş
    • "Haliç, aşağılarda, sisli bir bahar sabahının altında, erimiş gümüşlerin ırmağına benziyordu." (Tarık Buğra)
SİLAJ

Kelime Kökeni: Fransızca silage

  1. [isim] Taze bitkilerin kıyılmış biçiminin bir siloda sıkıştırılarak korumaya ve saklamaya alınması yöntemi
SİLAH

Kelime Kökeni: Arapça silāḥ

  1. [isim] Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç; yarak, cebe
  2. [mecaz] Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç
  3. [mecaz] Bir konuda etkili her şey
    • "Yalnız katlanmamı değil katlanmam gereken şeyi yapması için eline silah vermemi de istiyordu." (Reha Mağden)
SİLİŞ

  1. [isim] Silmek işi
SİYAK

Kelime Kökeni: Arapça siyāḳ

  1. [isim, eskimiş] Sözün gelişi, anlatım biçimi
SİYAH

Kelime Kökeni: Farsça siyāh

  1. [isim] Bakınız kara (II), ak, beyaz karşıtı
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "İri siyah gözlerini kalın kaşlarıyla beraber kaldırdı." (Ömer Seyfettin)
  3. Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü
SİLİS

Kelime Kökeni: Fransızca silice

  1. [isim, kimya] Kum, çakmak taşı, kuvars vb. silisyumun oksijenli birleşimleri
SİKKE

Kelime Kökeni: Arapça sikke

  1. [isim] Bakınız madenî para
  2. [eskimiş] Madenî paralara vurulan damga
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü