Başında si olan 5 harfli 55 kelime var. Si ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde si olan kelimeler listesine ya da sonu si ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında si bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Si Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İS, Sİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SİHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça siḥr
-
[isim]
Bakınız büyü
-
[isim]
Bakınız büyü
- SİNOP
-
-
[isim]
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- SİNÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca sinus
-
[isim, anatomi]
Organların veya dokuların arasında bulunan boşluklar
-
[matematik]
Birim bir çember üzerine taşınmış bir yayın ucunun ve bu yaya karşılık olan merkez açısının ordinatı
-
[isim, anatomi]
Organların veya dokuların arasında bulunan boşluklar
- SİLME
-
-
[isim]
Silmek işi
- "Taşlarımız öyle güzel parlardı ki o parlaklığı görme uğruna bütün gün sürekli silmeyi bile düşündüğüm olurdu."
-
[zarf]
Ağzına kadar; sıvama, lebalep
- "Kadehini silme dolduruyor yeniden."
-
[sıfat]
Ağzına kadar dolu olan, tepeleme olmayan
-
[zarf]
Baştan aşağı, tam olarak, tamamen
- "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir."
-
[mimarlık]
Duvar, tavan, pencere kenarı, kemer vb. yerlerde yapılan, düz veya yuvarlak şekillerden meydana gelen kabartma kenar
-
[isim]
Silmek işi
- SİĞİL
-
-
[isim]
Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur; tavukgötü
-
[isim]
Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur; tavukgötü
- SİNİŞ
-
-
[isim]
Sinmek işi
-
[isim]
Sinmek işi
- SİNİR
-
-
[isim, anatomi]
Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet; asap
- "Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu."
-
Rahatsız edici, hastalık derecesine varan aşırı duyarlılık
- "Bu kadının bir siniri var, kan görünce bayılır."
-
Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği
- "Sende hiç sinir yok mu, bu kadar aldırmazlık olur mu?"
- "Tren kalktıktan biraz sonra sinirlerdeki gerginlik geçer."
-
[sıfat]
Hoşa gitmeyen, can sıkan
- "Ne sinir şey!"
-
[ağızlardan]
Kas kirişi ve zarı
- "Etin sinirlerini ayırmak."
-
[isim, anatomi]
Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet; asap
- SİGAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca cigare
-
[isim]
Bakınız yaprak sigarası
-
[isim]
Bakınız yaprak sigarası
- SİNEK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı; cibin
-
İskambil kâğıtlarının siyah renkte yoncayı andıranı; ispati
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı; cibin
- SİBOP
-
Kelime Kökeni: Fransızca soupape'den
-
[isim]
Bakınız supap
-
[isim]
Bakınız supap
- SİNİK
-
-
[sıfat]
Sinmiş, yılmış, pusmuş
- "Bundan zevk alan ve bazı kere de bununla kadının sempatisini kazanan sinik erkeklerden biri de Atıf'tır."
-
[sıfat]
Sinmiş, yılmış, pusmuş
- SİLİK
-
-
[sıfat]
Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan
- "Silik para. Silik yazı."
-
[mecaz]
Kendini gösteremeyen, dikkati çekmeyen veya önemli ve belirli olmayan
- "Haricen o kadar silik bir insandı ki insan onun ne başına, ne de yüzüne dikkat eder, pek sıkı görüşme-yenlerin kafasında hiçbir iz bırakmazdı."
-
[zarf]
Kendini gösteremeden
- "İşte, bu şahsiyetin yanında ötekiler âdeta silik ve sinmiş kalıyordu."
-
[sıfat]
Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan
- SİSLİ
-
-
[sıfat]
Üzerine sis inmiş olan, sislenmiş
- "Haliç, aşağılarda, sisli bir bahar sabahının altında, erimiş gümüşlerin ırmağına benziyordu."
-
[sıfat]
Üzerine sis inmiş olan, sislenmiş
- SİLAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca silage
-
[isim]
Taze bitkilerin kıyılmış biçiminin bir siloda sıkıştırılarak korumaya ve saklamaya alınması yöntemi
-
[isim]
Taze bitkilerin kıyılmış biçiminin bir siloda sıkıştırılarak korumaya ve saklamaya alınması yöntemi
- SİLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça silāḥ
-
[isim]
Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç; yarak, cebe
-
[mecaz]
Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç
-
[mecaz]
Bir konuda etkili her şey
- "Yalnız katlanmamı değil katlanmam gereken şeyi yapması için eline silah vermemi de istiyordu."
-
[isim]
Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç; yarak, cebe
- SİLİŞ
-
-
[isim]
Silmek işi
-
[isim]
Silmek işi
- SİYAK
-
Kelime Kökeni: Arapça siyāḳ
-
[isim, eskimiş]
Sözün gelişi, anlatım biçimi
-
[isim, eskimiş]
Sözün gelişi, anlatım biçimi
- SİYAH
-
Kelime Kökeni: Farsça siyāh
- SİLİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca silice
-
[isim, kimya]
Kum, çakmak taşı, kuvars vb. silisyumun oksijenli birleşimleri
-
[isim, kimya]
Kum, çakmak taşı, kuvars vb. silisyumun oksijenli birleşimleri
- SİKKE
-
Kelime Kökeni: Arapça sikke
-
[isim]
Bakınız madenî para
-
[eskimiş]
Madenî paralara vurulan damga
-
[isim]
Bakınız madenî para