Başında sar olan 7 harfli 28 kelime var. Sar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde sar olan kelimeler listesine ya da sonu sar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, AS, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SARIAĞI
-
-
[isim]
Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki, sifin, zifin (Rhododendron luteun)
-
[isim]
Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki, sifin, zifin (Rhododendron luteun)
- SARAHAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Belginlik
-
[isim]
Belginlik
- SARIYER
- ...
- SARARMA
-
-
[isim]
Sararmak işi
-
[isim]
Sararmak işi
- SARIFİĞ
-
-
[isim]
Sarı renkli fiğ
-
[isim]
Sarı renkli fiğ
- SARILMA
-
-
[isim]
Sarılmak işi
-
[isim]
Sarılmak işi
- SARINMA
-
-
[isim]
Sarınmak işi
-
[isim]
Sarınmak işi
- SARARTI
-
-
[isim]
Sarı olma durumu
- "... bir ütü sarartısına benzer bir sarılıkta, gri renkteydi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Sarı olma durumu
- SARIKLI
-
-
[sıfat]
Başına sarık sarmış olan, sarığı olan
- "Aralarında iki asker, birkaç da sarıklı efendi var." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Müslüman din adamı, hoca
-
[sıfat]
Başına sarık sarmış olan, sarığı olan
- SARIMSI
-
-
[sıfat]
Rengi sarıyı andıran, sarıya benzeyen, sarımtırak
- "Sarımsı pürüzsüz meyve tazeliğinde teni meydana çıktı." (Cahit Uçuk)
-
[sıfat]
Rengi sarıyı andıran, sarıya benzeyen, sarımtırak
- SARIGÖL
- ...
- SARSMAK
-
-
[-i]
Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek
- "Kalkın bakalım, diye çocukların karyolalarını sarsıyorlardı." (Çetin Altan)
-
Zarar verecek yolda etkilemek, aksatmak
- "Çok sevdiği annesinin ölümü onu çok sarsmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-i]
Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek
- SARIMLI
-
-
[sıfat]
Otomatik olarak kendi kendine saran
- "Sarımlı emniyet kemeri."
-
[sıfat]
Otomatik olarak kendi kendine saran
- SARIKÇI
-
-
[isim]
Sarık için gerekli tülbent, abani vb. kumaşları satan kimse
-
Çeşitli biçimlerde sarık saran kimse
-
[isim]
Sarık için gerekli tülbent, abani vb. kumaşları satan kimse
- SARKMAK
-
-
[-e]
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
- "Oluklardan kol gibi buzlar sarkıyordu." (Tarık Buğra)
-
Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek
-
Yolunu uzatmak, uğramak
-
[-e]
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
- SARARIŞ
-
-
[isim]
Sararma işi veya biçimi
-
[isim]
Sararma işi veya biçimi
- SARICIK
-
-
[isim]
Sarıasma
-
[isim]
Sarıasma
- SARILIŞ
-
-
[isim]
Sarılma işi veya biçimi
-
[isim]
Sarılma işi veya biçimi
- SARSICI
-
-
[sıfat]
Sarsma niteliği olan, sarsan şey
-
[sıfat]
Sarsma niteliği olan, sarsan şey
- SARIKIZ
-
-
[isim]
Esrar
-
İnek
-
[isim]
Esrar