Başında sall olan 14 kelime var. Sall ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde sall olan kelimeler listesine ya da sonu sall ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sall bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

SALLANDIRMAK, SALLAPATİLİK

11 Harfli Kelimeler

SALLANDIRMA

10 Harfli Kelimeler

SALLAMAMAK

9 Harfli Kelimeler

SALLANMAK, SALLAPATİ, SALLASIRT

8 Harfli Kelimeler

SALLABAŞ, SALLAMAK, SALLANIŞ, SALLANMA, SALLANTI

7 Harfli Kelimeler

SALLAMA

5 Harfli Kelimeler

SALLI


Kelime bulma makinesi

A L L S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

LAL, SAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AS, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SALLAPATİLİK

  1. [isim] Sallapati olma durumu
  2. Ciddiyetsizlik

SALLANDIRMAK

  1. [-i] Sallanma işini yaptırmak
  2. Asmak, idam etmek

SALLANDIRMA

  1. [isim] Sallandırmak işi

SALLAMAMAK

  1. önem vermemek
    • "Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir." (Halide Edip Adıvar)
  2. dikkate almamak, aldırmamak, ciddiye almamak

SALLASIRT

  1. [isim] "Sırtına almak, yüklenmek" anlamlarındaki sallasırt etmek deyiminde geçer
    • "Kapının önünde bekleyen ufak bir cemaat gıcırdayan tabutu sallasırt ettiler." (Ercüment Ekrem Talu)

SALLAPATİ

  1. [sıfat] Düşünmeden ve saygısızca davranan
    • "Sallapati bir adam."
  2. Özensiz, dikkatsiz ve kaba saba yapılmış
    • "Bu entarileri, basma veya patiska gibi adi ve ucuz kumaşlardan, kaba tire ile şıpın işi dikilmiş, iri taş düğmeli, sallapati bir şey sanmayınız." (Refik Halit Karay)
  3. [zarf] Düşüncesizce, saygısızca ve patavatsız bir biçimde
    • "Sallapati konuşmak."

SALLANMAK

  1. [nsz] Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak
    • "Dişi sallanıyor. Masa sallanıyor."
  2. Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek
    • "Lamba sallanıyor. Panjur sallanıyor."
  3. Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak
  4. Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak
  5. Güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek
    • "Yere çivilenmiş koca masayı sarsarken oda bir salıncak gibi sallanıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
  6. Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak

SALLANIŞ

  1. [isim] Sallanma işi veya biçimi

SALLABAŞ

  1. [sıfat] Başı sürekli sallanan
  2. Her sözü düşünmeden onaylayan

SALLAMAK

  1. [-i] Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek
    • "Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Uydurmak, kafadan atmak
  3. Sarsmak
  4. Beklenmedik bir başarı kazanmak
    • "Seçimlerde Ankara'yı salladı."
  5. Zor durumda bırakmak
  6. Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak
    • "Ev sahibinin gözünü boyarım, kalan borcu bir müddet daha sallarım diyordu." (Sermet Muhtar Alus)
  7. [nsz] Vurmak, tokat atmak
    • "Sokaktan geçen bir adam, bunları ayırdı, ikisine birer tokat salladı..." (Memduh Şevket Esendal)

SALLANTI

  1. [isim] Sallanma işi
  2. Sürüncemede bırakma, savsaklama

SALLANMA

  1. [isim] Sallanmak işi

SALLAMA

  1. [isim] Sallamak işi

SALLI

  1. [sıfat] Büyük ve geniş, sal gibi yayvan
    • "Sallı bir yapı."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü