Sonunda s olan 8 harfli 80 kelime var. S harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde s harfi olan kelimeler listesine ya da başında s harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- REFERANS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir kimsenin yararlığını, yeteneğini gösteren belge
-
Başvurulması gereken kaynak
-
Tavsiye
-
[isim]
Bir kimsenin yararlığını, yeteneğini gösteren belge
- TENEFFÜS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Solunum
- "Sanki teneffüs ettiği havayı kollayan bir tilki gibi tetikte, sihirli ve hamarat görünürdü." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Temiz hava almak, dinlenmek için verilen ara
- "Bizim mektebin teneffüs saatlerini hatırlatan bu kısa konuşma aralarında..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Orada insanlığın, faziletin, sevginin havasını teneffüs edeceğiz." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[isim]
Solunum
- VASİSTAS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Pencere veya kapının üst yanında bulunan ve oda havasının değiştirilmesine yarayan, açılır kapanır bölüm
- "Başucundaki vasistası açar, kapıyı da aralık bırakırdı cereyan yapsın diye." (Ayşe Kulin)
-
[isim]
Pencere veya kapının üst yanında bulunan ve oda havasının değiştirilmesine yarayan, açılır kapanır bölüm
- TIKNEFES
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Herhangi bir sebeple solunum sıkıntısı olan, güçlükle kesik kesik nefes alan
- "Yoksa bu tozu dumana katarak yaralı yaban domuzu gibi kaçan canavara yetişmek tıknefes lalanın kârı değildi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Herhangi bir sebeple solunum sıkıntısı olan, güçlükle kesik kesik nefes alan
- MÜDERRİS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ders veren, profesör
-
Medresede veya camide öğretmen
-
[isim]
Ders veren, profesör
- MÜŞAHHAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Somut, konkre
- "Bazen hayalim daha müşahhas olur, tanıdığım İstanbul sebillerini, mahallemizin küçük ve fakir süslü çeşmesini görür gibi olurdum." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[sıfat]
Somut, konkre
- TAKALLÜS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kasılma
- "Beynim uğulduyor, gözlerimin havası kıvılcımlanıyor, parmaklarım takallüs ediyor." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Kasılma
- PROPOLİS
- ...
- MÜLEVVES
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kirli, pis
-
Karışık, düzensiz
-
[sıfat]
Kirli, pis
- DEKADANS
- ...
- REDEVANS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir berat, lisans hakkı veya ticari marka sahibinin bunu devrettiği firmalardan aldığı maddi karşılık
-
[isim]
Bir berat, lisans hakkı veya ticari marka sahibinin bunu devrettiği firmalardan aldığı maddi karşılık
- MERLANOS
-
-
[isim]
Bir tür mezgit balığı (Merlangus communis)
-
[isim]
Bir tür mezgit balığı (Merlangus communis)
- HONDURAS
- ...
- BAŞPOLİS
- ...
- PARALAKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı
-
Dünyanın yarıçapını bir gezegenden veya dünya güneş uzaklığını bir yıldızdan gören açı
-
[isim]
Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı
- TABASBUS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yaltaklık
- "Karşısına çıkana tabasbus edecek, el pençe divan duracak değil a!" (Sermet Muhtar Alus)
-
[isim]
Yaltaklık
- MUHADDİS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hadis bilimiyle uğraşan kimse
-
[isim]
Hadis bilimiyle uğraşan kimse
- MUKTEBES
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yararlanmak için alınmış, aktarılmış
-
[sıfat]
Yararlanmak için alınmış, aktarılmış
- KONSOLOS
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Yabancı ülkelerde, orada bulunan yurttaşlarının haklarını koruyan, bağlı bulunduğu hükûmete siyasal ve ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi, şehbender
-
[isim]
Yabancı ülkelerde, orada bulunan yurttaşlarının haklarını koruyan, bağlı bulunduğu hükûmete siyasal ve ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi, şehbender
- TUBELESS
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[sıfat]
Bakınız içsiz (2)
-
[sıfat]
Bakınız içsiz (2)