Başında s olan 7 harfli 638 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında s bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SALİPLİ
-
-
[sıfat]
Salibi olan
- "Alman zabitlerinin rugan çizmeli, demir salipli ve tek gözlüklü saltanatını yadırgayıp..."
-
[sıfat]
Salibi olan
- SALGILI
-
-
[sıfat]
Salgı çıkaran veya üreten
-
[sıfat]
Salgı çıkaran veya üreten
- SEKSÜEL
-
Kelime Kökeni: Fransızca sexuel
-
[sıfat]
Bakınız cinsel
-
[sıfat]
Bakınız cinsel
- SAĞILIŞ
-
-
[isim]
Sağılmak işi
-
[isim]
Sağılmak işi
- SARIGÖZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, rengi altın sarısı olan, Atlantik Okyanusu'nda ve Akdeniz'de yaşayan bir balık (Sargus salvieri)
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, rengi altın sarısı olan, Atlantik Okyanusu'nda ve Akdeniz'de yaşayan bir balık (Sargus salvieri)
- SALİMEN
-
Kelime Kökeni: Arapça sālimen
-
[zarf]
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
- "Canını kurtarıp salimen bugünlere ulaşabildiği için kendisini şanslı sayardı."
-
[zarf]
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
- SOYUNUK
-
-
[sıfat]
Soyunmuş olan
-
[zarf]
Soyunmuş olarak
-
[sıfat]
Soyunmuş olan
- SEFAHAT
-
Kelime Kökeni: Arapça sefāhet
- SİNİRLİ
-
-
[sıfat]
İçinde sinir bulunan
- "Sinirli et."
-
[mecaz]
Kolayca ve çabuk sinirlenen; asabi
- "İskele memuru zayıf, kuru, sinirli bir adamdı."
-
[sıfat]
İçinde sinir bulunan
- SIĞINIŞ
-
-
[isim]
Sığınmak işi
-
[isim]
Sığınmak işi
- SARARMA
-
-
[isim]
Sararmak işi
-
[isim]
Sararmak işi
- SONUNDA
-
-
[zarf]
Son anda; nihayetinde, ahir, akıbet
- "Akşama kadar düşünüp sonunda bir çare buldu."
-
[zarf]
Son anda; nihayetinde, ahir, akıbet
- SAKİNCE
-
-
[sıfat]
Sakin
-
[zarf]
Sakin bir biçimde
- "Rasim, sevgili dostum, tahmininin doğrulanmasından gururlu, sakince öptü yanaklarımı, sıkıca kucaklaştık."
-
[sıfat]
Sakin
- SIĞIŞMA
-
-
[isim]
Sığışmak işi
-
[isim]
Sığışmak işi
- STADYUM
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, spor]
Takım oyunları, atletizm karşılaşmaları ve çeşitli törenlerin yapılabilmesi, seyircilerin de bunları izleyebilmesi için elverişli oturma yerleri olan alan, stat
- "Bir gün stadyuma gittiğim zaman gençlik pek heyecanlı gösteriler yapmıştı."
-
[isim, spor]
Takım oyunları, atletizm karşılaşmaları ve çeşitli törenlerin yapılabilmesi, seyircilerin de bunları izleyebilmesi için elverişli oturma yerleri olan alan, stat
- SAKALLI
-
-
[sıfat]
Sakalı olan
- "Uzaktan çadırımıza doğru gelen siyah sakallı, kırk beşlik bir bedeviyi işaret ettiler."
-
[isim, tarih]
Yaşı geçkin savaş tutsağı
-
[sıfat]
Sakalı olan
- SANILMA
-
-
[isim]
Sanılmak işi; zannedilme, zannolunma
-
[isim]
Sanılmak işi; zannedilme, zannolunma
- SİLİNİŞ
-
-
[isim]
Silinmek işi
-
[isim]
Silinmek işi
- SOĞULMA
-
-
[isim]
Soğulmak işi
-
[isim]
Soğulmak işi
- SALİHLİ
-
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri