Başında s olan 5 harfli 505 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında s bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAVUR
...
SUSMA

  1. [isim] Susmak işi
    • "On dakika bir mecliste insanların susması korkunç bir şeydir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Türk nakışlarında bir iğne türü

SALTA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması

SEDEF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Midye, istiridye vb. deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan sedefçilikte kullanılan, pırıltılı, beyaz, sert bir madde
  2. [sıfat] Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş
    • "Sedef saplı avcı bıçağı duvarda, taşın üstünde cızırdıyor sanki." (Tarık Buğra)
  3. Sedef hastalığı

SADİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Sadistlik özelliği olan
    • "Ah, siz sadik bir adamsınız. Bakışınızdan anladım." (Ömer Seyfettin)
  2. Sadist

SEYİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir topluluğun ileri gelen kişisi
  2. Hz. Muhammed'in soyundan olan kimse

SIĞAÇ
...
SUTLU
...
SAKIZ

  1. [isim] Bazı ağaçların ve özellikle sakız ağacının kabuğundan sızan, çiğnendiğinde yumuşayan, hoş kokulu, beyaz renkli reçine
    • "Kız kucağında hiç kullanılmamış, sakız gibi bir çamaşır sepeti ile çadırdan çıktı." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Şekerli ve kokulu ağızda çiğnenen eğlence yiyeceği, ciklet
  3. Vücudu beyaz olup başta ve ayaklarda belirgin siyah işaretler bulunan, ince kemik yapılı ve yüksek ayaklı, ince yağsız uzun kuyruklu bir koyun türü
  4. Sakız ağacı
    • "Sizi İnce dağ yollarının sakız gölgeleri içinde yalnız bırakmak lazım geldiğini hissediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

SUOKU

  1. [isim] Suokugillerden, bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen, kök sapları tazeyken kekre olan, kurutulduğunda yenilebilen küçük bir bitki (Sagitteria)

SÜRME

  1. [isim] Sürmek işi
  2. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü
    • "Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu." (Peyami Safa)
  3. Masa ve dolapta küçük çekmece
  4. [sıfat] Sürülerek kullanılan
    • "Sürme kapı. Sürme kapak."

SİNME

  1. [isim] Sinmek işi

SAKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü
    • "Ben gördüğünüz gibi bir sakat askerim, malul." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Şimdi koltuğumdan kımıldayamıyorum, bu yaşımda sakat oldum." (Refik Halit Karay)
  2. Bozuk veya eksik
    • "Sakat bir anlatım."
    • "Sakat bir iş."

SIRMA

  1. [isim] Altın yaldızlı veya yaldızsız ince gümüş tel
    • "Açık gri etrafı iki parmak kalınlığında sarı sırma işlemeli, gayet zarif bir kumaş." (Refik Halit Karay)
  2. [sıfat] Bu telden yapılmış veya bu tel gibi olan
    • "Altın yaldızlı ve siyah çiçekli aynalar duvarlara sırma kordonlarla asılıdır." (Salâh Birsel)
  3. Rütbe gösteren şerit

SEBİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu
  2. Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı, sebilhane
  3. Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma

SAHUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek
    • "Sonra sahur niyetine iki lokma bir şey yemek için otelin salonuna girdiğinde..." (Atilla İlhan)
  2. Bu yemeğin yendiği vakit

SIÇMA

  1. [isim] Sıçmak işi

SOYKA

  1. [isim] Ölünün üzerinden çıkan giysi

SÜZGÜ

  1. [isim] Delikli çanak
  2. Balıkçı kepçesi
  3. Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap

SAFHA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Evre
    • "Gerçi sonradan, bu olayın şu son safhasını hatırladıkça çok defa gülmekten katılmışımdır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Faz

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü