Başında s olan 4 harfli 150 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında s bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIVA

  1. [isim] Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya çamur harç
    • "Onu sıvası dökük, iki göz evinde kınalı saçlı, çipil oğlancığını severken görmeli." (Nezihe Meriç)
  2. Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası
SELP

Kelime Kökeni: Arapça selb

  1. [isim, eskimiş] Zorla alma, kapma
  2. Kaldırma, kaçırma, yok etme
SÖVE

  1. [isim] Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve
    • "Kendilerini ağaçlara, kapı sövelerine çarpmazlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar
    • "Başını kapının taş sövesine koyup bir mektep çocuğu gibi bağıra bağıra ağlamak istiyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
SUCU

  1. [isim] Su satan veya evlere su taşıyan kimse
    • "Kahveci, lokantacı, garson, sucu, dondurmacı, tütüncü... İnenler, binenler oldu." (Cevdet Kudret)
SULP

Kelime Kökeni: Arapça ṣulb

  1. [isim, eskimiş] Bel kemiği, omurga
  2. [mecaz] Döl, nesil, zürriyet
    • "Senin sulbünden krallar çıkacak." (Nâzım Hikmet)
  3. [sıfat, fizik] Bakınız katı (I)
SİYA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme
SÜJE

Kelime Kökeni: Fransızca sujet

  1. [isim] Bakınız konu
  2. [dil bilgisi] Bakınız özne
SKOR

Kelime Kökeni: İngilizce score

  1. [isim, spor] Bakınız sonuç
  2. Bakınız sayı
SÖRF

Kelime Kökeni: İngilizce surf

  1. [isim, spor] Yelkenli veya yelkensiz özel kayma aracı ile denizde yapılan bir spor türü; yelken kayağı
SELA

Kelime Kökeni: Arapça ṣalāʾ

  1. [isim, din bilimi] Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
    • "Su selası, gündüz, vakitli vakitsiz verilirdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
SULU

  1. [sıfat] Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı
    • "Eczanede acaba nane suyu yahut zararsız bir sulu ilaç var mıdır?" (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Suyu çok olan
    • "Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu." (Ömer Seyfettin)
  3. İçine su katılmış, sulandırılmış olan
    • "Sulu süt."
  4. [mecaz] Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse)
    • "Ben diyor, akşamdan beri onu kolluyorum. Bilirim sarhoşluğu suludur." (Memduh Şevket Esendal)
SEFA

Kelime Kökeni: Arapça ṣafā

  1. [isim] Rahat, kaygısız ve sakin olma
  2. Eğlence, zevk, neşe
    • "Beni tam manasıyla mesut eden de asıl bu çeşit tatil sefalarıydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SELE

Kelime Kökeni: Arapça selle

  1. [isim] Yayvan, genişçe sepet
    • "İş önlükleri bağlandı, sele denilen hasır sepetlerle tarlaya dalındı." (Orhan Kemal)
SİDE

  1. [isim] Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı, antik kentiyle tanınan tatil yeri
SUMO

Kelime Kökeni: Japonca sumō

  1. [isim, spor] Japonya'ya özgü, iri yapılı iki güreşçinin rakibini daire biçimindeki alanın dışına çıkarmaya veya yere düşürmeye çalıştığı geleneksel güreş
SAMİ

Kelime Kökeni: Arapça sāmī

  1. [isim] Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika’da yaşayan ve Hz. Nuh’un oğlu Sâm’ın soyundan geldikleri kabul edilen kavimler topluluğu
  2. [sıfat] Bu topluluğa özgü olan
SERA

Kelime Kökeni: İtalyanca serra

  1. [isim] Sebze ve meyvelerin yetiştirildiği ve hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer; limonluk, ser (II), tavhane
SÜRE

  1. [isim] Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü; müddet
    • "Hükümdar gibi davrandığınız sürece hükümdar sayılırsınız." (Turan Oflazoğlu)
SERE

  1. [isim, ağızlardan] Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık; sele (III)
SUNİ

Kelime Kökeni: Arapça ṣunʿī

  1. [sıfat] Bakınız yapay
  2. [mecaz] Bakınız yapmacık
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü