Başında s olan 4 harfli 150 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında s bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIVA
-
-
[isim]
Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya çamur harç
- "Onu sıvası dökük, iki göz evinde kınalı saçlı, çipil oğlancığını severken görmeli."
-
Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası
-
[isim]
Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya çamur harç
- SELP
-
Kelime Kökeni: Arapça selb
-
[isim, eskimiş]
Zorla alma, kapma
-
Kaldırma, kaçırma, yok etme
-
[isim, eskimiş]
Zorla alma, kapma
- SÖVE
-
-
[isim]
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve
- "Kendilerini ağaçlara, kapı sövelerine çarpmazlar."
-
Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar
- "Başını kapının taş sövesine koyup bir mektep çocuğu gibi bağıra bağıra ağlamak istiyordu."
-
[isim]
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve
- SUCU
-
-
[isim]
Su satan veya evlere su taşıyan kimse
- "Kahveci, lokantacı, garson, sucu, dondurmacı, tütüncü... İnenler, binenler oldu."
-
[isim]
Su satan veya evlere su taşıyan kimse
- SULP
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣulb
-
[isim, eskimiş]
Bel kemiği, omurga
-
[mecaz]
Döl, nesil, zürriyet
- "Senin sulbünden krallar çıkacak."
-
[sıfat, fizik]
Bakınız katı (I)
-
[isim, eskimiş]
Bel kemiği, omurga
- SİYA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme
-
[isim, denizcilik]
Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme
- SÜJE
-
Kelime Kökeni: Fransızca sujet
- SKOR
-
Kelime Kökeni: İngilizce score
- SÖRF
-
Kelime Kökeni: İngilizce surf
-
[isim, spor]
Yelkenli veya yelkensiz özel kayma aracı ile denizde yapılan bir spor türü; yelken kayağı
-
[isim, spor]
Yelkenli veya yelkensiz özel kayma aracı ile denizde yapılan bir spor türü; yelken kayağı
- SELA
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣalāʾ
-
[isim, din bilimi]
Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
- "Su selası, gündüz, vakitli vakitsiz verilirdi."
-
[isim, din bilimi]
Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
- SULU
-
-
[sıfat]
Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı
- "Eczanede acaba nane suyu yahut zararsız bir sulu ilaç var mıdır?"
-
Suyu çok olan
- "Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu."
-
İçine su katılmış, sulandırılmış olan
- "Sulu süt."
-
[mecaz]
Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse)
- "Ben diyor, akşamdan beri onu kolluyorum. Bilirim sarhoşluğu suludur."
-
[sıfat]
Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı
- SEFA
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣafā
-
[isim]
Rahat, kaygısız ve sakin olma
-
Eğlence, zevk, neşe
- "Beni tam manasıyla mesut eden de asıl bu çeşit tatil sefalarıydı."
-
[isim]
Rahat, kaygısız ve sakin olma
- SELE
-
Kelime Kökeni: Arapça selle
-
[isim]
Yayvan, genişçe sepet
- "İş önlükleri bağlandı, sele denilen hasır sepetlerle tarlaya dalındı."
-
[isim]
Yayvan, genişçe sepet
- SİDE
-
-
[isim]
Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı, antik kentiyle tanınan tatil yeri
-
[isim]
Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı, antik kentiyle tanınan tatil yeri
- SUMO
-
Kelime Kökeni: Japonca sumō
-
[isim, spor]
Japonya'ya özgü, iri yapılı iki güreşçinin rakibini daire biçimindeki alanın dışına çıkarmaya veya yere düşürmeye çalıştığı geleneksel güreş
-
[isim, spor]
Japonya'ya özgü, iri yapılı iki güreşçinin rakibini daire biçimindeki alanın dışına çıkarmaya veya yere düşürmeye çalıştığı geleneksel güreş
- SAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça sāmī
-
[isim]
Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika’da yaşayan ve Hz. Nuh’un oğlu Sâm’ın soyundan geldikleri kabul edilen kavimler topluluğu
-
[sıfat]
Bu topluluğa özgü olan
-
[isim]
Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika’da yaşayan ve Hz. Nuh’un oğlu Sâm’ın soyundan geldikleri kabul edilen kavimler topluluğu
- SERA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca serra
-
[isim]
Sebze ve meyvelerin yetiştirildiği ve hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer; limonluk, ser (II), tavhane
-
[isim]
Sebze ve meyvelerin yetiştirildiği ve hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer; limonluk, ser (II), tavhane
- SÜRE
-
-
[isim]
Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü; müddet
- "Hükümdar gibi davrandığınız sürece hükümdar sayılırsınız."
-
[isim]
Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü; müddet
- SERE
-
-
[isim, ağızlardan]
Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık; sele (III)
-
[isim, ağızlardan]
Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık; sele (III)
- SUNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣunʿī