Sırtını Yere Getirmek
-
güreşte hasmı sırtüstü yere yatırarak yenmek
-
"Arabacı katırın sırtına binmiş."
(Falih Rıfkı Atay)
-
"Anladım ki hayat savaşının birinci büyük dönümünde Ayşe'nin sırtı yere gelmişti."
(Halide Edip Adıvar)
-
"Pardösüyü sırtıma geçirdim."
(Sait Faik Abasıyanık)
-
"Çelişki içinde konuşur ve sırtında yumurta küfesi olmadığından dün ak dediğine bugün rahatlıkla kara diyebilir."
(Haldun Taner)
-
üstün gelmek
-
"Batı âlemi Türkiye'den vazgeçemez, bizi yalnız bırakamaz, askerî ihtiyaçlarımıza sırt çeviremez..."
(Talât Halman)
-
"Sırtına bir şey almadan sokağa fırladı."
Kelime Anlamı Kaynağı : Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğü
Şunlara da göz atmak isteyebilirsiniz: