Sonunda sız olan 6 harfli 54 kelime var. SIZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sız olan kelimeler listesine ya da başında sız olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sız Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I S Z
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAĞSIZ
-
-
[sıfat]
Yağı olmayan
-
Yağı az
-
İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış
- "Bin yılın başı evimize bir misafir geldi, ona da yağsız pilav mı yedirelim?"
-
[mecaz]
İnce, zayıf
-
[sıfat]
Yağı olmayan
- ACISIZ
-
-
[sıfat]
Tadı acı olmayan
- "Acısız ne köfte yiyorlar ne film seyrediyorlar ne müzik dinliyorlardı."
-
Ağrı, sızı duyulmayan
- "Acısız doğum."
-
[mecaz]
Bakınız üzüntüsüz
- "Acısız bir yaşam."
-
[sıfat]
Tadı acı olmayan
- TAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Taşı olmayan
-
[sıfat]
Taşı olmayan
- ZIHSIZ
-
-
[sıfat]
Zıhı olmayan
-
[sıfat]
Zıhı olmayan
- SANSIZ
-
-
[sıfat]
Sanı, ünü olmayan
-
[sıfat]
Sanı, ünü olmayan
- HIRSIZ
-
-
[isim]
Başkasının malını çalan kimse; uğru
- "Hırsızlar bandosuna kumanda eden Ciyanni, asıl hırsız değilmiş."
-
[isim]
Başkasının malını çalan kimse; uğru
- PASSIZ
-
-
[sıfat]
Pası olmayan
-
[sıfat]
Pası olmayan
- MIHSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız çivisiz
-
[sıfat]
Bakınız çivisiz
- CANSIZ
-
-
[sıfat]
Canını yitirmiş, ölmüş olan
- "Mütevazı evinin bahçesinde sırtüstü yatıyordu Zekâi’nin cansız bedeni."
-
Canlı olmayan (varlık); camit
-
[zarf, mecaz]
Güçsüz, mecalsiz bir biçimde
- "Nil'in deminden beri avucumun içinde cansız duran eli kımıldadı, parmaklarımı sıkıyor."
-
[mecaz]
İlgi uyandırmayan, sönük olan
- "Cansız bir ses, Müjgân'ın sesi: -Evet efendim kimi istediniz?"
-
[mecaz]
Bakınız durgun
- "Bu yıl buğday piyasası biraz cansız."
-
[sıfat]
Canını yitirmiş, ölmüş olan
- KAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Kaşı olmayan
-
[sıfat]
Kaşı olmayan
- AŞISIZ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış olan (kimse)
-
Aşı yapılmamış (bitki)
-
[zarf]
Aşılanmamış olarak
- "… havadan ve vapurların intizamsızlığından, bahçede aşısız kalmış bir ağacın kurumasından bahsettiler."
-
[sıfat]
Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış olan (kimse)
- GAMSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız kaygısız
- "Sesi taze, pürüzsüz ve gamsızdı."
-
[mecaz]
Olayları kendine dert etmeden geçiştiren, aldırış etmeyen; tasasız
- "Zavallı anneciğin çok şen, güler yüzlü, gamsız bir kadındı."
-
[sıfat]
Bakınız kaygısız
- KILSIZ
-
-
[sıfat]
Kılı olmayan; kelek
-
[sıfat]
Kılı olmayan; kelek
- SAPSIZ
-
-
[sıfat]
Sapı olmayan
- "Koltuğumun altında sapsız çaydanlık, sapsız tava ve tencereler; doğru Beşiktaş pazarına."
-
[mecaz]
Boş gezen, bir işe yaramayan (kimse)
-
[argo]
Erkek arkadaşı veya eşi olmayan, erkeksiz yaşayan (kadın)
-
[sıfat]
Sapı olmayan
- ŞANSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız ünsüz
-
Bakınız gösterişsiz
-
Kılıksız, kıyafetsiz olan
-
[sıfat]
Bakınız ünsüz
- KASSIZ
-
-
[sıfat]
Kasları gelişmemiş olan; adalesiz
-
[sıfat]
Kasları gelişmemiş olan; adalesiz
- ZAĞSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız kılağısız
-
[sıfat]
Bakınız kılağısız
- TAVSIZ
-
-
[sıfat]
Tavlanmamış, tav verilmemiş, henüz işlenecek kıvama gelmemiş
-
[sıfat]
Tavlanmamış, tav verilmemiş, henüz işlenecek kıvama gelmemiş
- CAZSIZ
-
-
[sıfat]
Cazı olmayan
-
[zarf]
Caz olmadan
- "Böyle sazsız, cazsız, müziksiz türkü söylemek Kâzım'ı mutsuz ediyordu."
-
[sıfat]
Cazı olmayan
- KAPSIZ
-
-
[sıfat]
Kabı olmayan
-
Kaplanmamış olan
-
[sıfat]
Kabı olmayan