Başında sız olan 30 kelime var. Sız ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde sız olan kelimeler listesine ya da sonu sız ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sız bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

SIZDIRILMAK, SIZILDANMAK

10 Harfli Kelimeler

SIZDIRILMA, SIZILDANMA, SIZILTISIZ

9 Harfli Kelimeler

SIZDIRMAK, SIZILTILI, SIZINTILI, SIZLANMAK, SIZLATMAK

8 Harfli Kelimeler

SIZDIRMA, SIZIRMAK, SIZLAMAK, SIZLANIŞ, SIZLANMA, SIZLATMA, SIZLAYIŞ

7 Harfli Kelimeler

SIZILTI, SIZINTI, SIZIRMA, SIZISIZ, SIZLAMA

6 Harfli Kelimeler

SIZGIT, SIZICI, SIZILI, SIZMAK

5 Harfli Kelimeler

SIZAK, SIZIŞ, SIZMA

4 Harfli Kelimeler

SIZI


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIZILDANMAK

  1. [nsz] Sızlanmak, yakınmak

SIZDIRILMAK

  1. [nsz] Sızdırma işi yapılmak

SIZILTISIZ

  1. [zarf] Sızlanmadan, yakınmadan
    • "... her zora katlanıp ne yapılsa sızıltısız rıza gösterdiğinden dolayı Emine'ye Yanık Emine derlerdi." (Refik Halit Karay)

SIZILDANMA

  1. [isim] Sızıldanmak işi

SIZDIRILMA

  1. [isim] Sızdırılmak işi

SIZDIRMAK

  1. [-i] Sızmasına yol açmak
    • "Bu küp suyu sızdırıyor. Son kadeh adamı sızdırdı."
  2. Haber, sır vb.ni duyurmak, yaymak
    • "Seyahat muamelen tamam oluncaya kadar kimseye bir şey sızdırmayacağım." (Haldun Taner)
  3. Eritip süzerek temiz bir duruma getirmek
  4. Baskı veya türlü bahanelerle birinden para çekmek

SIZINTILI

  1. [sıfat] Sızıntı yapan (hastalık)

SIZLATMAK

  1. [-i] Sızlamasına sebep olmak
    • "Nerime'yi hatırlamak içimi derin derin sızlattı." (Halide Edip Adıvar)

SIZILTILI

  1. [zarf] Sızlanarak

SIZLANMAK

  1. [nsz] Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallum etmek
    • "Geldiği saatten beri bana biraz kuru hurma bulun, diye sızlanıyormuş." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

SIZLAMAK

  1. [nsz] Hafifçe ağrımak
    • "Kafa kemiklerine varıncaya kadar her yanı sızlıyordu." (Necati Cumalı)
  2. Yakınmak
    • "Ağladı, sızladı."

SIZLAYIŞ

  1. [isim] Sızlama işi veya biçimi

SIZDIRMA

  1. [isim] Sızdırmak işi

SIZLANMA

  1. [isim] Sızlanmak işi, yakınmak, şikâyet, şekva, tazallum
    • "Sonra karısının, para yetiştiremiyorum diye sızlanmasını hatırladı." (Memduh Şevket Esendal)

SIZIRMAK

  1. [-i] Sızdırmak, süzmek

SIZLANIŞ

  1. [isim] Sızlanma işi veya biçimi

SIZLATMA

  1. [isim] Sızlatmak işi

SIZIRMA

  1. [isim] Sızırmak işi

SIZLAMA

  1. [isim] Sızlamak işi

SIZILTI

  1. [isim] Sızlanma, yakınma, şekva, şikâyet
    • "Bizim Aksaray kahveleri bu inilti ve sızıltı ile akşama kadar sızlıyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Hoşnutsuzluk

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü