Başında sı olan 9 harfli 66 kelime var. Sı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sı olan kelimeler listesine ya da sonu sı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I S
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIKICILIK
-
-
[isim]
Sıkıcı olma durumu
-
[isim]
Sıkıcı olma durumu
- SICAKLAMA
-
-
[isim]
Sıcaklamak durumu
-
[isim]
Sıcaklamak durumu
- SIRLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Sırlama işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Sırlama işi yapılmak
- SIVALAMAK
-
-
[-i]
Bakınız sıvamak (I)
-
[-i]
Bakınız sıvamak (I)
- SIRASIYLA
-
-
[zarf]
Sırası gelince, sırasına dikkat ederek, sıra izleyerek
- "Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çıkarlar."
-
[zarf]
Sırası gelince, sırasına dikkat ederek, sıra izleyerek
- SIYIRTMAK
-
-
[-e, -i]
Sıyırma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Sıyırma işini yaptırmak
- SIHHİYECİ
-
-
[isim]
Sağlık memuru, sağlık görevlisi
-
[askerlik]
Orduda basit sağlık işleri görebilecek kadar bilgi ve deneyimi olan er, çavuş veya başçavuş
-
[isim]
Sağlık memuru, sağlık görevlisi
- SIKTIRMAK
-
-
[-i]
Sıkma işini yaptırmak
-
[-i]
Sıkma işini yaptırmak
- SIÇTIRMAK
-
-
[-i]
Sıçma işini yaptırmak
-
[-i]
Sıçma işini yaptırmak
- SIRTLAYIŞ
-
-
[isim]
Sırtlamak işi
-
[isim]
Sırtlamak işi
- SIĞIRGÖZÜ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız öküzgözü (II)
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız öküzgözü (II)
- SIZLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak; yakınmak (II), şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek
- "Yandaki evin gelini geceleri sabahlara kadar, sabahtan da akşama kadar sızlanıyordu."
-
[nesnesiz]
Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak; yakınmak (II), şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek
- SIĞDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bir şeyin bir kabın veya bir yerin içine sığmasını sağlamak, aldırmak
- "Kitapları çantaya sığdıramadım."
-
[-e, -i]
Bir şeyin bir kabın veya bir yerin içine sığmasını sağlamak, aldırmak
- SIRALAMAK
-
-
[-i]
Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek
- "Tanrıya güvenerek boy boy çocukları sıralamak sanırım işlenebilecek günahların en büyüğüdür..."
-
Art arda söylemek, sayıp dökmek
- "Kendisini tüm bu bilgileri biriktirmeye iten nedenleri sıraladı."
-
Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak
- "Herkesin onu dinlediğini görünce, arkasına yaslanıp kendinden gayet emin bir tavırla elindeki verileri sıraladı."
-
Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek
-
Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak
- "Bize karşı bir sürü itiraz sıraladı."
-
Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak
- "Bekçi bütün kapıları sıraladı."
-
Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek
-
[-i]
Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek
- SIKILAMAK
-
-
[-i]
Sıkı duruma getirmek
-
Bakınız sıkıştırmak
-
Dolma tüfek, tabanca vb. ateşli silahları ağızdan doldurup sıkıştırmak
-
İyice tembih etmek
-
[mecaz]
Bakınız bunaltmak
-
[-i]
Sıkı duruma getirmek
- SIĞIRDİLİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Sığırdiligillerden, 30-60 santimetre yüksekliğinde, tüylü, çok yıllık ve otsu bir bitki; öküzdili (Anchusa officinalis)
-
Geniş yapraklı veya karışık ağaçların bulunduğu orman açıklıklarında yaz ve sonbahar aylarında yetişen, alt yüzeyinde diş benzeri çıkıntılar bulunan şapkası gri tonlarında, bazitli bir tür mantar (Hydnum repandum)
-
[edebiyat]
Bakınız cönk (I)
-
[isim, bitki bilimi]
Sığırdiligillerden, 30-60 santimetre yüksekliğinde, tüylü, çok yıllık ve otsu bir bitki; öküzdili (Anchusa officinalis)
- SIRIKLAMA
-
-
[isim]
Sırıklamak işi; herekleme
-
[isim]
Sırıklamak işi; herekleme
- SIRTIKARA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir tür lüfer
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir tür lüfer
- SIÇRAYICI
-
-
[sıfat, hayvan bilimi]
Sıçrama özelliği olan
-
[sıfat, hayvan bilimi]
Sıçrama özelliği olan
- SIĞIRTMAÇ
-
-
[isim]
Büyükbaş hayvan güden kimse; sığır çobanı, sığırcı, nahırcı
- "Çok geçmeden küçük Mehmet'in bütün köye sığırtmaç olacak kabiliyette olduğunu gördü."
-
[isim]
Büyükbaş hayvan güden kimse; sığır çobanı, sığırcı, nahırcı