Başında sı olan 9 harfli 66 kelime var. Sı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sı olan kelimeler listesine ya da sonu sı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I S

2 Harfli Kelimeler

IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIKICILIK

  1. [isim] Sıkıcı olma durumu
SICAKLAMA

  1. [isim] Sıcaklamak durumu
SIRLANMAK

  1. [nesnesiz] Sırlama işi yapılmak
SIVALAMAK

  1. [-i] Bakınız sıvamak (I)
SIRASIYLA

  1. [zarf] Sırası gelince, sırasına dikkat ederek, sıra izleyerek
    • "Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çıkarlar." (Asaf Halet Çelebi)
SIYIRTMAK

  1. [-e, -i] Sıyırma işini yaptırmak
SIHHİYECİ

  1. [isim] Sağlık memuru, sağlık görevlisi
  2. [askerlik] Orduda basit sağlık işleri görebilecek kadar bilgi ve deneyimi olan er, çavuş veya başçavuş
SIKTIRMAK

  1. [-i] Sıkma işini yaptırmak
SIÇTIRMAK

  1. [-i] Sıçma işini yaptırmak
SIRTLAYIŞ

  1. [isim] Sırtlamak işi
SIĞIRGÖZÜ

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız öküzgözü (II)
SIZLANMAK

  1. [nesnesiz] Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak; yakınmak (II), şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek
    • "Yandaki evin gelini geceleri sabahlara kadar, sabahtan da akşama kadar sızlanıyordu." (Ayla Kutlu)
SIĞDIRMAK

  1. [-e, -i] Bir şeyin bir kabın veya bir yerin içine sığmasını sağlamak, aldırmak
    • "Kitapları çantaya sığdıramadım."
SIRALAMAK

  1. [-i] Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek
    • "Tanrıya güvenerek boy boy çocukları sıralamak sanırım işlenebilecek günahların en büyüğüdür..." (Memet Fuat)
  2. Art arda söylemek, sayıp dökmek
    • "Kendisini tüm bu bilgileri biriktirmeye iten nedenleri sıraladı." (Lâtife Tekin)
  3. Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak
    • "Herkesin onu dinlediğini görünce, arkasına yaslanıp kendinden gayet emin bir tavırla elindeki verileri sıraladı." (Elif Şafak)
  4. Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek
  5. Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak
    • "Bize karşı bir sürü itiraz sıraladı."
  6. Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak
    • "Bekçi bütün kapıları sıraladı."
  7. Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek
SIKILAMAK

  1. [-i] Sıkı duruma getirmek
  2. Bakınız sıkıştırmak
  3. Dolma tüfek, tabanca vb. ateşli silahları ağızdan doldurup sıkıştırmak
  4. İyice tembih etmek
  5. [mecaz] Bakınız bunaltmak
SIĞIRDİLİ

  1. [isim, bitki bilimi] Sığırdiligillerden, 30-60 santimetre yüksekliğinde, tüylü, çok yıllık ve otsu bir bitki; öküzdili (Anchusa officinalis)
  2. Geniş yapraklı veya karışık ağaçların bulunduğu orman açıklıklarında yaz ve sonbahar aylarında yetişen, alt yüzeyinde diş benzeri çıkıntılar bulunan şapkası gri tonlarında, bazitli bir tür mantar (Hydnum repandum)
  3. [edebiyat] Bakınız cönk (I)
SIRIKLAMA

  1. [isim] Sırıklamak işi; herekleme
SIRTIKARA

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir tür lüfer
SIÇRAYICI

  1. [sıfat, hayvan bilimi] Sıçrama özelliği olan
SIĞIRTMAÇ

  1. [isim] Büyükbaş hayvan güden kimse; sığır çobanı, sığırcı, nahırcı
    • "Çok geçmeden küçük Mehmet'in bütün köye sığırtmaç olacak kabiliyette olduğunu gördü." (Halide Edip Adıvar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü