Başında sı olan 8 harfli 80 kelime var. Sı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sı olan kelimeler listesine ya da sonu sı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I S

2 Harfli Kelimeler

IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIVIŞMAK

  1. [-e] Bakınız bulaşmak
  2. [mecaz] Haber vermeden sessizce gidivermek; tüymek
    • "Gece üç işçi sıvışıp kaçtı." (Lâtife Tekin)
SIĞIŞMAK

  1. [nesnesiz] Ancak sığmak, güçlükle sığmak
    • "Bir başka fotoğrafı ona doğru tuttum, çerçeve içine sığışmak için herkes birbirine yapışmıştı sanki." (Tarık Dursun K)
SITMALIK

  1. [isim] Sıtmaya çok yakalanılan yer
SISKALIK

  1. [isim] Sıska olma durumu; cılızlık
SIĞLAŞMA

  1. [isim] Sığlaşmak işi
SIYIRMAK

  1. [-i] Hızla sürtünerek veya dokunarak geçen bir şey geçtiği yüzeyden küçük bir parça koparmak, soymak veya o yüzeyin üzerini hafifçe çizmek, yırtmak
    • "Çark elini sıyırdı."
  2. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak
  3. Bir şeyin üstündeki örtüyü çekerek almak veya açmak
    • "Genç adam ceketini çıkardı, kolunu sıyırdı, uzattı." (Peyami Safa)
  4. Kılıfında veya kınında bulunan tabanca, kılıç vb.ni çekerek çıkarmak
    • "Kılıcını sıyırdı."
  5. Kazıyarak, silerek üzerinde veya içinde hiçbir şey bırakmamak
    • "Tabağı sıyırmak. Eti sıyırmak."
  6. Hafifçe dokunarak geçmek
    • "Kurşun başını sıyırıp geçti."
  7. [mecaz] Akıl sağlığını kaybetmiş olmak
  8. [mecaz] Çekip kurtarmak
    • "Hem o kız on gündür, yağmurlarla beraber devam eden çökkünlüğümden beni sıyırıp kurtaracak kudrette mi?" (Refik Halit Karay)
SIĞDIRIŞ

  1. [isim] Sığdırmak işi
SIKTIRMA

  1. [isim] Sıktırmak işi
  2. [madencilik] Tahkimat birimlerinin oynamasını veya kaymasını önlemek amacıyla birim ile arazi arasında kalan boşluklara sıkıştırılan bir takoz türü
  3. Marangozların tahtaları birbirine eklemek veya çalışılan tahtayı sıkıştırmak için kullandıkları tahta alet
  4. [ağızlardan] Kemer, kuşak
SIRLAMAK

  1. [-i] Bazı nesnelere, toprak kaplara sır (I) sürmek
SIKBOĞAZ

  1. [isim, mecaz] Bir şey yaptırmak için “birini zorlamak, baskı yapmak” anlamlarına gelen sıkboğaz etmek (veya eylemek) ve “zorlanmak, sıkıştırılmak” anlamlarına gelen sıkboğaz olmak deyimlerinde geçen bir söz
    • "Pek sıkboğaz ederlerse bakalım bir sırasını düşürebilirsek yolunda bir yalanla yakamızı kurtarırız." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Yeter artık giribanından el çek Türk’ün ey zalim / Bütün dünyayı istersen sıkıştır sıkboğaz eyle." (Halil Nihad Boztepe)
SIHHATLİ

  1. [sıfat] Bakınız sağlıklı
    • "İyi ve sıhhatli olduğumu bildirebilirsiniz." (Necip Fazıl Kısakürek)
SIVINMAK

  1. [nesnesiz, fizik] Gaz veya buhar durumundan sıvı durumuna geçmek
SIRTARMA

  1. [isim] Sırtarmak (I), (II) işi
SIÇRAYIŞ

  1. [isim] Sıçramak işi
    • "Bir sıçrayışta eyerin üzerine oturuverdi." (Samim Kocagöz)
SIRTARIŞ

  1. [isim] Sırtarmak işi
SIRLANMA

  1. [isim] Sırlanmak durumu
SIZILMAK

  1. [-e] Sızma işi yapılmak
    • "Kendi ırzımdan şüphem var, bu çocuktan yok. Maşallah sızılmış altın gibi buldum, dedi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
SIRNAŞMA

  1. [isim] Sırnaşmak işi
    • "Yataktan kalktıktan sonra Emine'ye mütemadiyen sırnaşması var ki buna, kadın hiç tahammül edemiyordu." (Halide Edip Adıvar)
SIZLANMA

  1. [isim] Sızlanmak işi; sızıltı, tazallüm
    • "Sonra karısının, para yetiştiremiyorum diye sızlanmasını hatırladı." (Memduh Şevket Esendal)
SINIFSAL

  1. [sıfat] Sınıfla ilgili
    • "Elif görse mertek zanneden kişilerin ahuvahını bile sınıfsal eser sayabilir, göklere çıkarabilir." (Attilâ İlhan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü