Başında olan 8 harfli 72 kelime var. Sı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde sı olan kelimeler listesine ya da sonu sı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIMSICAK

  1. [sıfat] Pek sıcak, sıpsıcak
  2. Çok samimi, çok duygulu
    • "Siz hiç her satırı sımsıcak, yepyeni bir özle dolu şiirler hatırlar mısınız?" (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  3. Çok sıcak olarak, sıcak bir biçimde

SIZLANMA

  1. [isim] Sızlanmak işi, yakınmak, şikâyet, şekva, tazallum
    • "Sonra karısının, para yetiştiremiyorum diye sızlanmasını hatırladı." (Memduh Şevket Esendal)

SINIRSIZ

  1. [sıfat] Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan, hudutsuz
  2. Pek çok, sonsuz
    • "Bahar geleli kargalar sınırsız bir neşe içinde." (Ahmet Haşim)

SIRNAŞIŞ

  1. [isim] Sırnaşma işi veya biçimi

SIÇRATMA

  1. [isim] Sıçratmak işi

SIVALAMA

  1. [isim] Sıvalamak işi

SIVANMAK

  1. [nsz] Sıvama işi yapılmak
    • "Harç duvara sıvandı. Çocuğun elleri mürekkeple sıvandı."

SIRACALI

  1. [sıfat] Sıracası olan

SIRALAMA

  1. [isim] Sıralamak işi

SIZLATMA

  1. [isim] Sızlatmak işi

SIVINMAK

  1. [nsz] Gaz veya buhar durumundan sıvı durumuna geçmek

SIRTARMA

  1. [isim] Sırtarmak işi

SIVATMAK

  1. [-e] Sıvama işini yaptırmak

SIĞIŞMAK

  1. [nsz] Ancak sığmak, güçlükle sığmak
    • "Bir başka fotoğrafı ona doğru tuttum; çerçeve içine sığışmak için herkes birbirine yapışmıştı sanki." (Tarık Dursun K)

SINDIRGI
...
SIÇANOTU

  1. [isim] Arsenik

SISKALIK

  1. [isim] Sıska olma durumu

SIĞIRCIK

  1. [isim] Serçegillerden, siyah renkli, uzun gagalı, serçeden iri, ötücü bir kuş, çoğurcuk, çekirge kuşu (Sturnus vulgaris)

SIKIŞMAK

  1. [nsz] Birbirine basınç yapacak kadar yaklaşmak
    • "Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Basınçla iki şey arasında kalmak
    • "Parmağı kapıya sıkışmış."
  3. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
    • "Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Zor bir durumda kalmak
    • "Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu." (Etem İzzet Benice)
  5. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak
    • "Göğsü sıkışmış."
  6. Tuvalet ihtiyacı gelmek

SINATMAK

  1. [-i] Sınama işini yaptırmak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü