Başında süz olan 21 kelime var. SÜZ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde süz olan kelimeler listesine ya da sonu süz ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

SÜZGÜNLEŞMEK

11 Harfli Kelimeler

SÜZGEÇLEMEK, SÜZGÜNLEŞME

10 Harfli Kelimeler

SÜZGEÇLEME

9 Harfli Kelimeler

SÜZDÜRMEK, SÜZGÜNLÜK

8 Harfli Kelimeler

SÜZDÜRME, SÜZGEÇLİ, SÜZÜLMEK

7 Harfli Kelimeler

SÜZÜLME, SÜZÜLÜŞ, SÜZÜNTÜ

6 Harfli Kelimeler

SÜZENİ, SÜZGEÇ, SÜZGÜN, SÜZMEK, SÜZÜCÜ

5 Harfli Kelimeler

SÜZEK, SÜZGÜ, SÜZME, SÜZÜK


Kelime bulma makinesi

S Z Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ÜS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜZGÜNLEŞMEK

  1. [nsz] Süzgün duruma gelmek

SÜZGÜNLEŞME

  1. [isim] Süzgünleşmek işi

SÜZGEÇLEMEK

  1. [-i] Süzgeçten geçirmek

SÜZGEÇLEME

  1. [isim] Süzgeçlemek işi veya durumu

SÜZDÜRMEK

  1. [-i] Süzme işini yaptırmak

SÜZGÜNLÜK

  1. [isim] Süzgün olma durumu
    • "Ağır bir süzgünlükle gözlerini kapayarak elini uzattı." (Halit Ziya Uşaklıgil)

SÜZÜLMEK

  1. [nsz] Süzme işine konu olmak
    • "Bal süzüldü."
  2. Akmak
    • "Gözlerimden yaşlar süzüldü."
  3. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek
    • "Kuş, gene havada süzülüp daireler çiziyor." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek
    • "Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal." (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek
    • "Bir daha vurdum ve cevap alamayınca her zaman yaptığım gibi usulca kapıyı açıp içeri süzüldüm." (Haldun Taner)
  6. Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak
    • "Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu." (Peyami Safa)
  7. Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek
    • "Bir tanesinin elinde-muhakkak çalmış olacak- bir şık şemsiye, o günün sosyete hanımlarını taklit ederek kırıtıyor, süzülüyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
  8. Yüzüne nazlı bir anlam vermek
  9. Çok zayıflamak
    • "Yedi sekiz gün içinde kızcağız, süzülmüş, solmuş, gözleri çukura kaçmıştı." (Memduh Şevket Esendal)

SÜZDÜRME

  1. [isim] Süzdürmek işi

SÜZGEÇLİ

  1. [sıfat] Süzgeci olan

SÜZÜNTÜ

  1. [isim] Bir sıvıyı süzerek elde edilen tortu
  2. Vücut suyunun dışarı atılması sırasında böbrekte kıvrımlı kanalcıklara geçen ve içinde çeşitli kimyasal maddeler bulunan sıvı

SÜZÜLME

  1. [isim] Süzülmek işi
  2. Bir kuşun kanat vurmadan yaptığı uçuş
  3. Bir uçağın motorunu boşa alarak veya durdurarak yaptığı uçuş

SÜZÜLÜŞ

  1. [isim] Süzülme işi veya biçimi

SÜZENİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kasnağa gerilmiş kumaşa iğne veya tığla yapılan bir tür nakış

SÜZGÜN

  1. [sıfat] Biraz zayıflamış, güçsüzleşmiş
    • "Dikkat ettim, süzgün bir yüzü, güzel kirpikleri, nemli, şeffaf dudakları vardı." (Orhan Veli Kanık)

SÜZGEÇ

  1. [isim] Sıvıları süzmeye yarayan araç
  2. Bir akışkandaki yabancı maddeleri süzüp ayıran alet veya aletlerden oluşan düzenek, filtre
  3. Sulama kovasının ucuna takılan, küçük delikli metal parça

SÜZMEK

  1. [-i] Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirmek
    • "Suyu süzmek. Şerbeti süzmek."
  2. Bazı sıvıların yoğunlaşmasına yol açan, katı ve tortulu maddeleri bu sıvılardan ayırmak
    • "Sirkenin tortusunu süzmek."
  3. Gözle inceleyerek dikkatle bakmak
    • "Yarı kapalı, yumuk yumuk gözlerini büsbütün küçülterek nehrin iki kıyısını süzdü." (Samim Kocagöz)
  4. Göz baygın ve anlamlı bakmak
    • "Bir ara yandaki masada oturan adamın beni süzdüğünü sezinledim." (Erhan Bener)

SÜZÜCÜ

  1. [sıfat] Süzme özelliği olan

SÜZGÜ

  1. [isim] Delikli çanak
  2. Balıkçı kepçesi
  3. Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap

SÜZÜK

  1. [sıfat] Zayıf, güçsüz, süzgün
    • "Parasızın yürüyüşü sürtük, gözleri süzük, rengi uçuk, sesi bozuktur." (Refik Halit Karay)
  2. Süzgünleşmiş, süzülmüş
    • "Uykudan uyandırılmış gibi gözleri süzük, döndü baktı." (Memduh Şevket Esendal)

SÜZME

  1. [isim] Süzmek işi
  2. [sıfat] Süzülmüş olan, süzülerek elde edilen
    • "Süzme bal. Süzme yoğurt."
  3. [sıfat] Kötü, aşağılık, malın gözü (kimse)
  4. [sıfat] Katışıksız, saf
    • "Son derece zeki babalardan süzme salak oğulların çıktığı görülmüştü." (Atilla İlhan)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü