Başında söyl olan 21 kelime var. Söyl ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde söyl olan kelimeler listesine ya da sonu söyl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında söyl bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

SÖYLEMSEMEK, SÖYLENİLMEK, SÖYLEVCİLİK

10 Harfli Kelimeler

SÖYLEMSEME, SÖYLENİLME

9 Harfli Kelimeler

SÖYLENMEK, SÖYLEŞMEK, SÖYLETMEK

8 Harfli Kelimeler

SÖYLEMEK, SÖYLENCE, SÖYLENİŞ, SÖYLENME, SÖYLENTİ, SÖYLEŞME, SÖYLETME, SÖYLEVCİ, SÖYLEYİŞ

7 Harfli Kelimeler

SÖYLEME, SÖYLEŞİ

6 Harfli Kelimeler

SÖYLEM, SÖYLEV


Kelime bulma makinesi

L S Y Ö Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

LÖS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÖYLEMSEMEK

  1. [nsz] Söyleniş özelliği taşımak
  2. Söylemeye özen göstermek

SÖYLENİLMEK

  1. [nsz] Söylenmek
    • "Bir aralık öyle söylenildi."
  2. Herhangi biri söylenmek
    • "Yabancıların önünde böyle ulu orta söylenilir mi?"

SÖYLEVCİLİK

  1. [isim] Söylevci olma durumu

SÖYLENİLME

  1. [isim] Söylenilmek işi

SÖYLEMSEME

  1. [isim] Söylemsemek işi

SÖYLETMEK

  1. [-i] Söylemesine yol açmak
  2. Söylemek zorunda bırakmak, itiraf ettirmek
    • "Öldüreceği, laf söyleteceği adamı diri diri fırına kor, gözünün önünde yakardı." (Ömer Seyfettin)

SÖYLEŞMEK

  1. [nsz] Karşılıklı konuşmak, hasbihâl etmek, sohbet etmek
    • "Tanıdıklardan biri rast gelirse durup konuşmak, söyleşmek, dedikodu etmek de var." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunda konuşmak, müzakere etmek

SÖYLENMEK

  1. [nsz] Söyleme işi yapılmak
    • "Suçluların ikisini de sağ bırakmayacağı söylenmekteydi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek
  3. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek
    • "Benim kırdığımı anlayınca bana söylenmeye başladı." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Sızlanmak, yakınmak

SÖYLENİŞ

  1. [isim] Söyleyiş, telaffuz

SÖYLEVCİ

  1. [isim] Coşkulu ve güzel konuşan, hitabede bulunan kimse
    • "İttihat ve Terakki'nin en iyi söylevcisi odur." (Salâh Birsel)

SÖYLETME

  1. [isim] Söyletmek işi

SÖYLENTİ

  1. [isim] Ağızdan ağıza dolaşan, kesinlik kazanmayan haber, rivayet, şayia
    • "Önce kulaktan kulağa fısıldanan bu söylentilerin meclis kürsülerinde açıkça ifade edildiği oluyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

SÖYLEŞME

  1. [isim] Söyleşmek işi

SÖYLENME

  1. [isim] Söylenmek işi

SÖYLENCE

  1. [isim] Efsane

SÖYLEMEK

  1. [-i] Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak
    • "Bu konak için de yine senelerden beri aynı şeyi söylerim." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bir vakitler aralarında su sızmayan hatun kişiler şimdi birbirlerini çekemiyorlar, birbirlerinin arkasından söylemediklerini bırakmıyorlardı." (Haldun Taner)
  2. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak
    • "Hececiler kendilerinden sonra yeni bir edebî neslin yetişmediğini söylüyorlar." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Yapılmasını istemek
    • "Biraz sonra nazırın yine beni istediğini söylediler." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [nsz] Türkü, şarkı vb. okumak
    • "Kanto söyler gibi hareketler ve taklitlerle söylediği şarkılar pek eğlenceli şeylerdi." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. [nsz] Yazmak, düzmek
    • "Şiir söylemek."
  6. [-e] Haber vermek
    • "Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  7. [-i] Önceden bildirmek, tahmin etmek
    • "Bir değil iki tane olduğunu size söylemiştim." (Refik Halit Karay)
  8. [nsz] Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak
    • "Ne söyler bu türküler / Ay karanlık gecelerde yüzen gemiler." (Necati Cumalı)

SÖYLEYİŞ

  1. [isim] Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi, söyleniş, sesletim, telaffuz

SÖYLEME

  1. [isim] Söylemek işi
    • "O zamana kadar hamallık, boyacılık, müvezzilik ve söylemesi ayıp hırsızlık yapmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)

SÖYLEŞİ

  1. [isim] Arkadaşça, dostça karşılıklı konuşma, hasbihâl, sohbet
    • "Rakısından mı, mezesinden mi yoksa söyleşilerin bal kıvamı kazanıp tatlı tatlı ağdalaşmasından mı, nedense." (Atilla İlhan)
  2. Belli bir konuda alanla ilgili kişilerin katıldığı bilgilendirme toplantısı
  3. Bir bilim veya sanat konusunu, konuşmayı andıran biçimde inceleyerek anlatan edebiyat türü, sohbet

SÖYLEV

  1. [isim] Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz, nutuk, hitabe
    • "Genel sekreter, heykelin önünde verdiği söylev esnasında, biraz evvel kurdeleyi kestiği makasla oynarken parmağını kanatmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü