Başında sök olan 15 kelime var. SÖK ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde sök olan kelimeler listesine ya da sonu sök ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

SÖKTÜRMEK

8 Harfli Kelimeler

SÖKTÜRME, SÖKÜLMEK

7 Harfli Kelimeler

SÖKÜKÇÜ, SÖKÜLME, SÖKÜLÜŞ, SÖKÜNTÜ

6 Harfli Kelimeler

SÖKMEK

5 Harfli Kelimeler

SÖKEL, SÖKME, SÖKÜK, SÖKÜM, SÖKÜN, SÖKÜŞ

4 Harfli Kelimeler

SÖKE


Kelime bulma makinesi

K S Ö Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KÖS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÖKTÜRMEK

  1. [-i] Sökme işini yaptırmak
    • "Şüpheli dişleri birer birer söktürdük." (Reşat Nuri Güntekin)

SÖKÜLMEK

  1. [nsz] Sökme işine konu olmak
    • "Duvardaki bir pencerenin sökülüp alınamayacak kadar kuvvetle yerleştirilmiş demir parmaklıkları." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [-i] Parayı istemeyerek vermek, harcamak

SÖKTÜRME

  1. [isim] Söktürmek işi

SÖKÜLME

  1. [isim] Sökülmek işi

SÖKÜKÇÜ

  1. [isim] Sökük dikip yama yapan kimse
    • "Eve bir düzine sökükçü, terzi tutmaya kudretimiz var." (Reşat Nuri Güntekin)

SÖKÜLÜŞ

  1. [isim] Sökülme işi veya biçimi

SÖKÜNTÜ

  1. [isim] Sökülen şeyin parçası
  2. Ağaçlık yerden açılan tarla

SÖKMEK

  1. [-i] Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak
    • "Bu çoban öyle güçlü görünüyor ki şu yandaki ağacı kavrasa dibinden söker götürür." (Yahya Kemal)
    • "... bütün nimet ve imtiyazları söküp atacak." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak
    • "Makineyi sökmek."
  3. Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek
  4. Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak
    • "Araba çamuru sökemedi. Gemi akıntıyı söktü."
  5. Karışık bir yazıyı okumak
    • "Çok okunaksız bir yazı. Ben söker gibi oldum." (Haldun Taner)
  6. [nsz] Balgam vb.nin çıkması, akması kolaylaşmak
  7. Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek
    • "Saplandığı fikirlerden sökemezdiniz." (Yusuf Ziya Ortaç)
  8. [-den] Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak
  9. Okuyabilme becerisini kazanmak
    • "Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir." (Reşat Nuri Güntekin)
  10. [nsz] Geçmek, etki yapmak
    • "Ne yaparsın, dedi, burada böyle söküyor!" (Falih Rıfkı Atay)
  11. [nsz] Gelmeye başlamak veya çıkagelmek
    • "Şermin'le Nermin tam bir saat sonra yani saat beş buçukta söktüler." (Halide Edip Adıvar)

SÖKÜM

  1. [isim] Sökme işi
    • "Pancar sökümü."

SÖKME

  1. [isim] Sökmek işi
    • "Dikmenin vakti ve dikilmiş olanı sökmenin vakti var." (Haldun Taner)

SÖKÜŞ

  1. [isim] Sökme işi veya biçimi

SÖKEL

  1. [sıfat] Sakat (kimse), malul
  2. Güçsüz
  3. Hasta

SÖKÜK

  1. Dikişi sökülmüş veya örgüsü çözülmüş
    • "... teyzem buraya haftada üç defa sökük ve düğme dikmeye, çamaşırları tamir etmeye gelirdi." (Peyami Safa)

SÖKÜN

  1. [isim] "Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek" anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer
    • "Bir geniş bayırdan oynak Çerkez atları sökün etti." (Falih Rıfkı Atay)

SÖKE
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü