Sonunda rmek olan 9 harfli 84 kelime var. RMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde rmek olan kelimeler listesine ya da başında rmek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Rmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K M R
4 Harfli Kelimeler
KREM
3 Harfli Kelimeler
ERK, KEM, KER
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, ER, KE, ME, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SİLDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Silme işini yaptırmak
- "Orta hizmetini bile Himmet'e gördürüyor, koca evi ona sildirip süpürtüyordu."
-
[-e, -i]
Silme işini yaptırmak
- ÖLÜVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Ansızın ölmek
- "Şerefiyle, askerce ölüvermiş olsaydı bu düşkünlüğü görmeyecekti."
-
[nesnesiz]
Ansızın ölmek
- ÇİZDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Çizme işini yaptırmak
- "Para kuvvetiyle durup dinlenmeksizin yazdırdılar, çizdirdiler."
-
[-e, -i]
Çizme işini yaptırmak
- BİNDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi."
-
[-e]
Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
- "Kutay Yabgu onun frene basmasına aldırmadan tam gaz üzerine geldi ve Hakan’ın aracına arkadan bindirdi."
-
[-e, -i]
Üzerine koymak
- "Sahipsiz iyice ... Vergi üstüne vergi bindirmekte Moğol... Say ki kalıcı değil gidici..."
-
Birden bastırmak
- "Hava gide gide karardı, sulu mulu kar bindirdi… Ardından bir rüzgâr."
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- SERDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Serme işini yaptırmak
- "Odanın bir köşesinde köylülere bir temiz döşek serdirdi."
-
[-e, -i]
Serme işini yaptırmak
- BÜZDÜRMEK
-
-
[-e, -i]
Büzme işini birine yaptırmak
-
[-e, -i]
Büzme işini birine yaptırmak
- DÖVDÜRMEK
-
-
[-e, -i]
Dövme işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Dövme işini yaptırmak
- AKIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak akmak
-
[nesnesiz]
Çabucak akmak
- TÖSKÜRMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hayvan geri geri gitmek
-
Düşman geri çekilmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hayvan geri geri gitmek
- GERDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Germe işini yaptırmak
- "Eski bir bağ kulübesinin duvarları üstüne bir çadır gerdirmiş, içinde yaşıyordu."
-
[-e, -i]
Germe işini yaptırmak
- YELDİRMEK
-
-
[-e, ağızlardan]
Aceleyle koşturmak, koşuşturmak
-
[-e, ağızlardan]
Aceleyle koşturmak, koşuşturmak
- SÖNDÜRMEK
-
-
[-i]
Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek
- "Parmağının ucuna kadar gelen alevi yere atıyor, terliğiyle basarak söndürüyor."
-
Hava veya gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını veya gazını boşaltmak
- "Çocuk balonu söndürdü."
-
[mecaz]
Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek
- "Böyle zamanlarda Hacı'da ateşi ateşle söndürmekten başka çare olmadığını bilirim."
-
[-i]
Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek
- GİYDİRMEK
-
-
[-e]
Giyme işini yaptırmak
- "İstanbul'un mahalle bekçilerine bir çeşit elbise, bir çeşit şapka giydirdiler."
-
[mecaz]
Ağır sözler söylemek, hakaret etmek
-
[-e]
Giyme işini yaptırmak
- SEVDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Sevmesini sağlamak
- "Daha önceki gidişinde kendini yerli halka sevdirmişti."
-
[-e, -i]
Sevmesini sağlamak
- İÇİVERMEK
-
-
[-i]
Çabucak veya kısa sürede içmek
-
[-i]
Çabucak veya kısa sürede içmek
- BİLDİRMEK
-
-
[-e]
Herhangi bir şeyi haber vermek
- "Babası ile arasındaki bütün mektuplaşmaları bana da bildiriyor."
-
[nesnesiz]
Herhangi bir konuda bilgi vermek
- "Gönderdiğim mektubun bir ehemmiyeti yoktur diye bildir, dedi."
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bilinir duruma getirmek
- "Sadi hem acele acele konuşarak fikirlerini bildiriyor hem de gözlerini ileriye uçan bisikletlerden hiç alamıyordu."
-
[-e]
Herhangi bir şeyi haber vermek
- BÖLDÜRMEK
-
-
[-i]
Bölme işi yaptırmak
-
[-i]
Bölme işi yaptırmak
- ASIVERMEK
-
-
[-e, -i]
Çabucak asmak
- "Onu da öteki yanına asıverdi."
-
[-e, -i]
Çabucak asmak
- ALIVERMEK
-
-
[-i, nesnesiz]
Çabucak veya ansızın almak
- "Hani eskiden cahillere davultozuyla minaregölgesinden ilaç yapıp paralarını alıverenler varmış."
-
[-i, nesnesiz]
Çabucak veya ansızın almak
- BİÇTİRMEK
-
-
[-e, -i]
Biçme işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Biçme işini yaptırmak