Sonunda rmak olan 9 harfli 98 kelime var. RMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde rmak olan kelimeler listesine ya da başında rmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Rmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K M R
4 Harfli Kelimeler
MARK
3 Harfli Kelimeler
ARK, KAM, KAR, RAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AR, MA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAKTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Yakma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Yakma işini yaptırmak
- SANDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Sanmasına sebep olmak, zannettirmek
- "Kendisini ona yaklaşmış, onunla baş başa kalmış sandıran tenhalığa sevindi."
-
[-e, -i]
Sanmasına sebep olmak, zannettirmek
- YAZDIRMAK
-
-
[-e]
Yazma işini yaptırmak
- "Başkan yazıcıya bir şeyler yazdırdı."
-
Bakınız kaydettirmek
-
[-e]
Yazma işini yaptırmak
- PAVKIRMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Tilki veya çakal ulumak
- "Tok bir çakal toprakta debelenmekte, arada ince ve bembeyaz dişleriyle aya doğru pavkırmaktaydı."
-
Ateş, alev alev yanmak
-
Alev, bir yere doğru yönelmek
-
Çok öfkelenmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Tilki veya çakal ulumak
- VARDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Varmasına yol açmak; götürmek
- "Hasan'la ilgilerini evlenme kertesine vardırmak için canla başla çalışan Mesture Hanım..."
-
[-e, -i]
Varmasına yol açmak; götürmek
- KURDURMAK
-
-
[-e, -i]
Kurma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Kurma işini yaptırmak
- YAPTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek
- "Uzatmayalım, yeni yaptırdığım smokini giydim."
-
Hazırlanmasını sağlamak
- "Her ay iki beşibirarada yaptırıyor, karısı Gülsüm'ün kalın boynuna takıyordu."
-
[-e, -i]
Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek
- ÇATTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Çatma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Çatma işini yaptırmak
- KOYDURMAK
-
-
[-e, -i]
Birinin bir şeyi bir yere koymasını sağlamak
-
[-e, -i]
Birinin bir şeyi bir yere koymasını sağlamak
- HAYKIRMAK
-
-
[nesnesiz]
Telaş, şikâyet vb. sebeplerle yüksek sesle bağırmak
- "Çocuk haykırarak ağlamaya başlamıştı."
-
Çağırmak, seslenmek
- "Kahkahayla karışık bir sesle merdivenden aşağı haykırdım."
-
[mecaz]
Bir durum veya nitelik çok belirgin olarak görünmek
-
[nesnesiz]
Telaş, şikâyet vb. sebeplerle yüksek sesle bağırmak
- AÇADURMAK
-
-
[-i]
Açmayı sürdürmek
-
[-i]
Açmayı sürdürmek
- SAVDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Savma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Savma işini yaptırmak
- DOĞDURMAK
-
-
[-i]
Doğuncaya kadar beklemek
-
[-i]
Doğuncaya kadar beklemek
- SINDIRMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Kırmak, parçalamak
-
Yenerek bozmak, mağlup etmek
-
Bakınız sindirmek
-
[-i, ağızlardan]
Kırmak, parçalamak
- HIÇKIRMAK
-
-
[nesnesiz]
Boğazdan hıçkırık sesi çıkarmak
-
İçini çekerek ağlamak
- "Anası köşe bucak kaçıyor, tenha bir yer buldukça hıçkırıyordu."
-
[nesnesiz]
Boğazdan hıçkırık sesi çıkarmak
- BOZDURMAK
-
-
[-e, -i]
Bozma işini yaptırmak; bozdurtmak
- "Dün akşam, İstanbul'dan gelirken cebimdeki son mecidiyeyi bozdurup iki okka çavuş üzümü aldım."
-
[-e, -i]
Bozma işini yaptırmak; bozdurtmak
- SIÇTIRMAK
-
-
[-i]
Sıçma işini yaptırmak
-
[-i]
Sıçma işini yaptırmak
- KASTIRMAK
-
-
[-i]
Kasma işini yaptırmak
-
[-i]
Kasma işini yaptırmak
- TUTTURMAK
-
-
[-e, -i]
Tutmasını sağlamak
-
[nesnesiz]
Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak
- "Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum"
-
[nesnesiz]
Aklına koyup direnmek, ısrar etmek
- "Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor."
-
[-e, -i]
Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak
-
[nesnesiz]
Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek; yakalamak
- "Taşı fırlattı ama tutturamadı."
-
[-i]
Takip etmek
- "Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi."
-
[-e, -i]
Tutmasını sağlamak
- KIZDIRMAK
-
-
[-i]
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak
-
Bir yeri ısıtmak
-
[mecaz]
Bakınız öfkelendirmek
- "Onları kızdıracak bir kötülük mü yaptın?"
-
[-i]
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak