Sonunda rmak olan 12 harfli 88 kelime var. RMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde rmak olan kelimeler listesine ya da başında rmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Rmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K M R

4 Harfli Kelimeler

MARK

3 Harfli Kelimeler

ARK, KAM, KAR, RAM

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, AR, MA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PAYLAŞTIRMAK

  1. [-e, -i] Herkese kendi payına düşeni vermek; bölüştürmek, üleştirmek, taksim etmek, tevzi etmek
KULLAŞTIRMAK

  1. [-i] Kullaşma işini yaptırmak
KOPARTTIRMAK

  1. [-i] Kopartma işini yaptırmak
KANLANDIRMAK

  1. [-i] Kanlanmasını sağlamak
ÇOKLAŞTIRMAK

  1. [-i] Bakınız çoğaltmak
    • "“… başına felaket geleceğini ve gazeteci arkadaşlarının bu felaketi çabuklaştırmak ve çoklaştırmak maksadıyla neler yapacaklarını bilmiyor değildi…" (Mithat Cemal Kuntay)
TAÇLANDIRMAK

  1. [-i, mecaz] Taçlanma işini yaptırmak
    • "Silik tebessümünü nazik bir teşekkürle taçlandırarak çıtı pıtı cüssesini kucaklayıp gitti." (Elif Şafak)
ÇIKARTTIRMAK

  1. [-i] Çıkartma işini yaptırmak
BOLLAŞTIRMAK

  1. [-i] Bol duruma getirmek
    • "Ahlakı tango pantolonu gibi bollaştıralım, demiyorum." (Falih Rıfkı Atay)
YAYLANDIRMAK

  1. [-i] Yaylar aracılığıyla hareketliliğini sağlamak
  2. Altında yay varmış gibi esnetmek
ÇOĞALTTIRMAK

  1. [-i] Çoğaltma işini yaptırmak
    • "Yemeklerdeki eti, tabaklardaki helvayı çoğalttırır." (Bekir Semerci)
BAĞLATTIRMAK

  1. [-i] Bağlatma işini yaptırmak
    • "Köroğlu hepsinin kollarını birbirine bağlattırdı, bezirgânı da atının üstüne bağlattırıp Çamlıbel’e döndü." (Yaşar Kemal)
ARILAŞTIRMAK

  1. [-i] Yabancı şeylerden arınmış duruma getirmek
    • "Yüzüne vuran ışık gözlerindeki maviyi daha arılaştırmış, yaslı çocuk gülümsemesini iyice belirlemiş, kirpiklerinin gölgesini alnına alnına uzatıyor." (Attilâ İlhan)
  2. Bakınız özleştirmek
NURLANDIRMAK

  1. [-i] Nur gibi yapmak, parlak ve tertemiz bir duruma getirmek
  2. Bakınız aydınlatmak
KIVRANDIRMAK

  1. [-i] Kıvranmasına neden olmak
    • "Havaların çok sıcak gitmesinden mi yoksa bu sıcaklarda abur cubur yediğim için mi, bilemem, dört gün önce birdenbire kıvrandırıcı bir ağrıyla yatağa düştüm." (Nâzım Hikmet)
  2. [mecaz] Çok üzmek, acı çektirmek
    • "Beni kıvrandırmak hoşuna mı gidiyor?" (Tarık Buğra)
ANALAŞTIRMAK

  1. [-i] Annedeki özellikleri kazandırmak
TAVLANDIRMAK

  1. [-i] Tavlanmasını sağlamak
  2. [ağızlardan] Hayvanı semirtmek, şişmanlatmak
  3. [mecaz] Duygu ve fikirleri güçlendirmek, beslemek
    • "Esirlikte ve cefada, millet ruhunu tavlandıran bir sır olduğuna o akşam inandım." (Ruşen Eşref Ünaydın)
AĞILANDIRMAK

  1. [-i] Zehirli duruma getirmek
BAYILTTIRMAK

  1. [-i] Bayılmasına yol açmak, bayılmasını sağlamak
    • "Ameliyat esnasında katiyen kendisini bayılttırmaz." (Ömer Seyfettin)
YASLANDIRMAK

  1. [-i] Yaslanma işini yaptırmak
BAŞKALDIRMAK

  1. [-e] Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelmek; isyan etmek, kalkışmak, asileşmek
    • "Hiçbir şeye isyan etmez, kimseye başkaldırmazdı." (Peyami Safa)
  2. [nesnesiz, mecaz] İyice coşmak, kabarmak
    • "Başkaldırmış denizle dövüşe dövüşe boğulanı gördün mü?" (Zeyyat Selimoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü