Sonunda re olan 7 harfli 43 kelime var. RE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde re olan kelimeler listesine ya da başında re olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Re Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MEFKURE
-
Kelime Kökeni: Arapça mefkūre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ülkü
- "Bazıları mefkûrenin enginliğini ve azametini tamamıyla kavrayamayacak derecede dardırlar."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ülkü
- AŞİKARE
-
Kelime Kökeni: Farsça āşikāre
-
[zarf]
Bakınız açıkça
- "Kötülüğün aşikâre yapıldığını hiç gördün mü Ali ağa?"
-
[zarf]
Bakınız açıkça
- SEYYARE
-
Kelime Kökeni: Arapça seyyāre
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız gezegen
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız gezegen
- TEZKİRE
-
Kelime Kökeni: Arapça teẕkire
-
[isim, edebiyat]
Bakınız şuara tezkiresi
-
[isim, edebiyat]
Bakınız şuara tezkiresi
- HANÇERE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥancere
-
[isim, anatomi]
Bakınız gırtlak
- "Kuvvetli bir aktör hançeresine malik olmak lazımdı."
-
[isim, anatomi]
Bakınız gırtlak
- HÜCEYRE
-
Kelime Kökeni: Arapça hüceyre
-
[isim, eskimiş]
Çok küçük hücre
- "Bu, ailemizin hem yeni bir hayat hamlesi hem de hiç duymadığı bir ızdırap; âdeta bir hüceyrenin ikiye bölünüşüdür."
-
[isim, eskimiş]
Çok küçük hücre
- MAKSURE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḳṣūre
-
[isim, din bilimi]
Camilerde, parmaklıklarla çevrilmiş yer
-
[eskimiş]
Bir evin yabancıların girmesine izin verilmeyen bölümü
-
[eskimiş]
Tekkelerde zikre katılmayanların oturduğu yüksekçe, parmaklıklı yer
-
[isim, din bilimi]
Camilerde, parmaklıklarla çevrilmiş yer
- KÖSTERE
-
Kelime Kökeni: Farsça kuştere
-
[isim]
Bir tür uzun tahta rendesi; küstere
-
[isim]
Bir tür uzun tahta rendesi; küstere
- TESKERE
-
Kelime Kökeni: Farsça deskere
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sedye
-
Özellikle yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sedye
- YERKÜRE
-
-
[isim, coğrafya]
Üstünde yaşadığımız gök cismi; yer, yer yuvarı, yer yuvarlağı
-
[isim, coğrafya]
Üstünde yaşadığımız gök cismi; yer, yer yuvarı, yer yuvarlağı
- YEKPARE
-
Kelime Kökeni: Farsça yek + pāre
-
[sıfat]
Bakınız bütün
- "Pencerelerin karşı duvarı yerden tavana kadar yekpare aynayla örtülüydü."
-
[zarf]
Tek parça olarak, bütün olarak
- "Tarih, yekpare görülecek, topyekûn sevilecek yahut da nefret edilecek bir şey değildir."
-
[sıfat]
Bakınız bütün
- CENDERE
-
Kelime Kökeni: Farsça cendere
-
[isim, teknik]
Bakınız pres
-
[mecaz]
Manevi açıdan yapılan baskı
- "Aralarından biri itilip kakılınca hepsinin birden boynunda aynı cendere acısı."
-
[isim, teknik]
Bakınız pres
- TENCERE
-
Kelime Kökeni: Arapça tancara
-
[isim]
İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap
- "Bir çocuğa tencere getirmesini tembihliyordu."
-
[isim]
İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap
- ŞAHTERE
-
Kelime Kökeni: Farsça şāh + terre
-
[isim, bitki bilimi]
Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)
-
[isim, bitki bilimi]
Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)
- PENCERE
-
Kelime Kökeni: Farsça pencere
-
[isim]
Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık
- "Yüzümü en çok da pencerelerden yana döndürüyorum."
-
Bakınız temek
-
[isim]
Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık
- KESTERE
-
-
[isim]
Bakınız kitre
-
[isim]
Bakınız kitre
- DEKLARE
-
Kelime Kökeni: Fransızca déclaré
-
[sıfat]
Gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirme
-
Herhangi bir konudaki görüşünü ilgililere ilan etme
-
[sıfat]
Gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirme
- BİBEHRE
-
Kelime Kökeni: Farsça bībehre
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kısmetsiz
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kısmetsiz
- TAMKARE
-
-
[isim, matematik]
Bir rasyonel sayının veya cebirsel ifadenin karesi olan sayı veya ifade
-
[isim, matematik]
Bir rasyonel sayının veya cebirsel ifadenin karesi olan sayı veya ifade
- ULUDERE
-
-
[isim]
Şırnak iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Şırnak iline bağlı ilçelerden biri