Sonunda re olan 7 harfli 43 kelime var. RE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde re olan kelimeler listesine ya da başında re olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Re Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E R

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MEFKURE

Kelime Kökeni: Arapça mefkūre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ülkü
    • "Bazıları mefkûrenin enginliğini ve azametini tamamıyla kavrayamayacak derecede dardırlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
AŞİKARE

Kelime Kökeni: Farsça āşikāre

  1. [zarf] Bakınız açıkça
    • "Kötülüğün aşikâre yapıldığını hiç gördün mü Ali ağa?" (Sait Faik Abasıyanık)
SEYYARE

Kelime Kökeni: Arapça seyyāre

  1. [isim, eskimiş, gök bilimi] Bakınız gezegen
TEZKİRE

Kelime Kökeni: Arapça teẕkire

  1. [isim, edebiyat] Bakınız şuara tezkiresi
HANÇERE

Kelime Kökeni: Arapça ḥancere

  1. [isim, anatomi] Bakınız gırtlak
    • "Kuvvetli bir aktör hançeresine malik olmak lazımdı." (Halit Fahri Ozansoy)
HÜCEYRE

Kelime Kökeni: Arapça hüceyre

  1. [isim, eskimiş] Çok küçük hücre
    • "Bu, ailemizin hem yeni bir hayat hamlesi hem de hiç duymadığı bir ızdırap; âdeta bir hüceyrenin ikiye bölünüşüdür." (Orhan Seyfi Orhon)
MAKSURE

Kelime Kökeni: Arapça maḳṣūre

  1. [isim, din bilimi] Camilerde, parmaklıklarla çevrilmiş yer
  2. [eskimiş] Bir evin yabancıların girmesine izin verilmeyen bölümü
  3. [eskimiş] Tekkelerde zikre katılmayanların oturduğu yüksekçe, parmaklıklı yer
KÖSTERE

Kelime Kökeni: Farsça kuştere

  1. [isim] Bir tür uzun tahta rendesi; küstere
TESKERE

Kelime Kökeni: Farsça deskere

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sedye
  2. Özellikle yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç
YERKÜRE

  1. [isim, coğrafya] Üstünde yaşadığımız gök cismi; yer, yer yuvarı, yer yuvarlağı
YEKPARE

Kelime Kökeni: Farsça yek + pāre

  1. [sıfat] Bakınız bütün
    • "Pencerelerin karşı duvarı yerden tavana kadar yekpare aynayla örtülüydü." (Cahit Uçuk)
  2. [zarf] Tek parça olarak, bütün olarak
    • "Tarih, yekpare görülecek, topyekûn sevilecek yahut da nefret edilecek bir şey değildir." (Yahya Kemal Beyatlı)
CENDERE

Kelime Kökeni: Farsça cendere

  1. [isim, teknik] Bakınız pres
  2. [mecaz] Manevi açıdan yapılan baskı
    • "Aralarından biri itilip kakılınca hepsinin birden boynunda aynı cendere acısı." (Necip Fazıl Kısakürek)
TENCERE

Kelime Kökeni: Arapça tancara

  1. [isim] İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap
    • "Bir çocuğa tencere getirmesini tembihliyordu." (Ayla Kutlu)
ŞAHTERE

Kelime Kökeni: Farsça şāh + terre

  1. [isim, bitki bilimi] Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)
PENCERE

Kelime Kökeni: Farsça pencere

  1. [isim] Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık
    • "Yüzümü en çok da pencerelerden yana döndürüyorum." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız temek
KESTERE

  1. [isim] Bakınız kitre
DEKLARE

Kelime Kökeni: Fransızca déclaré

  1. [sıfat] Gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirme
  2. Herhangi bir konudaki görüşünü ilgililere ilan etme
BİBEHRE

Kelime Kökeni: Farsça bībehre

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kısmetsiz
TAMKARE

  1. [isim, matematik] Bir rasyonel sayının veya cebirsel ifadenin karesi olan sayı veya ifade
ULUDERE

  1. [isim] Şırnak iline bağlı ilçelerden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü