Sonunda re olan 6 harfli 41 kelime var. RE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde re olan kelimeler listesine ya da başında re olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Re Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E R

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAŞERE

Kelime Kökeni: Arapça ḥaşere

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız böcek
KEMERE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri
DEKORE

Kelime Kökeni: Fransızca décoré

  1. [sıfat] "Bir yere süsleme amacıyla düzen vermek" anlamındaki dekore etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
PORTRE

Kelime Kökeni: Fransızca portrait

  1. [isim] Bir kimsenin yağlı boya, sulu boya, kara kalem vb. bir yolla yapılmış resmi
    • "Biri ötekinin portresini yapıyor, biri kitap okuyor ve öteki notlar alıyor." (Peyami Safa)
  2. [edebiyat] Bir kimsenin, bir şeyin sözlü veya yazılı tasviri
    • "Milliyet'in eski pazar eklerinde on beş hafta boyu portreler yazmıştım." (Haldun Taner)
CEZİRE

Kelime Kökeni: Arapça cezīre

  1. [isim, eskimiş, coğrafya] Bakınız ada
    • "Cezirede yaşayan insanların dehşetli durumunun izlerini gören komite azaları hüngür hüngür ağlamaktan kendilerini alamamışlardı." (Betül Aslan)
ŞERARE

Kelime Kökeni: Arapça şerāre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kıvılcım
    • "Bir şerare aydınlığında, aklından bin şey geçti." (Peyami Safa)
CEBİRE

Kelime Kökeni: Arapça cebīre

  1. [isim, eskimiş] Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha; süyek, koaptör
  2. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk
    • "Bir müteahhit bulunmuş, 5.500 çift cebirenin taşıtılması emri alınmış fakat Maliye gereken parayı vermediğinden taşıma işinin bu yol ile yaptırılamayacağı anlaşılmıştır." (Ziya Gürel)
ÜSKÜRE

  1. [isim, ağızlardan] Topraktan veya madenden yapılmış çorba tası, çukur çanak
KEBERE

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız gebre otu
HARARE

  1. [isim] Zimbabve'nin başkenti
SEMERE

Kelime Kökeni: Arapça s̱emere

  1. [isim, eskimiş] Yemiş, meyve, ürün
  2. [mecaz] Bakınız verim
    • "Sonunda bu zahmetli uğraşın semeresini görür gibi oldu." (Ahmet Ümit)
KONGRE

Kelime Kökeni: Fransızca congrès

  1. [isim] Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı
    • "Sonradan öğrendim ki bu efendiler ticaret kongresine gelmiş delegelermiş." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Sorunları görüşmek, fikir alışverişinde bulunmak ve kararlar almak amacıyla bir araya gelen kimselerin yaptığı toplantı
    • "Erzurum Kongresi."
  3. Bir meslek dalında belirli konular üzerinde bilgi alışverişinde bulunmak üzere yapılan toplantı
  4. Bakınız kurultay
  5. Amerika Birleşik Devletleri'nde Temsilciler Meclisi ile Senatonun bir aradayken aldıkları ad
VETİRE

Kelime Kökeni: Arapça vetīre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız süreç
    • "Bir şiirindeki “Irkın seni iklimine benzer yaratırken” mısrası ile kadın güzelliğini hatta bütün estetiğini bu tarihî vetireye bağlar." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  2. Bakınız tarz
  3. Burun deliklerini ayıran zar
TOLERE

Kelime Kökeni: Fransızca toléré

  1. [sıfat] "Hoş görmek; kaldırmak, katlanmak, tahammül etmek; gidermek" anlamlarındaki tolere etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
KONKRE

Kelime Kökeni: Fransızca concret

  1. [sıfat] Bakınız somut
TABURE

Kelime Kökeni: Fransızca tabouret

  1. [isim] Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle; sekmen
ŞECERE

Kelime Kökeni: Arapça şecere

  1. [isim] Bakınız soyağacı
  2. Atların soyunun yazılı olduğu çizelge
SEFİRE

Kelime Kökeni: Arapça sefīre

  1. [isim] Kadın elçi
    • "Sefiremizin tiyatrosever oluşu konuşmalara daha da revnak verdi." (Haldun Taner)
  2. Elçi karısı
PİYORE

Kelime Kökeni: Fransızca pyorrhée

  1. [isim, tıp] Diş etinde görülen iltihap
BAKİRE

Kelime Kökeni: Arapça bākire

  1. [sıfat] Cinsel ilişkide bulunmamış (dişi); kızoğlan, kızoğlankız, erden
    • "Bu mahallede bakire kızları bakkal dükkânına bile yollamıyorlar." (Peyami Safa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü