Sonunda re olan 5 harfli 51 kelime var. RE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde re olan kelimeler listesine ya da başında re olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Re Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E R

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FLÖRE

Kelime Kökeni: Fransızca fleuret

  1. [isim, spor] Bakınız dürtücü kılıç
  2. Bu kılıç kullanılarak oynanan, hedef bölgesi sadece gövde olan bir tür kılıç oyunu
GEMRE

  1. [isim, bitki bilimi] Son turfanda yetişen, sert kabuklu bir tür siyah üzüm
    • "Onlarla bizim bahçenin ortak duvarının onların bahçesine bakan yüzünde, hereklere sardırılmış kırmızı yeşil meyveli gemre asmaları vardı." (Musa Genç)
AŞURE

Kelime Kökeni: Arapça ʿāşūrā

  1. [isim] Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü
    • "Aşure yiyen İhsan, Orhan'ı görünce kâseyi ve kaşığı birdenbire elinden bıraktı." (Peyami Safa)
İDARE

Kelime Kökeni: Arapça idāre

  1. [isim] Yönetme, çekip çevirme; güdüm, yönetim
    • "Bu zat, propagandayı tertip ve idareye memur imiş." (Atatürk)
  2. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü
  3. Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam
    • "Meğer Gazi Paşa gelecekmiş. İdare her sınıfa Afet Hanım'ın Yurt Bilgisi kitabından üçer nüsha dağıttı." (Haldun Taner)
  4. Bir kurumun işlerini yürüten kurul
    • "Gazete idaresi tarafından zarf kazara açılmış." (Peyami Safa)
  5. Bakınız tutum
    • "Birdenbire, elindeki suyu günlerce idareye mecbur bir kazazede hâline geldim." (Necip Fazıl Kısakürek)
  6. İdare kandili veya lambası
  7. Hoş görme, göz yumma
  8. Bakınız yetinme
    • "Bu son hatıralarla sonuna kadar idareye çalışıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
GEBRE

  1. [isim] Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese
    • "Gebre, kıldan, hamam kesesine benzer yapılmıştır." (Cahit Külebi)
LİBRE

Kelime Kökeni: İtalyanca libbra

  1. [isim] Yarım kilogramlık bir ağırlık ölçü birimi
AVARE

Kelime Kökeni: Farsça āvāre

  1. [sıfat] İşsiz güçsüz dolaşan (kimse); avara (I)
    • "Daha ne kadar sürdürebilecekti bu avare yaşamını?" (Ayşe Kulin)
  2. Kararsız, dengesiz olan
  3. Şaşkınlaşmış olan
  4. Belli bir düzeni olmayan
BEHRE

Kelime Kökeni: Farsça behre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kısmet
    • "İşin içinde bir behre, bir hüner, bir iktidar dahi bulunmalıdır." (Ahmet Midhat Efendi)
ŞAİRE

Kelime Kökeni: Arapça şāʿire

  1. [isim, eskimiş] Kadın şair
DEVRE

Kelime Kökeni: Arapça devre

  1. [isim] Belirlenmiş zaman dilimi; fasıl
    • "Bu kadar uzun bir bekleyiş devresi, tatsız ara veriş yeter." (Aka Gündüz)
  2. [fizik] Bakınız çevrim
ÇEVRE

  1. [isim] Bir şeyin yakını, dolayı; etraf, periferi
    • "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır." (Oktay Rifat)
  2. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam; dünya, muhit
    • "Ayrıca ben, oldukça kapalı bir çevrede yetişmiştim." (Adalet Ağaoğlu)
  3. Bakınız ortalık
  4. Bakınız yağlık
    • "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti." (Mahmut Yesari)
  5. [mecaz] Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü; muhit
    • "Burada hükûmet çevrelerinin de övgüye değer davranışını belirtmek gerekir." (Metin And)
  6. [mecaz] Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar; muhit
    • "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir." (Haldun Taner)
  7. [matematik] Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi
  8. [toplum bilimi] Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin tümü
KESRE

Kelime Kökeni: Arapça kesre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız esre
ÜZERE

  1. [edat] ... amacıyla
    • "Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar." (Peyami Safa)
  2. ... şartıyla
    • "Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz."
  3. Bir işin veya durumun yaklaşmakta olduğunu bildiren bir söz
    • "Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere olduğumuzu hissedersek ne yapalım?" (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [edat] Bakınız gibi
    • "Daha önce belirtildiği üzere gramerlerimizin edatlar konusu oldukça karışıktır." (Zeynep Korkmaz)
GÜBRE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde; kemre
    • "Dünyanın masrafını yapmış, bahçeye araba araba toprak ve gübre taşıtmıştır." (Tarık Buğra)
OMBRE

Kelime Kökeni: Fransızca ombré

  1. [isim] Bakınız krepe balyaj
DEMRE

  1. [isim] Antalya iline bağlı ilçelerden biri
LİTRE

Kelime Kökeni: Yunanca

  1. [isim, matematik] Sıvıları ölçmede kullanılan, bir desimetreküp hacminde ölçü birimi
  2. [sıfat] Bu birimde bir kabın alabileceği miktarda olan
    • "Şimdi yedek iki litre kan var elimizde." (Necati Cumalı)
ZERRE

Kelime Kökeni: Arapça ẕerre

  1. [isim] Çok küçük parçacık; habbe
    • "Kendi servetinden bir zerresini vatan namına feda etmemişti." (Ömer Seyfettin)
  2. [eskimiş] 0,00156 gram olan ağırlık ölçü birimi
MUARE

Kelime Kökeni: Fransızca moiré

  1. [isim] Dalgalı parıltılar verilmiş olan bir kumaş türü, kareli kumaş
    • "Markizeti, muareyi kaç kişi biliyor günümüzde?" (Selim İleri)
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılan
    • "Sık sık muare elbisesinin ceplerini yokluyor." (Selim İleri)
ANTRE

Kelime Kökeni: Fransızca entrée

  1. [isim] Bakınız giriş
    • "Kilidi anahtarın içinde döndürüp aynı anda kapıyı açarak itiyorum onu, dışarı fırlıyorum, antreye koşup mantomu kaparak sokağa atıyorum kendimi." (İnci Aral)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü