Sonunda re olan 5 harfli 51 kelime var. RE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde re olan kelimeler listesine ya da başında re olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Re Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FLÖRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca fleuret
-
[isim, spor]
Bakınız dürtücü kılıç
-
Bu kılıç kullanılarak oynanan, hedef bölgesi sadece gövde olan bir tür kılıç oyunu
-
[isim, spor]
Bakınız dürtücü kılıç
- GEMRE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Son turfanda yetişen, sert kabuklu bir tür siyah üzüm
- "Onlarla bizim bahçenin ortak duvarının onların bahçesine bakan yüzünde, hereklere sardırılmış kırmızı yeşil meyveli gemre asmaları vardı."
-
[isim, bitki bilimi]
Son turfanda yetişen, sert kabuklu bir tür siyah üzüm
- AŞURE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāşūrā
-
[isim]
Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü
- "Aşure yiyen İhsan, Orhan'ı görünce kâseyi ve kaşığı birdenbire elinden bıraktı."
-
[isim]
Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü
- İDARE
-
Kelime Kökeni: Arapça idāre
-
[isim]
Yönetme, çekip çevirme; güdüm, yönetim
- "Bu zat, propagandayı tertip ve idareye memur imiş."
-
Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü
-
Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam
- "Meğer Gazi Paşa gelecekmiş. İdare her sınıfa Afet Hanım'ın Yurt Bilgisi kitabından üçer nüsha dağıttı."
-
Bir kurumun işlerini yürüten kurul
- "Gazete idaresi tarafından zarf kazara açılmış."
-
Bakınız tutum
- "Birdenbire, elindeki suyu günlerce idareye mecbur bir kazazede hâline geldim."
-
İdare kandili veya lambası
-
Hoş görme, göz yumma
-
Bakınız yetinme
- "Bu son hatıralarla sonuna kadar idareye çalışıyorum."
-
[isim]
Yönetme, çekip çevirme; güdüm, yönetim
- GEBRE
-
-
[isim]
Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese
- "Gebre, kıldan, hamam kesesine benzer yapılmıştır."
-
[isim]
Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese
- LİBRE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca libbra
-
[isim]
Yarım kilogramlık bir ağırlık ölçü birimi
-
[isim]
Yarım kilogramlık bir ağırlık ölçü birimi
- AVARE
-
Kelime Kökeni: Farsça āvāre
-
[sıfat]
İşsiz güçsüz dolaşan (kimse); avara (I)
- "Daha ne kadar sürdürebilecekti bu avare yaşamını?"
-
Kararsız, dengesiz olan
-
Şaşkınlaşmış olan
-
Belli bir düzeni olmayan
-
[sıfat]
İşsiz güçsüz dolaşan (kimse); avara (I)
- BEHRE
-
Kelime Kökeni: Farsça behre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kısmet
- "İşin içinde bir behre, bir hüner, bir iktidar dahi bulunmalıdır."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kısmet
- ŞAİRE
-
Kelime Kökeni: Arapça şāʿire
-
[isim, eskimiş]
Kadın şair
-
[isim, eskimiş]
Kadın şair
- DEVRE
-
Kelime Kökeni: Arapça devre
-
[isim]
Belirlenmiş zaman dilimi; fasıl
- "Bu kadar uzun bir bekleyiş devresi, tatsız ara veriş yeter."
-
[fizik]
Bakınız çevrim
-
[isim]
Belirlenmiş zaman dilimi; fasıl
- ÇEVRE
-
-
[isim]
Bir şeyin yakını, dolayı; etraf, periferi
- "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır."
-
Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam; dünya, muhit
- "Ayrıca ben, oldukça kapalı bir çevrede yetişmiştim."
-
Bakınız ortalık
-
Bakınız yağlık
- "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti."
-
[mecaz]
Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü; muhit
- "Burada hükûmet çevrelerinin de övgüye değer davranışını belirtmek gerekir."
-
[mecaz]
Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar; muhit
- "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir."
-
[matematik]
Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi
-
[toplum bilimi]
Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin tümü
-
[isim]
Bir şeyin yakını, dolayı; etraf, periferi
- KESRE
-
Kelime Kökeni: Arapça kesre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız esre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız esre
- ÜZERE
-
-
[edat]
... amacıyla
- "Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar."
-
... şartıyla
- "Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz."
-
Bir işin veya durumun yaklaşmakta olduğunu bildiren bir söz
- "Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere olduğumuzu hissedersek ne yapalım?"
-
[edat]
Bakınız gibi
- "Daha önce belirtildiği üzere gramerlerimizin edatlar konusu oldukça karışıktır."
-
[edat]
... amacıyla
- GÜBRE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde; kemre
- "Dünyanın masrafını yapmış, bahçeye araba araba toprak ve gübre taşıtmıştır."
-
[isim]
Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde; kemre
- OMBRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca ombré
-
[isim]
Bakınız krepe balyaj
-
[isim]
Bakınız krepe balyaj
- DEMRE
-
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
- LİTRE
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim, matematik]
Sıvıları ölçmede kullanılan, bir desimetreküp hacminde ölçü birimi
-
[sıfat]
Bu birimde bir kabın alabileceği miktarda olan
- "Şimdi yedek iki litre kan var elimizde."
-
[isim, matematik]
Sıvıları ölçmede kullanılan, bir desimetreküp hacminde ölçü birimi
- ZERRE
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕerre
-
[isim]
Çok küçük parçacık; habbe
- "Kendi servetinden bir zerresini vatan namına feda etmemişti."
-
[eskimiş]
0,00156 gram olan ağırlık ölçü birimi
-
[isim]
Çok küçük parçacık; habbe
- MUARE
-
Kelime Kökeni: Fransızca moiré
-
[isim]
Dalgalı parıltılar verilmiş olan bir kumaş türü, kareli kumaş
- "Markizeti, muareyi kaç kişi biliyor günümüzde?"
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılan
- "Sık sık muare elbisesinin ceplerini yokluyor."
-
[isim]
Dalgalı parıltılar verilmiş olan bir kumaş türü, kareli kumaş
- ANTRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca entrée
-
[isim]
Bakınız giriş
- "Kilidi anahtarın içinde döndürüp aynı anda kapıyı açarak itiyorum onu, dışarı fırlıyorum, antreye koşup mantomu kaparak sokağa atıyorum kendimi."
-
[isim]
Bakınız giriş