Sonunda re olan 4 harfli 38 kelime var. RE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde re olan kelimeler listesine ya da başında re olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim
  2. Yeryüzü, dünya
    • "Ben de yıldızlar gibi, küre gibi, ben de yalnız ve herkese uzaktım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

PÜRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sebzeyi, eti ezerek veya süzgeçten geçirerek elde edilen ezme
    • "Patates püresi. Kestane püresi."

ŞİRE
...
TİRE

  1. [isim] Dikişte kullanılan pamuk ipliği
    • "Parmak uçlarında ince ince delik çorapları renkli tire ile iliştiriyordu." (Mahmut Yesari)
  2. [sıfat] Pamuk ipliğinden yapılmış

ÖTRE

  1. [isim] Arap harfli metinlerde bir ünsüzün o, ö, u, ü seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret

VİRE
...
NERE

  1. [isim] Hangi yer?
    • "Buranın nere olduğunu biliyor musunuz? Bu, nerenin resmi?"
    • "Konya nere Ankara nere."
  2. Hangi taraf?
  3. Hangi organ?
    • "Nereniz ağrıyor?"
  4. Tekrarlandığında karşılaştırılan şeylerin uzaklığını belirten bir söz
    • "İzmir nere, Ankara nere?"

YÖRE

  1. [isim] Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar, dolay

FİRE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Her tür ticari malda kuruma, dökülme, bozulma vb. sebeplerle eksilme, ağırlık yitimi
    • "Sabun kuruyunca çok fire verir."
  2. Bir iş yapılırken çıkan artık parça

UMRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hac mevsimi dışında Kâbe'yi ve Mekke'nin öbür kutsal yerlerini ziyaret etme

TERE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki (Lepidium)

SERE

  1. [isim] Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık, sele

ÜZRE

  1. [edat] Bakınız üzere

TÖRE

  1. [isim] Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet
    • "Töre anlayışları bu bilinçlilikleriyle pekişmiştir." (Necati Cumalı)
  2. Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap

PARE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Parça, kısım
  2. Tane, adet
    • "Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi / Yeni doğmuş ayı gördükleri yerden geliyor." (Yahya Kemal Beyatlı)

PİRE

  1. [isim] Pireler takımında, insanın ve bazı hayvanların kanını emerek yaşayan, iyi sıçradığı için kolay yakalanamayan, küçük, asalak böcek (Pulex)
    • "Onların başıboş duygusallıklarının deve yaptığı pireleri, büyüttükleri sorunlarını çözümlemeye çaba harcamıyor muyuz?" (Haldun Taner)
    • "Hem o kadar nişancıdır ki pireyi gözünden vurur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

KARE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba
  2. [sıfat] Bu biçimde olan
    • "Kare masa."
  3. İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın bir araya gelmesi
    • "Kare as. Kare kız."
  4. Bir sayının kendisiyle çarpımı

APRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kumaş veya derinin cilalanması, perdahlanması
  2. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde

SURE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kur'an'ın yüz on dört bölümünden her biri
    • "İmam Efendi, bir serviye belini dayayıp çömelerek Mülk suresini okumaya başladı." (Memduh Şevket Esendal)

İARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eğreti, ödünç
    • "Bu iare tuvaletiyle, kendi güzelliğinin gururunu da feda ederek bahçeye çıktı." (Peyami Safa)
  2. Eğreti verme, ödünç verme

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü