Başında re olan 7 harfli 41 kelime var. Re ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde re olan kelimeler listesine ya da sonu re ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında re bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RESİTAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tek bir sanatçının tek bir çalgı ile verdiği konser
- "Piyano resitali."
-
Oyuncunun tek başına gösterdiği başarılı etkinlik
-
[isim]
Tek bir sanatçının tek bir çalgı ile verdiği konser
- RENKSİZ
-
-
[sıfat]
Rengi olmayan
- "Islak topraklardan renksiz dumanlarla beraber keskin bir toprak kokusu yükseliyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Solgun görünen, soluk
- "Bu sabah Munise biraz hasta ve renksiz uyandı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan
- "Geriye kalan üç dört yolcuya gelince bunlar lalettayin ve renksiz insanlardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
[sıfat]
Rengi olmayan
- REPLİKA
- ...
- REŞMECİ
- ...
- REAKTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ayıraç
-
[isim]
Ayıraç
- REALİST
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Gerçekçi
- "Kukla oyunu realist bir yansıtma değil." (Haldun Taner)
- "Her türlüsünde de faydalarını ve mahzurlarını görecek kadar realist olalım." (Peyami Safa)
-
Gerçekçi
- REVAKLI
- ...
- RETORİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Güzel söz söyleme, hitabet sanatı
-
Söz sanatlarını inceleyen bilim dalı, belagat
-
[isim]
Güzel söz söyleme, hitabet sanatı
- REFAKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
- "Nice yıllar devam eden bir refakatin hatırası bundan mı ibaretti?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
- "Fahri, Cağaloğlu'na kadar onlara refakat etti." (Peyami Safa)
-
Eşlik etme
- "Sabih Hüsnü, kemanla bana refakat etti." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
- REALİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gerçek, gerçeklik
- "Bir meseleyle karşılaştı mı realiteleri göremez." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[isim]
Gerçek, gerçeklik
- REALİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gerçekçilik
-
[isim]
Gerçekçilik
- REFAHLI
-
-
[sıfat]
Müreffeh, rahat, huzurlu
- "Bu mesut ve refahlı hayat güzel güzel arızasız geçerken ne kıyametler koptu." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Müreffeh, rahat, huzurlu
- REİSLİK
-
-
[isim]
Başkanlık
- "Zavallı adam ihtiyarlıkta sürünmesin diye bir kulüp açarak reisliğini ona verdiler." (Falih Rıfkı Atay)
-
Küçük tekne kaptanlığı
-
[isim]
Başkanlık
- REFETME
-
-
[isim]
Refetmek işi
-
[isim]
Refetmek işi
- RENDELİ
-
-
[sıfat]
Rendesi olan, rendelenmiş
- "Rendeli tahta."
-
[sıfat]
Rendesi olan, rendelenmiş
- REAKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yakıt olarak çevre havayı kullanan ve pervanelerin yardımı olmaksızın doğrudan doğruya tepki ile çalışan, iki ucu açık boru biçiminde itici
-
Bir katalizör yardımıyla kimyasal tepkime yaparak üretim elde edilen endüstri kuruluşu
- "Atom reaktörü."
-
[isim]
Yakıt olarak çevre havayı kullanan ve pervanelerin yardımı olmaksızın doğrudan doğruya tepki ile çalışan, iki ucu açık boru biçiminde itici
- RENCİDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
İncinmiş, kalbi kırılmış
- "Seni rencide ettiysem özür dilerim, ben sadece bizim hassasiyetimizi anlamanı istedim." (Ahmet Ümit)
- "Bir dostluk havası içinde bile olsa ferdin şahsi hürriyeti ve şahsi vakarı bundan rencide oluyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
İncinmiş, kalbi kırılmış
- REZALET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Toplumun duygularını inciten olay veya durum, kepazelik, maskaralık, rezillik
- "Trafik düzeni rezalettir günden güne." (Necati Cumalı)
- "Her kadının takdim edilmek için can attığı böyle büyük bir adamla dansı yarıda bırakıp rezalet çıkarmak için insanın aklı kaçık olmalı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Toplumun duygularını inciten olay veya durum, kepazelik, maskaralık, rezillik
- REFTİYE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda Tanzimat'a kadar ihraç edilen maldan alınan vergi
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda Tanzimat'a kadar ihraç edilen maldan alınan vergi
- REKOLTE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Tarımda bir yılda derlenen ürünlerin bütünü
- "Bu yılın buğday rekoltesi..."
-
[isim]
Tarımda bir yılda derlenen ürünlerin bütünü