Sonunda raç olan 20 kelime var. RAÇ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde raç olan kelimeler listesine ya da başında raç olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DONDURAÇ, İSTİHRAÇ, KALDIRAÇ, KINDIRAÇ, SUNTIRAÇ, TUTTURAÇ
AYIRAÇ, BAKRAÇ, KAVRAÇ
AYRAÇ, DARAÇ, DURAÇ, HARAÇ, İHRAÇ, KIRAÇ, MİRAÇ, SARAÇ, TURAÇ, VURAÇ
ARAÇ
Raç Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ÇAR
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İSTİHRAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça istiḫrāc
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız çıkarsama
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız çıkarsama
- KINDIRAÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Oluk veya yiv açmaya yarayan araç
-
[isim, ağızlardan]
Oluk veya yiv açmaya yarayan araç
- SUNTIRAÇ
-
Kelime Kökeni: Farsça sumterāş
-
[isim]
Nalbantların, nallanacak hayvanın tırnağını keserken kullandıkları keskin araç
-
Saraçların derilere yiv açmakta kullandıkları, metalden U biçimindeki araç
-
[isim]
Nalbantların, nallanacak hayvanın tırnağını keserken kullandıkları keskin araç
- DONDURAÇ
-
-
[isim]
Bakınız derin dondurucu
-
[isim]
Bakınız derin dondurucu
- TUTTURAÇ
-
-
[isim]
Bir şeyin bağlanıp tutturulduğu nesne
-
[isim]
Bir şeyin bağlanıp tutturulduğu nesne
- KALDIRAÇ
-
-
[isim]
Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk; basarna, manivela
-
[isim]
Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk; basarna, manivela
- BAKRAÇ
-
-
[isim]
Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova
- "Kuyu bakracı."
-
[sıfat]
Bu kovanın alabildiği miktarda olan
- "Yüzleri, kafalarından aşağı birkaç bakraç su akıtılmış gibi sırılsıklamdı terden."
-
[isim]
Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova
- KAVRAÇ
-
-
[isim]
Ağır taşları tutup kaldırmaya yarayan, iki tutaklı demir araç
-
[isim]
Ağır taşları tutup kaldırmaya yarayan, iki tutaklı demir araç
- AYIRAÇ
-
-
[isim, kimya]
Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler; belirteç, miyar, reaktif
-
[isim, kimya]
Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler; belirteç, miyar, reaktif
- DURAÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaide
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaide
- AYRAÇ
-
-
[isim]
Cümledeki anlama eklenen bilgilerin başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimlerdeki işaret; parantez
-
Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası; bellik
-
[isim]
Cümledeki anlama eklenen bilgilerin başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimlerdeki işaret; parantez
- İHRAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça iḫrāc
-
[isim]
Çıkarma, dışarıya atma
-
İlişkisini kesme
-
[ticaret]
Yurt dışına mal satma
-
[isim]
Çıkarma, dışarıya atma
- MİRAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça miʿrāc
-
[isim]
Göğe çıkma
-
[isim]
Göğe çıkma
- TURAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça durrāc
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüngillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, soyu azalmış bir tür kuş (Tetrao francolinus)
- "İyi bir avcı olur da turaç vurursan bana da turaç getir."
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüngillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, soyu azalmış bir tür kuş (Tetrao francolinus)
- DARAÇ
-
-
[sıfat]
Bakınız dar (I)
- "Başını, geçtiğimiz daraç bir sokaktaki yamru yumru karanlık evlerin arasından görünen gökyüzünün mavi boşluğuna doğru kaldırarak geniş soluklar alıyor."
-
[sıfat]
Bakınız dar (I)
- SARAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça serrāc
-
[isim]
Koşum ve eyer takımları yapan veya satan kimse
-
Koşum ve eyer takımlarını işleyen ve süsleyen kimse
-
Deri, muşamba vb.nden bavul, çanta, cüzdan, kemer yapan kimse
-
[isim]
Koşum ve eyer takımları yapan veya satan kimse
- HARAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫarāc
-
[isim]
Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para; baç
- "Yüzde on haraç alıyorlar."
-
[tarih]
Osmanlı Devleti'nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi
-
[tarih]
Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi
-
[isim]
Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para; baç
- KIRAÇ
-
-
[sıfat]
Verimsiz veya susuz, bitek olmayan (toprak)
-
[sıfat]
Verimsiz veya susuz, bitek olmayan (toprak)
- VURAÇ
-
-
[isim, spor]
Bakınız raket
-
[isim, spor]
Bakınız raket
- ARAÇ
-
-
[isim]
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne
-
Bakınız taşıt
- "Araçlarından inen iki polis sulara basmamak için sıçrayarak kapıya doğru yaklaşıyorlar."
-
[mecaz]
Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey; vasıta
- "Bu yüzden iyi anlaşmak için araçların mükemmelliği söz konusu değildir."
-
[isim]
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne