Sonunda ra olan 5 harfli 55 kelime var. RA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ra olan kelimeler listesine ya da başında ra olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ra Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R

2 Harfli Kelimeler

AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞUARA

Kelime Kökeni: Arapça şuʿarā

  1. [isim, eskimiş] Şairler
AVARA

Kelime Kökeni: İtalyanca avara

  1. [isim, denizcilik] Geminin yanaştığı kıyı veya iskeleden hareket ederek uzaklaşması
  2. [ünlem] Bir geminin sahilden veya yanaştığı başka bir gemiden uzaklaşması için verilen komut
SAFRA

Kelime Kökeni: İtalyanca saburra

  1. [isim] Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık
  2. [denizcilik] Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık; balast
    • "Fakat kotranın altındaki safra onu kurtarır da safrasız salapurya birdenbire alabora oluverir." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. [denizcilik] Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık; balast
  4. [mecaz] Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey
HİDRA

Kelime Kökeni: Fransızca hydre

  1. [isim, hayvan bilimi] Hidralar takımından, 1 santimetre uzunluğundaki, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan tatlı su hayvanı (Hydra)
HAVRA

Kelime Kökeni: İbranice

  1. [isim, din bilimi] Bakınız sinagog
  2. [mecaz] Çok gürültülü yer
    • "Madrid'de kahvehaneyi gördüm ki havradır / Bir yerdeyiz ki söz denilen şey palavradır" (Yahya Kemal Beyatlı)
TAHRA

Kelime Kökeni: Farsça dehre

  1. [isim, ağızlardan] Bir tür eğri budama bıçağı
ÇUMRA

  1. [isim] Konya iline bağlı ilçelerden biri
KOFRA

Kelime Kökeni: Fransızca coffret

  1. [isim] Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu
FLORA

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, bitki bilimi] Bir ülke, bir bölge veya belirli bir yöredeki bitki türlerinin tümü; bitey
  2. Bu bitki türlerinin adını ve tanımlarını veren, şekillerini gösteren kitap
ÇAKRA

Kelime Kökeni: Sanskrit

  1. [isim] Hindu geleneklerine ve bazı inanç sistemlerine göre insan bedeninde bulunan enerjiyi tüm vücuda dağıtan enerji noktaları
MEZRA

Kelime Kökeni: Arapça mezraʿ

  1. [isim] Ekime elverişli, ekilecek tarla veya yer; ekenek
  2. Kırsalda birkaç evden oluşan en küçük yerleşim birimi
NOKRA

Kelime Kökeni: Arapça nuḳra

  1. [isim] Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık
OPERA

Kelime Kökeni: İtalyanca opera

  1. [isim] Sözlerinin bütünü veya çoğu şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro eseri
    • "Viyana tiyatrolarına, operasına, aktris hayatına, gece eğlencelerine dair bildiklerini, gördüklerini hep anlattı, anlattı." (Peyami Safa)
  2. Bu eseri oynayan sanatçı topluluğu
  3. Böyle eserlerin oynandığı yapı
POYRA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Tekerleğin ortasındaki parmakların ve dingilin geçirildiği yuvarlak kısım; göbek
    • "Fakat dingil ucunun dönerken poyrayı aşındırmaması için yaprak adı verilen yarım silindir şeklinde ayrı bir demir daha kullanılır." (Hüner Şencan)
  2. Kağnı tekerleğinin ortası; göbek
MECRA

Kelime Kökeni: Arapça mecrā

  1. [isim, coğrafya] Bakınız yatak
  2. [mecaz] Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu
HURRA

Kelime Kökeni: İngilizce hurray

  1. [ünlem] Kalabalık ve gürültülü hareketlenmeyi ifade eden söz
    • "Kostroma’da hurra tezgâhlara hücum ettik." (Tülin Tankut)
  2. Genellikle Batılı uluslarda hep bir ağızdan "yaşa" anlamlı destek vermek amacıyla kullanılan bir söz
ABARA

Kelime Kökeni: Arapça ʿabbāre

  1. [isim, ağızlardan] Su değirmenlerinde suyun birikerek basıncının artmasını sağlayan huni biçimindeki yer
  2. Tarla sulamasında suyun bir taraftan bir tarafa geçirilmesinde kullanılan tahta oluk
    • "Bizim abara deliği ekmek geçmeye geçmeye daralan, kubur bağlayan fukara boğazına benzemiş, dedi." (Şevket Bulut)
  3. Tarlalarda açılan su yolu
  4. Eski köy evlerinin tavanlarında iki kiriş arasında kalan boşluk
FIKRA

Kelime Kökeni: Arapça fiḳra

  1. [isim, edebiyat] Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik
    • "Nasrettin Hoca'nın hemen bütün fıkraları insanla vicdan arasındaki münasebete ilişkindir." (Burhan Felek)
  2. [edebiyat] Bakınız köşe yazısı
    • "Dişimi sıkıp da altı yedi fıkra birden çıkartırsam gazetenin yazıları aksamayacaktı." (Çetin Altan)
  3. [hukuk] Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri
    • "Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların izin sistemine bağlanmasına engel değildir." (Anayasa)
  4. Bakınız paragraf
  5. [eskimiş, anatomi] Bakınız omur
KOBRA

Kelime Kökeni: Fransızca cobra

  1. [isim, hayvan bilimi] Kobragillerden, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok zehirli, kızıl, esmer ve sarı renklerde bir tür yılan; gözlüklü yılan, Hint kobrası (Naja)
    • "Kocasının kolu beline bir kobra gibi dolanmış, ince kaburgalarını birbirine geçirecek gibi sıkıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. [askerlik] Dörtçekerli, lastik tekerlekli, hem karada hem suda gidebilen, keşif ve ileri gözetleme görevlerinde kullanılan, dokuz personel taşıyabilen zırhlı araç
ACARA

  1. [isim] Bakınız Acar
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü