Sonunda ra olan 5 harfli 55 kelime var. RA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ra olan kelimeler listesine ya da başında ra olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ra Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞUARA
-
Kelime Kökeni: Arapça şuʿarā
-
[isim, eskimiş]
Şairler
-
[isim, eskimiş]
Şairler
- AVARA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca avara
-
[isim, denizcilik]
Geminin yanaştığı kıyı veya iskeleden hareket ederek uzaklaşması
-
[ünlem]
Bir geminin sahilden veya yanaştığı başka bir gemiden uzaklaşması için verilen komut
-
[isim, denizcilik]
Geminin yanaştığı kıyı veya iskeleden hareket ederek uzaklaşması
- SAFRA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca saburra
-
[isim]
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık
-
[denizcilik]
Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık; balast
- "Fakat kotranın altındaki safra onu kurtarır da safrasız salapurya birdenbire alabora oluverir."
-
[denizcilik]
Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık; balast
-
[mecaz]
Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey
-
[isim]
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık
- HİDRA
-
Kelime Kökeni: Fransızca hydre
-
[isim, hayvan bilimi]
Hidralar takımından, 1 santimetre uzunluğundaki, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan tatlı su hayvanı (Hydra)
-
[isim, hayvan bilimi]
Hidralar takımından, 1 santimetre uzunluğundaki, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan tatlı su hayvanı (Hydra)
- HAVRA
-
Kelime Kökeni: İbranice
-
[isim, din bilimi]
Bakınız sinagog
-
[mecaz]
Çok gürültülü yer
- "Madrid'de kahvehaneyi gördüm ki havradır / Bir yerdeyiz ki söz denilen şey palavradır"
-
[isim, din bilimi]
Bakınız sinagog
- TAHRA
-
Kelime Kökeni: Farsça dehre
-
[isim, ağızlardan]
Bir tür eğri budama bıçağı
-
[isim, ağızlardan]
Bir tür eğri budama bıçağı
- ÇUMRA
-
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
- KOFRA
-
Kelime Kökeni: Fransızca coffret
-
[isim]
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu
-
[isim]
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu
- FLORA
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, bitki bilimi]
Bir ülke, bir bölge veya belirli bir yöredeki bitki türlerinin tümü; bitey
-
Bu bitki türlerinin adını ve tanımlarını veren, şekillerini gösteren kitap
-
[isim, bitki bilimi]
Bir ülke, bir bölge veya belirli bir yöredeki bitki türlerinin tümü; bitey
- ÇAKRA
-
Kelime Kökeni: Sanskrit
-
[isim]
Hindu geleneklerine ve bazı inanç sistemlerine göre insan bedeninde bulunan enerjiyi tüm vücuda dağıtan enerji noktaları
-
[isim]
Hindu geleneklerine ve bazı inanç sistemlerine göre insan bedeninde bulunan enerjiyi tüm vücuda dağıtan enerji noktaları
- MEZRA
-
Kelime Kökeni: Arapça mezraʿ
-
[isim]
Ekime elverişli, ekilecek tarla veya yer; ekenek
-
Kırsalda birkaç evden oluşan en küçük yerleşim birimi
-
[isim]
Ekime elverişli, ekilecek tarla veya yer; ekenek
- NOKRA
-
Kelime Kökeni: Arapça nuḳra
-
[isim]
Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık
-
[isim]
Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık
- OPERA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca opera
-
[isim]
Sözlerinin bütünü veya çoğu şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro eseri
- "Viyana tiyatrolarına, operasına, aktris hayatına, gece eğlencelerine dair bildiklerini, gördüklerini hep anlattı, anlattı."
-
Bu eseri oynayan sanatçı topluluğu
-
Böyle eserlerin oynandığı yapı
-
[isim]
Sözlerinin bütünü veya çoğu şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro eseri
- POYRA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Tekerleğin ortasındaki parmakların ve dingilin geçirildiği yuvarlak kısım; göbek
- "Fakat dingil ucunun dönerken poyrayı aşındırmaması için yaprak adı verilen yarım silindir şeklinde ayrı bir demir daha kullanılır."
-
Kağnı tekerleğinin ortası; göbek
-
[isim]
Tekerleğin ortasındaki parmakların ve dingilin geçirildiği yuvarlak kısım; göbek
- MECRA
-
Kelime Kökeni: Arapça mecrā
-
[isim, coğrafya]
Bakınız yatak
-
[mecaz]
Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu
-
[isim, coğrafya]
Bakınız yatak
- HURRA
-
Kelime Kökeni: İngilizce hurray
-
[ünlem]
Kalabalık ve gürültülü hareketlenmeyi ifade eden söz
- "Kostroma’da hurra tezgâhlara hücum ettik."
-
Genellikle Batılı uluslarda hep bir ağızdan "yaşa" anlamlı destek vermek amacıyla kullanılan bir söz
-
[ünlem]
Kalabalık ve gürültülü hareketlenmeyi ifade eden söz
- ABARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿabbāre
-
[isim, ağızlardan]
Su değirmenlerinde suyun birikerek basıncının artmasını sağlayan huni biçimindeki yer
-
Tarla sulamasında suyun bir taraftan bir tarafa geçirilmesinde kullanılan tahta oluk
- "Bizim abara deliği ekmek geçmeye geçmeye daralan, kubur bağlayan fukara boğazına benzemiş, dedi."
-
Tarlalarda açılan su yolu
-
Eski köy evlerinin tavanlarında iki kiriş arasında kalan boşluk
-
[isim, ağızlardan]
Su değirmenlerinde suyun birikerek basıncının artmasını sağlayan huni biçimindeki yer
- FIKRA
-
Kelime Kökeni: Arapça fiḳra
-
[isim, edebiyat]
Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik
- "Nasrettin Hoca'nın hemen bütün fıkraları insanla vicdan arasındaki münasebete ilişkindir."
-
[edebiyat]
Bakınız köşe yazısı
- "Dişimi sıkıp da altı yedi fıkra birden çıkartırsam gazetenin yazıları aksamayacaktı."
-
[hukuk]
Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri
- "Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların izin sistemine bağlanmasına engel değildir."
-
Bakınız paragraf
-
[eskimiş, anatomi]
Bakınız omur
-
[isim, edebiyat]
Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik
- KOBRA
-
Kelime Kökeni: Fransızca cobra
-
[isim, hayvan bilimi]
Kobragillerden, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok zehirli, kızıl, esmer ve sarı renklerde bir tür yılan; gözlüklü yılan, Hint kobrası (Naja)
- "Kocasının kolu beline bir kobra gibi dolanmış, ince kaburgalarını birbirine geçirecek gibi sıkıyordu."
-
[askerlik]
Dörtçekerli, lastik tekerlekli, hem karada hem suda gidebilen, keşif ve ileri gözetleme görevlerinde kullanılan, dokuz personel taşıyabilen zırhlı araç
-
[isim, hayvan bilimi]
Kobragillerden, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok zehirli, kızıl, esmer ve sarı renklerde bir tür yılan; gözlüklü yılan, Hint kobrası (Naja)
- ACARA
-
-
[isim]
Bakınız Acar
-
[isim]
Bakınız Acar