Başında ra olan 7 harfli 29 kelime var. Ra ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ra olan kelimeler listesine ya da sonu ra ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ra bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RABBENA
- ...
- RABBANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Allah ile ilgili, Allah'a bağlı, ilahî, Allah'tan gelen
-
Kalbini ve fikrini Allah'a bağlamış ve sadece onunla meşgul olan
-
[sıfat]
Allah ile ilgili, Allah'a bağlı, ilahî, Allah'tan gelen
- RAPTİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt veya karton vb. şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç
-
[isim]
Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt veya karton vb. şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç
- RAHMANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Tanrı ile ilgili, tanrısal
- "O, meyvelerin tadında, yarınki Cennet'in rahmani kokularını duymasını bilirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Tanrı ile ilgili, tanrısal
- RAHATÇA
-
-
[sıfat]
Rahat
-
Rahat bir biçimde
- "Buradan hem aşağı obayı hem yukarı obayı rahatça seyredebiliyordu." (Nezihe Araz)
-
[sıfat]
Rahat
- RATANYA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Karabuğdaygillerden, 20-40 cm yükseklikte, basit yapraklı, kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık (Krameria triandra)
-
[isim]
Karabuğdaygillerden, 20-40 cm yükseklikte, basit yapraklı, kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık (Krameria triandra)
- RAFTİNG
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bakınız sal yarışı
-
[isim]
Bakınız sal yarışı
- RAFİNAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Arıtım
-
[isim]
Arıtım
- RAŞİTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Raşitizm hastalığına yakalanmış (çocuk)
-
Raşitizm hastalığına yakalanmış (çocuk)
- RANTİYE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, getirimci
-
[isim]
Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, getirimci
- RAZILIK
- ...
- RAMPACI
-
-
[isim]
Deniz savaşlarında, borda bordaya savaşıldığında karşı gemiden gelen saldırıları önleyen veya düşman gemisine atlayıp savaşan er
- "Rampacılar gemimize ayak basarken kitaplarımı sandığıma koyup dışarı çıktım." (Orhan Pamuk)
-
[isim]
Deniz savaşlarında, borda bordaya savaşıldığında karşı gemiden gelen saldırıları önleyen veya düşman gemisine atlayıp savaşan er
- RADANSA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yelkenlere açılan deliklere ve halat ilmiklerine geçirilen metal halka
-
[isim]
Yelkenlere açılan deliklere ve halat ilmiklerine geçirilen metal halka
- RAPORLU
-
-
[sıfat]
Raporu olan
-
Hastalandığı için rapor alarak işinden ayrılmış olan
-
Ruh sağlığının bozuk olduğunu bildiren raporu olan, kaçık
-
[sıfat]
Raporu olan
- RAPSODİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçinde, Homeros'un şiirlerindeki olaylardan birini işleyen şarkı veya parça
-
Genellikle halk türkülerinden ve millî ezgilerden oluşturulmuş müzik eseri
- "Liszt'in Macar rapsodileri."
-
[isim]
İçinde, Homeros'un şiirlerindeki olaylardan birini işleyen şarkı veya parça
- RAKAMLI
-
-
[sıfat]
Rakamı olan, içinde rakam bulunan
- "Üç rakamlı sayı."
-
[sıfat]
Rakamı olan, içinde rakam bulunan
- RAMPALI
-
-
[sıfat]
Yokuşu olan
- "Bu dönemeçli, rampalı saadet beni biraz ürkütmeye başladı." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
Yokuşu olan
- RALLİCİ
-
-
[isim]
Ralliye katılan yarışmacı
-
[isim]
Ralliye katılan yarışmacı
- RAFADAN
-
-
[sıfat]
Kaynar suda kabuğu ile az pişirilmiş (yumurta)
-
[sıfat]
Kaynar suda kabuğu ile az pişirilmiş (yumurta)
- RANDEVU
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Belli bir saatte, belli bir yerde iki veya daha çok kişi arasında kararlaştırılan buluşma
- "Bunlar bana öyle gelir ki vaktiyle verdikleri bir randevuya o gün canları istememiş de gitmemişler." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Adamcağız, samimi bir refah ve zevkle yeni bir randevu aldıktan sonra gitti." (Aka Gündüz)
- "Az sonra birbirimize randevu vermişiz gibi ben de gelirim." (Refik Halit Karay)
- "Bilmem ki anne, gene o Fahri'yle randevusu olmasın?" (Peyami Safa)
-
[isim]
Belli bir saatte, belli bir yerde iki veya daha çok kişi arasında kararlaştırılan buluşma