Sonunda raş olan 12 kelime var. RAŞ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde raş olan kelimeler listesine ya da başında raş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

KAHRAMANMARAŞ

11 Harfli Kelimeler

HEYKELTIRAŞ

10 Harfli Kelimeler

ELMASTIRAŞ, KALEMTIRAŞ

8 Harfli Kelimeler

CANHIRAŞ

5 Harfli Kelimeler

ABRAŞ, DARAŞ, FARAŞ, TARAŞ, TIRAŞ, UĞRAŞ, YARAŞ


Kelime bulma makinesi

A R Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ARŞ

2 Harfli Kelimeler

AR, AŞ, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAHRAMANMARAŞ
...
HEYKELTIRAŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Heykelci

KALEMTIRAŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kamış kalemleri açmak için kullanılan uzun saplı küçük bıçak
  2. Kurşun kalemlerin ucunu açmak için kullanılan türlü biçimlerdeki keski, kalem açacağı

ELMASTIRAŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur)
    • "Elmastıraş sürahi."
  2. [isim] Ucu elmaslı, kalem biçiminde cam keskisi, elmas

CANHIRAŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Yürek paralayan, kulak tırmalayan, acı, tüyler ürpertici
    • "Canhıraş bir feryat koparır koparmaz, ipek gömlekle odaya kendimi atmışım." (Sermet Muhtar Alus)

TARAŞ

  1. [isim] Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden toplanan üründen artakalanlar

DARAŞ

  1. [sıfat] Dar, kasvetli (yer)
    • "O oda hem daraş hem nezaretsiz hem de lodosa karşı..." (Sermet Muhtar Alus)

UĞRAŞ

  1. [isim] Bir insanın yaptığı iş veya meslek, meşguliyet
  2. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele

TIRAŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Saç veya sakalı kesme işi, yülüme
    • "Tıraştan sonra da bıyık, sakal yerleri belli olurdu." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Ve hele kaybedilecek zaman yüzünden ya tıraş olmaya ya da temizlenmeye vakit kalmazsa..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Erkek saçını belli bir biçim vererek kesme
    • "Asker tıraşı."
  3. Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal
    • "Üç günlük tıraşıyla hasta yatıyordu."
  4. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belli bir biçim vermek için yontma
  5. Yalan, asılsız, bıktırıcı söz
    • "Bırak tıraşı, doğru konuş."

FARAŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Toplanan süprüntüleri alıp atmak için kullanılan teneke veya plastikten yapılmış kısa saplı bir tür kürek
    • "Elinde tuttuğu, içi süprüntü dolu faraşı merdivenlerin dibine boşalttı." (Ercüment Ekrem Talu)

YARAŞ

  1. [sıfat] Bir kimseye kendini beğendirmek için alımlı davranan (kimse)
    • "Öbürü ne kadar çekingen ve sessiz ise bu o kadar yaraş ve konuşkan, tam manasıyla bir İstanbul kadını." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ABRAŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Alaca benekli
    • "Abraş at."
  2. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı)
  3. Çarpık, eğri, düzgün olmayan
  4. Ters, kaba, görgüsüz (kimse)
  5. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan, çapar (kimse)
  6. [isim] Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık
  7. [isim] Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık
  8. [isim] Deseni ve atkısı bozuk halı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü