Sonunda r olan 5 harfli 465 kelime var. R harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde r harfi olan kelimeler listesine ya da başında r harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VİZÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca viseur
-
[isim]
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek; bakaç
- "Vizörden baktığınızda dalgalı, dağınık bir görüntüyle karşılaşırsınız."
-
[isim]
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek; bakaç
- HEZAR
-
Kelime Kökeni: Farsça hezār
-
[isim]
Bakınız bülbül
-
[isim]
Bakınız bülbül
- NEFİR
-
Kelime Kökeni: Arapça nefīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yuf borusu
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yuf borusu
- HIZIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫiżr
-
[isim]
"Birinin en sıkışık zamanında, beklemediği biri, yardımına yetişmek" anlamındaki Hızır gibi (imdadına veya yardımına) yetişmek deyiminde geçen bir söz
- "Ya annem ya ninem babamın çıkardığı gürültüyü işitip mutlaka Hızır gibi imdadıma yetişir."
-
[isim]
"Birinin en sıkışık zamanında, beklemediği biri, yardımına yetişmek" anlamındaki Hızır gibi (imdadına veya yardımına) yetişmek deyiminde geçen bir söz
- AMPİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca empire
-
[isim]
XIX. yüzyıl başlarında Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup
- "Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı."
-
[isim]
XIX. yüzyıl başlarında Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup
- FUJER
-
Kelime Kökeni: Fransızca fougère
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız eğrelti otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız eğrelti otu
- KAHIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳahr
-
[isim]
Yok etme, ezme, perişan etme, mahvetme
- "Her zulmü, kahrı boğmaya bir parça kan yeter."
-
Derin üzüntü veya acı, sıkıntı
- "Hayatını alnının teriyle kazanan, yirmi yıllık geçmişi yalnız kahırlarla dolu bir Türk köylüsü."
-
[isim]
Yok etme, ezme, perişan etme, mahvetme
- ZECİR
-
Kelime Kökeni: Arapça zecr
-
[isim, eskimiş]
Yaptırmama, yasaklama
-
Bakınız zorlama
-
Eziyet etme
-
[isim, eskimiş]
Yaptırmama, yasaklama
- TEPİR
-
-
[isim, ağızlardan]
Tahılı saman ve kavuzlardan ayırmaya yarayan, kıldan veya kamıştan yapılmış elek
-
[isim, ağızlardan]
Tahılı saman ve kavuzlardan ayırmaya yarayan, kıldan veya kamıştan yapılmış elek
- ZAHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓāhir
-
[sıfat]
Bakınız belli (II)
- "Bu işte de Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük hevesi ve iyi niyeti çok zahirdir."
-
[isim]
Bakınız dış yüz
-
[zarf, ağızlardan]
Bakınız kuşkusuz
- "Zahir, o anda başıma kan çıkmış, yüzüm kızarmış olacak ki..."
-
[sıfat]
Bakınız belli (II)
- ENSAR
-
Kelime Kökeni: Arapça enṣār
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
- VİTİR
-
Kelime Kökeni: Arapça vitr
-
[isim, din bilimi]
Bakınız vitir namazı
-
[isim, din bilimi]
Bakınız vitir namazı
- YUVAR
-
-
[isim, anatomi]
Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim
-
[gök bilimi]
Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim
-
[isim, anatomi]
Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim
- EKLER
-
Kelime Kökeni: Fransızca éclair
-
[isim]
İçi krema ile doldurulmuş bir pasta türü
-
[isim]
İçi krema ile doldurulmuş bir pasta türü
- LAZER
-
Kelime Kökeni: Fransızca laser
-
[isim, fizik]
Çok güçlü pırıltılar oluşturan, değişik alanlarda kullanılan yoğunlaşmış ışık kaynağı
-
[isim, fizik]
Çok güçlü pırıltılar oluşturan, değişik alanlarda kullanılan yoğunlaşmış ışık kaynağı
- AYGIR
-
-
[isim]
Damızlık erkek at
- "Aygır, gelir gelmez kısrağı koklamaya başladı."
-
[isim]
Damızlık erkek at
- KUTUR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳuṭr
-
[isim, eskimiş, matematik]
Daire ve kürede çap
-
Bakınız köşegen
-
[isim, eskimiş, matematik]
Daire ve kürede çap
- YARAR
-
-
[isim]
Bir işten elde edilen iyi sonuç; getiri, kazanç, fayda, kâr, avantaj
- "Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık."
-
Bakınız çıkar
- "Kızılay yararına bir balo."
-
[sıfat]
Yarayan, elverişli, uygun olan
- "Sanat yalnız insanları ıslah etmeye yarar bir vasıtadır."
-
[isim]
Bir işten elde edilen iyi sonuç; getiri, kazanç, fayda, kâr, avantaj
- NEŞİR
-
Kelime Kökeni: Arapça neşr
-
[isim, eskimiş]
Yayma, dağıtma, saçma
-
Bakınız yayım
-
[isim, eskimiş]
Yayma, dağıtma, saçma
- FAKİR
-
Kelime Kökeni: Arapça faḳīr
-
[sıfat]
Bakınız yoksul, zengin karşıtı
- "En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir."
-
[mecaz]
Olması gerekenden az
- "Seni fakir, soluk bir dekor içinde görmek istemem."
-
[isim]
Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş
-
[mecaz]
Zavallı, kimsesiz olan
- "Hey gidi kahpe felek, gençliklerine doymadan gitti fakirler."
-
[isim, mecaz]
Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san
- "Fakir dün ziyaretinize geldimse de bulamadım."
-
[sıfat]
Bakınız yoksul, zengin karşıtı