Sonunda r olan 4 harfli 81 kelime var. R harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde r harfi olan kelimeler listesine ya da başında r harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ASAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eserler

ESİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tutsak
    • "Beyhude ölmektense esir düşüp yaşamayı tercih ettikleri için teslim oldular." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Düşman başkumandanı ... esir oldu." (Aka Gündüz)
  2. Köle
  3. Bir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse
    • "Onun güzelliğinin esiri oldular."

AKAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret
    • "Şöyle bir iki parça, sağlam nevinden irat ve akar edinip efendi efendi yan gel, sefana bak." (Ercüment Ekrem Talu)

NÖTR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Tarafsız, yansız, etkisiz
  2. Elektriğe karşı hiçbir tepkisi olmayan, yansız
  3. Yansız

OLUR

  1. [sıfat] Olabilir
    • "Bu olur iş mi?"
    • "Olur ki kıza bir söz atar, olur ki sarkıntılık ederler." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Olur tesadüf değil, dün Büyükada iskelesinde karşı karşıya gelince şaşırakaldım." (Refik Halit Karay)
  2. [isim] Onay, tasdik, yapabilme izni
  3. [edat] “Evet” anlamında bir kabul sözü
    • "Gazeteyi okur musun? -Olur."

STAR

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, yıldız

OBUR

  1. [sıfat] Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen (kimse)
    • "Kendi derecesinde olmamakla beraber o da hatırı sayılan oburlardan." (Reşat Nuri Güntekin)

ITIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Güzel koku
  2. Itır çiçeği

ECİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sevap
    • "Bu sabrın ecri büyüktür." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Ücret

GETR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten kumaş veya köseleden yapılmış bir tür tozluk
    • "Belinde manevra kayışı, ayaklarında getrler, mahmuzlar, yanında da kasatura." (Memduh Şevket Esendal)

AZAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Paylama

ÖZÜR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme veya bu kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret
    • "Harp tarihi bu saldırı için hiçbir özür bulamayacaktır." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Onları, ayakta bekleyenleri görünce özür diledi." (Nezihe Araz)
  2. Sakatlık, bozukluk, eksiklik veya elverişsizlik
    • "Bu evin birtakım özürleri var. Özrüm var, uzun yol yürüyemem."
    • "Karyolasına ilişti, odası için özür dileyip dilememeyi düşündü." (Peyami Safa)
  3. Kusur, defo

ETER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar
  2. Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu
  3. Bir tür organik yağ çözücü

EYER

  1. [isim] Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne
    • "Gözlerini eyerin kuburluklarıyla atın doru boynunda hasıl olan gölgeli çizgiye dikmişti." (Ömer Seyfettin)

ESER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt
    • "Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "İdare dizginlerini eline aldığından beri burada artık ne kan kavgalarından, ne dağ eşkıyalığından kabadayılığından eser kalmamıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Yayın, kitap, yapıt
    • "Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  3. İz, işaret, im
    • "Buralarda sudan eser yok."
  4. Soyut kavramlarda belirti
    • "Sarı sakalları uzamış, bu yanık yüzde, en küçük bir pişmanlık eseri yoktu." (Haldun Taner)

ÖBÜR

  1. [sıfat] Öteki, diğer
    • "Tünelin öbür ucunda tekrar ufak tefek ışıklar belirmişti." (Reşat Nuri Güntekin)

FLOR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 9, atom ağırlığı 19, yoğunluğu 1,265 olan, kokusu ozonu andıran, yeşilimtırak sarı renkte, halojenler grubunun ilk elementi olan basit element (simgesi F)

ŞUUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bilinç

AHİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Son, sonraki
  2. [zarf] Sonra, en sonra, sonunda

UÇAR

  1. [sıfat] Uçan, uçucu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü