Başında r olan 6 harfli 112 kelime var. R harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde r harfi olan kelimeler listesine ya da sonu r harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında r bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RAYSIZ
-
-
[sıfat]
Rayı bulunmayan
-
Ray sistemi bulunmayan veya ray sistemine bağlı olmayan
- "Raysız trenin hiçbir kabahati yoktu!"
-
[sıfat]
Rayı bulunmayan
- RAĞBET
-
Kelime Kökeni: Arapça raġbet
-
[isim]
İstek, arzu, ilgi
-
Beğenme, itibar
- "Fakat memlekette böylelerine rağbet yok."
-
[isim]
İstek, arzu, ilgi
- ROZBİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca rosbif
-
[isim]
Kızartılmak amacıyla hazırlanmış veya kızartılmış sığır eti parçası
-
[isim]
Kızartılmak amacıyla hazırlanmış veya kızartılmış sığır eti parçası
- RÖLANS
-
Kelime Kökeni: Fransızca relance
-
[isim]
Konken, poker vb. oyunlarda ortaya sürülmüş olan parayı artırmak için söylenen söz
-
[isim]
Konken, poker vb. oyunlarda ortaya sürülmüş olan parayı artırmak için söylenen söz
- ROSEAU
-
-
[isim]
Dominika'nın başkenti
-
[isim]
Dominika'nın başkenti
- REKLAM
-
Kelime Kökeni: Fransızca réclame
-
[isim]
Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol
- "Şehirde canlı reklam dolaştırmak hiçbirimizin aklına gelmemişti."
-
Bu amaç için kullanılan yazı, resim, film vb
-
[isim]
Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol
- RAHMET
-
Kelime Kökeni: Arapça raḥmet
-
[isim]
Birinin suçunu bağışlama, yarlıgama, merhamet etme
- "Allah rahmet eylesin."
-
[ağızlardan]
Bakınız yağmur
- "Kubbedeki açıktan rahmet yağar, güneş vurur."
-
[isim]
Birinin suçunu bağışlama, yarlıgama, merhamet etme
- REZENE
-
Kelime Kökeni: Farsça rāziyāne
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare)
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare)
- RUMLUK
-
-
[isim]
Rum olma durumu
-
[isim]
Rum olma durumu
- RADİKA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki (Taraxacum officinale)
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki (Taraxacum officinale)
- REBABİ
-
Kelime Kökeni: Arapça rebābī
-
[isim, eskimiş]
Rebap çalan kimse
-
[sıfat, mecaz]
İnce, duygulu
- "Mesela en rebabi olan bir fazilet ... aşk, değil mi?"
-
[isim, eskimiş]
Rebap çalan kimse
- RESMEN
-
Kelime Kökeni: Arapça resmen
-
[zarf]
Devlet adına, resmî olarak; devletçe
- "Bu, resmen harp ilan olunmaksızın savaş kapısını açmak demekti."
-
Kanuna, yönteme uygun olarak
- "Memlekete hareketten önce resmen sefarete müracaat ettim."
-
Kesinlikle, açıkça, kesin olarak
- "Bu kadın resmen babasının parasını yiyordu."
-
[zarf]
Devlet adına, resmî olarak; devletçe
- REPLİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca réplique
-
[isim, tiyatro]
Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz
- "Peş peşe sıralanan mizansen bozukluklarıyla, kötü okunan replikleriyle bu piyes baştan başa fiyaskoydu."
-
Diğer oyuncunun sözüne göre verilmesi gereken karşılık
-
[isim, tiyatro]
Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz
- RİNTÇE
-
-
[sıfat]
Rinde yakışan; rindane
-
[zarf]
Rint gibi, rinde yakışır bir biçimde; rindane
-
[sıfat]
Rinde yakışan; rindane
- RAFIZİ
-
Kelime Kökeni: Arapça rāfiżī
-
[isim]
Rafıziliği benimseyen kimse
-
[isim]
Rafıziliği benimseyen kimse
- RAHMAN
-
Kelime Kökeni: Arapça raḥmān
-
[sıfat, din bilimi]
Herkese, her canlıya merhamet eden (Tanrı)
-
[sıfat, din bilimi]
Herkese, her canlıya merhamet eden (Tanrı)
- RAPTEN
-
Kelime Kökeni: Arapça rabṭen
-
[zarf]
Bağlı olarak, tutturulmuş biçimde
- "Oradan da bir mahzen kapağı açtılar, bir sopaya rapten beni içerisine indirdiler, üzerime de demir kapıyı kapadılar."
-
[zarf]
Bağlı olarak, tutturulmuş biçimde
- RAĞMEN
-
Kelime Kökeni: Arapça raġmen
-
[edat]
Bakınız karşın
- "Birdenbire nutku tutuldu ve bütün gayretlerine rağmen konuşamadı."
-
[edat]
Bakınız karşın
- RUHSAL
-
-
[sıfat]
Maddeyle ilgisi olmayan, ruhla ilgili olan; ruhi, tinsel, spiritüel
-
Ruh bilimi ile ilgili; psikolojik
-
Bir grubun veya bir bireyin davranış, düşünce ve duygulanma biçimleriyle ilgili; psikolojik
-
[sıfat]
Maddeyle ilgisi olmayan, ruhla ilgili olan; ruhi, tinsel, spiritüel
- RASYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca ration
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir hayvanın 24 saatlik bir periyot için besin maddeleri ve enerji gereksinimini sağlayan toplam yem miktarı
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir hayvanın 24 saatlik bir periyot için besin maddeleri ve enerji gereksinimini sağlayan toplam yem miktarı