Başında r olan 4 harfli 55 kelime var. R harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde r harfi olan kelimeler listesine ya da sonu r harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında r bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RÜŞT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Erginlik
-
[isim]
Erginlik
- RİGA
- ...
- RAMİ
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Isırgangillerden, Çin, Vietnam ve Malezya'da yetişen değerli bir bitki (Boehmeria nivea)
-
Bu bitkinin dokumacılıkta kullanılan lifi
-
[isim]
Isırgangillerden, Çin, Vietnam ve Malezya'da yetişen değerli bir bitki (Boehmeria nivea)
- RÜKU
- ...
- RODA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yöntemine uygun düzgün sarılmış halat yumağı
-
[isim]
Yöntemine uygun düzgün sarılmış halat yumağı
- REVÜ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisi
- "Güzel bir kadın, filmlerdeki asker revü kızları gibi bir selam verdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisi
- RİYA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama huyu, ikiyüzlülük
-
[isim]
İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama huyu, ikiyüzlülük
- RÜYA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düş
- "Annemi ölmüş gördüm rüyamda / Ağlayarak uyanmışım." (Orhan Veli Kanık)
- "Yolculuğumuz rüya gibi geçti."
- "Geceleri Avrupa şehirleri rüyama girer." (Ömer Seyfettin)
-
Gerçekleşmesi imkânsız durum, hayal
- "Bu saadetin bir ay, bir buçuk ay sonra yeniden bir rüya olacağını bile aklına getirmiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Gerçekleşmesi beklenen ve istenen şey, umut
-
[isim]
Düş
- RIZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Razı olma, isteme, istek
- "Yarım yamalak ıslahat tedbirlerine inanmaktansa kazaya rıza göstermek bana daha hoş görünür." (Yahya Kemal Beyatlı)
- "... kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz, rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz." (Anayasa)
-
[isim]
Razı olma, isteme, istek
- REYE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Çizgili çubuklu çizgileri olan (kumaş)
- "Fenerliler, sarı lacivert reye fanila giymişler." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Çizgili çubuklu çizgileri olan (kumaş)
- RAZI
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Uygun bulan, benimseyen, isteyen, kabul eden
- "O anda insan her felakete, her musibete razıdır." (Refik Halit Karay)
- "Yalvardı yakardı, beni, fabrikayı beklemeye razı etti." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Allahın emri, Peygamberin kavliyle varmaya belki razı olurum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[sıfat]
Uygun bulan, benimseyen, isteyen, kabul eden
- REZE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Menteşe
- "Kapının reze tarafına yakın yerinde bir parmak kalınlığında bir çatlak gözüme ilişti." (Peyami Safa)
-
Kapıyı içeriden ve dışarıdan açıp kapamaya yarayan ve başparmakla basılarak işletilen düzen
- "Gece yağan yağmurdan rezeler şişmiş mi şişmiştir." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Menteşe
- RANT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir mal veya paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeksizin sağladığı gelir
- "Fırlayan arsa rantları, oy ticareti hissesi olarak paylaşıldı." (Aydın Boysan)
-
[isim]
Bir mal veya paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeksizin sağladığı gelir
- REST
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Pokerde, bir oyuncunun önündeki paranın tümü
-
Karşı çıkış
-
[isim]
Pokerde, bir oyuncunun önündeki paranın tümü
- REHA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kurtuluş, kurtulma
-
[isim]
Kurtuluş, kurtulma
- RENK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
- "Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu, Amerikan boksörlerine benziyordu." (Aka Gündüz)
- "Sarı yanaklarına hafif bir renk geldi." (Ömer Seyfettin)
- "Fakat Hacı İlhami Efendi ile kızını en çok çekemeyenler bile onların vakur bir vaziyet aldıklarını, her ne olursa olsun, ele güne renk vermediklerini itirafa mecbur oldular." (Halide Edip Adıvar)
- "Rengi uçmuş kenarları yenmiş ... bir fotoğrafı var." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Nitelik
- "İşin rengi değişti."
- "O bunu dostuna duyduğu hayranlığa yeni bir renk katmak sevinci ile yapıyordu." (Haldun Taner)
- "Kadınlar da bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar, Tevfik'in rengi uçtu, dudakları titredi." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
- RİZE
- ...
- RÜCU
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Geri dönme, sözünü geri alma, cayma, tersinme
- "Hakkı olmak hakkından kim rücu edecek?" (Peyami Safa)
-
Kayıtım
-
[isim]
Geri dönme, sözünü geri alma, cayma, tersinme
- REGL
- ...
- REPO
-
-
[isim]
Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması
-
Faiz
-
[isim]
Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması