Başında r olan 3 harfli 23 kelime var. R harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde r harfi olan kelimeler listesine ya da sonu r harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında r bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RIH
-
Kelime Kökeni: Farsça rīg
-
[isim, eskimiş]
Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir kum türü
-
[isim, eskimiş]
Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir kum türü
- RUM
-
Kelime Kökeni: Arapça rūm
-
[isim]
Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse
-
[tarih]
Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan, Roma yurttaşı haklarına sahip olan halk
-
[eskimiş]
Anadolu’nun eski adı
-
[isim]
Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse
- RUN
-
Kelime Kökeni: Fransızca run
-
[isim]
III-XIII. yüzyıllarda İngiliz İskandinav dillerinde kullanılan alfabenin harflerinin her biri
-
Göktürk yazıtlarında kullanılan yazı türünün harflerinden her biri
-
[isim]
III-XIII. yüzyıllarda İngiliz İskandinav dillerinde kullanılan alfabenin harflerinin her biri
- RAP
-
-
[isim]
Ayakların yürürken çıkardığı ses
-
[isim]
Ayakların yürürken çıkardığı ses
- RUH
-
Kelime Kökeni: Arapça rūḥ
-
[isim]
Bakınız can
-
[din bilimi]
Allah tarafından insan bedenine üflenen, ölümden sonra da varlığı devam eden ve mahiyeti tam olarak bilinemeyen ilahi ve manevi cevher; tin (I)
-
En önemli nokta
- "Lakin oyunun ruhunu anlamak mümkün değil."
-
[mecaz]
Bakınız duygu
- "Nesri gibi güzel bir ruhu olan Falih Rıfkı, Türk gazeteciliğini bir vatan hizmeti telakki etmiş ve kutsi bir vazife gibi ifa ediyor."
-
[mecaz]
Bakınız karakter
-
[mecaz]
Göze çarpan en belirgin nitelik
-
[kimya]
Bakınız esans
- "Bazısı ruh koklatır, bazısı alnına sirke sürer, bazısı kollarını, bileklerini ovuşturur."
-
[felsefe]
Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü
-
[isim]
Bakınız can
- RUJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca rouge
-
[isim]
Dudakları boyamak için kullanılan kokulu, renkli madde; dudak boyası
- "Yanaklara, dudaklara, gül renkli ruj sürülmüş ama belli belirsiz."
-
[isim]
Dudakları boyamak için kullanılan kokulu, renkli madde; dudak boyası
- RUF
-
Kelime Kökeni: İngilizce roof
-
[isim]
Binaların en üst katında bulunan, açık veya kapalı eğlence yeri
-
[isim]
Binaların en üst katında bulunan, açık veya kapalı eğlence yeri
- RAY
-
Kelime Kökeni: Fransızca rail
-
[isim]
Tren, tramvay vb. taşıtlarda tekerleklerin üzerinde hareket ettiği demirden yol
-
[mimarlık]
Sürme kapı, sürme pencere vb. yapı ögelerinde küçük tekerleklerin üzerinde döndüğü madenî yol
-
Bazı yapıların temeline yerleştirilen ve tekerlerin hareket etmesini sağlayan madenî yol
-
[isim]
Tren, tramvay vb. taşıtlarda tekerleklerin üzerinde hareket ettiği demirden yol
- RUA
-
Kelime Kökeni: Fransızca roi
-
[isim]
Bakınız papaz
-
[isim]
Bakınız papaz
- RAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça rāz
-
[isim]
Bakınız sır (II)
- "Lakin onunki ancak iyi bir kalbin duyduğu bir nevi tasvip edilme, beğenilme, bir muhabbet havası duyma, bir raz âlemine girip orada başkalarıyla dertleşme, bağdaşma ihtiyacıydı."
-
[isim]
Bakınız sır (II)
- REY
-
Kelime Kökeni: Arapça reʾy
-
[isim, eskimiş]
Bakınız oy (I)
- "Parlamentoda itimat reyi alamayan her hükûmet şüphesiz istifa etmek zorunda kalacaktır."
-
Düşünce, görüş, fikir
- "Vicdanları ile baş başa düşünüp sonra da aralarında müşavere ederek reylerini bildireceklerdi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız oy (I)
- RAB
-
Kelime Kökeni: Arapça rabb
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Allah
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Allah
- RUZ
-
Kelime Kökeni: Farsça rūz
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gün
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gün
- RET
-
Kelime Kökeni: Arapça redd
-
[isim]
Uygun bulmama, geri çevirme, kabul etmeme
- "Dostundan ve ötekilerden kuvvetli bir ret bekliyordu."
-
Aile bireylerinden birinin sorumluluğunu üstünden atma, varlığını tanımama, aileden saymama
- "Evlatlıktan ret."
-
[isim]
Uygun bulmama, geri çevirme, kabul etmeme
- RAF
-
Kelime Kökeni: Arapça reff
-
[isim]
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha; sergen
- "Nuran, etajerin orta rafından büyük bir kartpostal albümü aldı."
-
[isim]
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha; sergen
- ROT
-
Kelime Kökeni: İngilizce rod
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda direksiyon ile tekerlek arasındaki bağlantıyı sağlayan düzenek
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda direksiyon ile tekerlek arasındaki bağlantıyı sağlayan düzenek
- RUS
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu’nda yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Moskof
-
[isim]
Rusya Federasyonu’nda yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Moskof
- RAM
-
Kelime Kökeni: Farsça rām
-
[sıfat]
Boyun eğen, kendini başkasının buyruğuna bırakan
-
[sıfat]
Boyun eğen, kendini başkasının buyruğuna bırakan
- ROP
-
Kelime Kökeni: Fransızca robe
-
[isim]
Çoğu tek parça kadın giysisi
- "İlk gözüme çarpan şey pembe renkli, ince yünlü, sade bir roptu."
-
[isim]
Çoğu tek parça kadın giysisi
- REN
-
-
[isim]
Alpler'den doğup İsviçre, Almanya ve Hollanda'dan geçerek Kuzey Denizi'ne dökülen ırmak
-
[isim]
Bakınız Ren geyiği
-
[isim]
Alpler'den doğup İsviçre, Almanya ve Hollanda'dan geçerek Kuzey Denizi'ne dökülen ırmak