Başında per olan 7 harfli 16 kelime var. Per ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde per olan kelimeler listesine ya da sonu per ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında per bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Per Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E P R

3 Harfli Kelimeler

PER

2 Harfli Kelimeler

ER, PE, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PERDECİ

  1. [isim] Perde satan veya diken kimse
  2. Sahne perdelerini açıp kapamakla görevli kimse
    • "Perdeci, çapaklı gözlerini kirli yumruklarıyla ovuşturarak cevap verdi." (Peyami Safa)
  3. [tarih] Osmanlılarda yüksek makamlı kimselerin kapılarında bekleyen ve girmeye izni olanları içeri alan görevli; perdedar
PERMALI

  1. [sıfat] Saçları perma olan
PERUKAR

Kelime Kökeni: İtalyanca parrucchiere

  1. [isim, eskimiş] Bakınız berber
    • "Koca Mustafapaşa'daki perukar Salim'in aynası karşısında çiğ renkleri buna benzeyen çok süslü bir resim asılıydı." (Refik Halit Karay)
PERSENK

Kelime Kökeni: Farsça pārseng

  1. [isim] Bakınız pelesenk (II)
PERİYOT

Kelime Kökeni: Fransızca période

  1. [isim] Bakınız dönem
    • "Yakın tarihin periyotlarını arka fon olarak kullanmak romana boyut verir, renk verir." (Haldun Taner)
  2. [fizik] Bakınız devir
PERENDE

Kelime Kökeni: Farsça perende

  1. [isim] Havada çark gibi dönerek atılan takla
PERİŞAN

Kelime Kökeni: Farsça perīşān

  1. [sıfat] Dağınık, düzensiz, karmakarışık olan; berduş
    • "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için" (Cenap Şehabettin)
  2. Acınacak durumda ve zavallı olan
    • "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan, ağır ağır yürüyorlardı." (Ömer Seyfettin)
PERVANE

Kelime Kökeni: Farsça pervāne

  1. [isim] Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
    • "Ötede mum yanıyor bir şeyler dönüyor / Pervaneler art arda ne çabuk ölüyor" (Behçet Necatigil)
  2. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet; uskur
    • "Çok geçmiyor, şaftın dönmesiyle pervane çalışıyor." (Zeyyat Selimoğlu)
  3. [tarih] Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman
  4. [tarih] Bu fermanı hazırlamakla görevli memur
  5. [sıfat, mecaz] Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan
  6. Bakınız semahçı
PERUKÇU

  1. [isim] Peruk yapan, hazırlayan veya satan kimse
PERİCİK

  1. [isim] Kilit dili
  2. [tıp] Bakınız peri hastalığı
PERMEÇE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Yedek olarak kullanılan ince halat
PERİDOT

Kelime Kökeni: Fransızca péridot

  1. [isim, jeoloji] Bakınız olivin
PERDELİ

  1. [sıfat] Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan
    • "Loş çadırın kat kat perdeli kapısını kaldırdı." (Nâzım Hikmet)
  2. [ağızlardan] Bakınız duvaklı
  3. [müzik] Perde sağlamak için parmaklarla basılacak yerleri olan (çalgı)
    • "Fagot, perdeli bir çalgıdır."
  4. [mecaz] Utanma duygusu olan; namuslu
  5. [mecaz] Gerçeği göremeyen
PERVARİ

  1. [isim] Siirt iline bağlı ilçelerden biri
PERİTON

Kelime Kökeni: Fransızca péritoine

  1. [isim, anatomi] Bakınız karın zarı
PERGOLA

Kelime Kökeni: İtalyanca pergola

  1. [isim] Bakınız gölgelik
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü