Başında per olan 11 harfli 19 kelime var. Per ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde per olan kelimeler listesine ya da sonu per ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında per bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Per Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E P R
3 Harfli Kelimeler
PER
2 Harfli Kelimeler
ER, PE, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PERDESİZLİK
-
-
[isim]
Perdesi olmama durumu
-
[mecaz]
Utanmazlık, hayâsızlık
-
[isim]
Perdesi olmama durumu
- PERESTİŞKAR
-
Kelime Kökeni: Farsça perestişkār
-
[sıfat, eskimiş]
Tapan, tapınan (kimse)
-
Delicesine, taparcasına seven
-
[sıfat, eskimiş]
Tapan, tapınan (kimse)
- PERAKENDECİ
-
-
[isim]
Malını perakende olarak satan tüccar
-
[isim]
Malını perakende olarak satan tüccar
- PERDELEYİCİ
-
-
[isim, spor]
Basketbolda rakibin önüne geçerek top almasını engelleyen oyuncu
-
[isim, spor]
Basketbolda rakibin önüne geçerek top almasını engelleyen oyuncu
- PERDEDARLIK
-
-
[isim]
Bakınız perdecilik
-
[isim]
Bakınız perdecilik
- PERÇİNLEŞME
-
-
[isim]
Perçinleşmek işi
- "Her atasözü yerleşmiş bir itiyadın, bir âdetin, bir huyun söz biçimine girmesi, böylelikle perçinleşmesi demektir."
-
[isim]
Perçinleşmek işi
- PERONOSPORA
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, bitki bilimi]
Patates, pancar, asma ve daha başka bitkilerde mildiyu hastalığına yol açan mikroskobik mantar
-
[isim, bitki bilimi]
Patates, pancar, asma ve daha başka bitkilerde mildiyu hastalığına yol açan mikroskobik mantar
- PERÇİNLEMEK
-
-
[-i]
İki veya daha çok parçayı perçinle birbirine tutturmak
-
İki veya daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek
-
[mecaz]
Sağlamlaştırmak, güçlendirmek
- "Yüksek sosyeteye girmek, orada tutunmak, adını perçinlemek istiyordu."
-
[-i]
İki veya daha çok parçayı perçinle birbirine tutturmak
- PERDAHLANMA
-
-
[isim]
Perdahlanmak işi
-
[isim]
Perdahlanmak işi
- PERVASIZLIK
-
-
[isim]
Sakınmama, korkusuzluk
- "Yemek saatinde, evimizin yirmi yıllık alışkanlığına meydan okuyan bir pervasızlıkla ben kapı çalıyordum."
-
[isim]
Sakınmama, korkusuzluk
- PERDAHÇILIK
-
-
[isim]
Perdahçının işi
-
[isim]
Perdahçının işi
- PERÇİNLEYİŞ
-
-
[isim]
Perçinlemek işi
-
[isim]
Perçinlemek işi
- PEREMECİLİK
-
-
[isim]
Peremecinin yaptığı iş
-
[isim]
Peremecinin yaptığı iş
- PERDELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Perdeleme işine konu olmak
- "Gene o perdelenmiş gözlerinden kudurtucu bir manasızlık fışkırıyor."
-
[nesnesiz]
Perdeleme işine konu olmak
- PERÇİNLENME
-
-
[isim]
Perçinlenmek işi
-
[isim]
Perçinlenmek işi
- PERÇİNLETME
-
-
[isim]
Perçinletmek işi
-
[isim]
Perçinletmek işi
- PERÇİNLENİŞ
-
-
[isim]
Perçinlenmek işi
-
[isim]
Perçinlenmek işi
- PERDAHLAMAK
-
-
[-i]
Bakınız aprelemek
-
Bir şeyin yüzeyini bir alet veya sert bir cisimle parlatmak
-
[argo]
Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak
-
[argo]
Sövmek, küfretmek
-
[-i]
Bakınız aprelemek
- PERMANGANAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca permanganate
-
[isim, kimya]
Bakınız potasyum permanganat
-
[isim, kimya]
Bakınız potasyum permanganat