Başında para olan 7 harfli 12 kelime var. Para ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde para olan kelimeler listesine ya da sonu para ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında para bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Para Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ARAP, ARPA, PARA
3 Harfli Kelimeler
ARA, ARP, RAP
2 Harfli Kelimeler
AR, PA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PARAPET
-
Kelime Kökeni: İtalyanca parapetto
-
[isim, denizcilik, mimarlık]
Bakınız küpeşte
-
[isim, denizcilik, mimarlık]
Bakınız küpeşte
- PARAGÖZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Parayı çok seven, paraya çok düşkün (kimse); para canlısı, paragözlü
- "Bundan dolayı bu paragöz adamın sırf körpeliğinden dolayı aldığı ufak tefek kızcağızı herkes görmek istiyordu."
-
[sıfat, mecaz]
Parayı çok seven, paraya çok düşkün (kimse); para canlısı, paragözlü
- PARAŞÜT
-
Kelime Kökeni: Fransızca parachute
-
[isim]
Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç
-
[isim]
Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç
- PARALEL
-
Kelime Kökeni: Fransızca parallèle
-
[sıfat, matematik]
Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen; koşut, muvazi, mütevazi
- "Bu, Çal Dağı'nın koyu mor sırtlarına paralel uzun ve yüce bir dağ."
-
[isim, gök bilimi, coğrafya]
Başlangıç meridyenine birer derecelik açılarla çizilen, Ekvator’a paralel ve aralarında 111 km’lik mesafe bulunan farazi çemberlerden her biri
-
[mecaz]
Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.)
-
[spor]
Bakınız paralel bar
- "Mesela mekteplerden barfiksleri, paralelleri, halterleri attıktan sonra oraya güreşi sokarız."
-
[sıfat, matematik]
Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen; koşut, muvazi, mütevazi
- PARAÇOL
-
Kelime Kökeni: İtalyanca bracciolo
-
[isim, denizcilik]
Gemi çatmasında eğri parça
-
Cumba vb. altına destek olarak konulan eğri ağaç
-
Tek at koşularak çekilen, üzeri kapalı, yanları açık bir araba türü
-
[isim, denizcilik]
Gemi çatmasında eğri parça
- PARASAL
-
-
[sıfat]
Para ile ilgili, para bakımından; mali, nakdî, akçasal
- "Parasal kuvvete sahip kimselerin kitaplarıma gösterdikleri ilgi bana güç veriyor."
-
[sıfat]
Para ile ilgili, para bakımından; mali, nakdî, akçasal
- PARAFİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca paraffine
-
[isim, kimya]
Katran, petrol, neft vb. maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon; alkan
-
[isim, kimya]
Katran, petrol, neft vb. maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon; alkan
- PARAZİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca parasite
-
[isim, biyoloji]
Bakınız asalak
-
Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı
-
[mecaz]
Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse
- "Zaten ilk fırsatta dökülecek parazitlerdir ki bu sözlerimize gücenip kıyametleri koparmışlardır."
-
[isim, biyoloji]
Bakınız asalak
- PARASIZ
-
-
[sıfat]
Parası olmayan; zil (II)
- "Hayatında ilk defa, parasız ve fakir oluşuna kızdı."
-
Bakınız yoksul
- "Son gün hemen bütünüyle parasız çocuklara kalırdı bayram yeri."
-
Para verilmeden elde edilen; bedava, meccani, müft
- "Belediye halk için parasız plajlar açmayı düşünüyor mu?"
-
Para verilmeksizin, bedavadan, bedava
- "Diyarbakır'da İstanbul gazetelerine parasız muhabirlik eden uygar ve zeki bir genç tanımıştım."
-
[sıfat]
Parası olmayan; zil (II)
- PARABOL
-
Kelime Kökeni: Fransızca parabole
-
[isim, matematik]
Bir düzlemin odak denen sabit bir noktadan ve doğrultman denen sabit bir doğrudan eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri; yarı kübik
-
[isim, matematik]
Bir düzlemin odak denen sabit bir noktadan ve doğrultman denen sabit bir doğrudan eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri; yarı kübik
- PARAGAT
-
Kelime Kökeni: İtalyanca barchetta
-
[isim, denizcilik]
Bakınız paraketa
-
[isim, denizcilik]
Bakınız paraketa
- PARAVAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca paravent
-
[isim]
Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde; paravana
- "Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm."
-
[sıfat, mecaz]
Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belli etmeden yararlanılan (kişi veya kuruluş)
-
[isim]
Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde; paravana