Başında pa olan 8 harfli 124 kelime var. Pa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde pa olan kelimeler listesine ya da sonu pa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında pa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PATLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Nesneler, iç basıncın etkisiyle ve çoğunlukla büyük ses çıkararak dağılmak, infilak etmek
- "Dinamit patladı."
-
Yırtılıp açılmak
- "Gözlerim gene ayakkabılarıma kaydı, yanları patlamıştı."
-
Bakınız yarılmak
- "Fukaranın hem sağ bileği çıkmış hem davulu patlamıştı."
-
Görünür duruma gelmek, ortaya çıkmak, yeşermek
- "Tomurcuklar patladı."
-
Top, taşıt lastiği vb. şeyler değişik nedenlerle havası inmek
-
[mecaz]
Ansızın tehlikeli bir şey meydana gelmek
- "Harp patlıyor ve askerlere edebiyatçılık, edebiyatçılara askerlik yapmak düşüyor."
-
[mecaz]
Çok sıkılmak, sıkıntı ve sabırsızlığını belli etmek
- "Sanıyorum ki istimi fazla gelmiş kazanlar gibi hırslarından patlayacaklar."
-
[mecaz]
Aşırı tepki göstermek
-
[mecaz]
Ansızın bir gürültü duyulmak
-
[teklifsiz konuşmada]
Herhangi bir durum veya bir değerin yitirilmesine yol açmak, mal olmak
-
[nesnesiz]
Nesneler, iç basıncın etkisiyle ve çoğunlukla büyük ses çıkararak dağılmak, infilak etmek
- PASLAŞMA
-
-
[isim]
Paslaşmak işi
-
[isim]
Paslaşmak işi
- PABUÇSUZ
-
-
[sıfat]
Ayağında pabucu olmayan
-
[sıfat]
Ayağında pabucu olmayan
- PARALİZİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca paralysie
-
[isim, tıp]
Bakınız inme
- "... annem bu izaha iştirak etmeyerek ‘Ben paralizi olmuş biliyorum!’ diyor."
-
[isim, tıp]
Bakınız inme
- PALADYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca palladium
-
[isim, kimya]
Atom numarası 46, yoğunluğu 11,4 olan, 1500 °C'de eriyen, tel durumuna getirilebilen, başlıca özelliği hidrojeni soğurmak olan çok sert bir element (simgesi Pd)
-
[isim, kimya]
Atom numarası 46, yoğunluğu 11,4 olan, 1500 °C'de eriyen, tel durumuna getirilebilen, başlıca özelliği hidrojeni soğurmak olan çok sert bir element (simgesi Pd)
- PANCARCI
-
-
[isim]
Pancar yetiştiren ve satan kimse
-
[isim]
Pancar yetiştiren ve satan kimse
- PARŞÖMEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca parchemin
-
[isim]
Yazı yazmak, resim yapmak için özel olarak hazırlanan deri; tirşe (II)
- "Duvarlardaki raflarda kurtların kemire kemire bitiremediği el yazmaları, parşömenler ve harita ruloları vardı."
-
[isim]
Yazı yazmak, resim yapmak için özel olarak hazırlanan deri; tirşe (II)
- PATRONAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca patronage
-
[isim, hukuk]
Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması
-
Yönetim, gözetim
-
[isim, hukuk]
Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması
- PASİYANS
-
Kelime Kökeni: Fransızca patience
-
[isim]
İskambille açılan bir fal
-
[isim]
İskambille açılan bir fal
- PASKALYA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Paskalya Yortusu
- "Paskalya yortusunda, dinî tatillerde, büyük tatillerde Manisa'ya gelirdim."
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Paskalya Yortusu
- PANSİYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca pension
-
[isim]
Bütünü veya bir bölümü sürekli veya belli bir zaman için kiraya verilen, isteğe göre yemek de veren ev
- "Bu hâlimize karşı bize pansiyonunuzda oda vermeyi kabul eder misiniz, etmez misiniz?"
-
Okullarda yatılı olarak öğrenim gören öğrencilerin barınma, beslenme, etüt ve diğer sosyal ihtiyaçlarının karşılandığı yer
- "Okulun pansiyonunda kalma karşılığında etüt öğretmenliği yapacaktım."
-
[isim]
Bütünü veya bir bölümü sürekli veya belli bir zaman için kiraya verilen, isteğe göre yemek de veren ev
- PAYLAMAK
-
-
[-i]
Bakınız azarlamak
- "Görümcesi onu paylıyor, o ise Kutlu'nun yüzüne bakıyordu, duymamacasına."
-
[-i]
Bakınız azarlamak
- PARTÖNER
-
Kelime Kökeni: Fransızca partenaire
-
[isim]
Bakınız partner
-
[isim]
Bakınız partner
- PAŞAZADE
-
Kelime Kökeni: Türkçe paşa + Farsça zāde
-
[isim]
Paşanın çocuğu
-
[mecaz]
Rahatına düşkün, gösterişi seven kimse
- "Bu paşazadenin yazarlıkta henüz ilk mektebi bitirebilmiş olduğuna inanılamaz."
-
[isim]
Paşanın çocuğu
- PAYÖLÇER
-
-
[isim]
Ortak kullanılan bir alanda tüketimin paydaşlara bölüştürülmesini sağlayan alet
-
[isim]
Ortak kullanılan bir alanda tüketimin paydaşlara bölüştürülmesini sağlayan alet
- PAYLAŞMA
-
-
[isim]
Paylaşmak işi; bölüşme, kırışmaca, üleşme
- "Eyleme beraber girersiniz, siz sonuca ulaşmayı düşünürsünüz, onlar ulaşmadan paylaşmayı."
-
[isim]
Paylaşmak işi; bölüşme, kırışmaca, üleşme
- PATLICAN
-
Kelime Kökeni: Arapça bādincān
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena)
-
Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena)
- PARALAKS
-
Kelime Kökeni: Fransızca parallaxe
-
[isim, gök bilimi]
Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı
-
Dünya'nın yarıçapını bir gezegenden veya Dünya Güneş uzaklığını bir yıldızdan gören açı
-
[isim, gök bilimi]
Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı
- PASLATMA
-
-
[isim]
Paslatmak işi
-
[isim]
Paslatmak işi
- PALETSİZ
-
-
[sıfat]
Paleti olmayan (taşıt)
-
[sıfat]
Paleti olmayan (taşıt)