Başında pa olan 6 harfli 67 kelime var. Pa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde pa olan kelimeler listesine ya da sonu pa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında pa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PATENT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir buluşun veya o buluşu uygulama alanında kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belge
-
Uyrukluk belgesi
-
Gemilere ayrıldıkları limanın sağlık durumu için verilen belge
-
Bir durum veya bir işi yalnızca kendi yetkisi altında görme
- "Çünkü Türkiye'de patenti yabancı şöhretlerin elinde bulunan heykeltıraşlık Türk sanatkârına para getirmez." (Peyami Safa)
-
[isim]
Bir buluşun veya o buluşu uygulama alanında kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belge
- PAŞALI
-
-
[isim]
Paşa sanını alan büyük devlet adamlarının yakın hizmetinde bulunan gedikli ağa
-
[isim]
Paşa sanını alan büyük devlet adamlarının yakın hizmetinde bulunan gedikli ağa
- PASATA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Bir tür kumar oyunu
-
[isim]
Bir tür kumar oyunu
- PAYDAŞ
-
-
[isim]
Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kimse, hissedar
-
[isim]
Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kimse, hissedar
- PANTER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Pars
- "Adamın son panterini ben vurdum, neslini ben tükettim." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Pars
- PAGODA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çin, Japonya vb. Uzak Doğu ülkelerindeki tapınak
-
[isim]
Çin, Japonya vb. Uzak Doğu ülkelerindeki tapınak
- PAPARA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Ekmek, peynir ve et suyu veya süt ile yapılan bir tür yemek
- "Mebrure ... Nesrin'in paparasını yedikten sonra başını yere eğerek kuyruğunu sallayan büyük köpeği gördü." (Peyami Safa)
-
Azar
-
[isim]
Ekmek, peynir ve et suyu veya süt ile yapılan bir tür yemek
- PANDİF
- ...
- PARTAL
-
-
Çok kullanılmaktan yıpranmış, eskimiş
- "Vücudu eski partal esvapları içinde çarpık çurpuk eski bir değneğe dönmüştü." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Abartılmış söz, yalan
-
Çok kullanılmaktan yıpranmış, eskimiş
- PALYOŞ
-
Kelime Kökeni : Macarca
-
[isim]
Kısa ve iki yanı keskin, düz kılıç
-
[isim]
Kısa ve iki yanı keskin, düz kılıç
- PAVYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir kuruluşun, bir kurumun, bir bahçe içindeki yapılarından her biri
- "Gölün karşı yanında kalan büyük pavyonların gölgeleri, gittikçe kendilerine doğru uzanıyordu." (Necati Cumalı)
-
Bir fuarda ürünleri bağımsız sergileme yeri
-
Geceleri geç vakte kadar açık, içkili eğlence yeri
-
[isim]
Bir kuruluşun, bir kurumun, bir bahçe içindeki yapılarından her biri
- PASPAS
-
-
[isim]
Ayakkabıların altını temizlemek için kapı önlerine konulan kıl, plastik vb.nden yapılmış yüzü tırtıklı silecek
-
Yer silmekte kullanılan, özel olarak yapılmış bir sopa ve onun ucu geçirilmiş bezden oluşan temizlik aracı
-
[isim]
Ayakkabıların altını temizlemek için kapı önlerine konulan kıl, plastik vb.nden yapılmış yüzü tırtıklı silecek
- PANDÜL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sarkaç
-
[isim]
Sarkaç
- PASTRA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Bir tür iskambil oyunu, pişti
- "Elli ikilik iskambillerle fal açar yahut birini bulabilirse pastra oynardı." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Bir tür iskambil oyunu, pişti
- PASTİŞ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
-
Bir ekolün özelliklerine göre meydana getirilmiş eser
-
[isim]
Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
- PAÇALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde paçası olan
- "Boyanmış dar dizlik ahlak sayılıyor da sımsıkı bağlanmış paçalı don müstehcenleşiyor." (Falih Rıfkı Atay)
-
Tüyleri ayaklarına kadar uzanan (kuş veya kümes hayvanı)
- "Paçalı güvercin, paçalı tavuk."
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde paçası olan
- PARTER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tiyatro, sinema vb. yerlerde, sahnenin bulunduğu ilk kat ve burada bulunan koltuklar
- "Parter, her sınıftan insanla hıncahınç dolu idi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Tiyatro, sinema vb. yerlerde, sahnenin bulunduğu ilk kat ve burada bulunan koltuklar
- PAHALI
-
-
[sıfat]
Fiyatı yüksek olan, ucuz karşıtı
- "Bir tecrübe geçirmek, sana müthiş pahalıya mal oldu." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Fiyatı yüksek olan, ucuz karşıtı
- PATRON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir ticaret veya sanayi kurumunun sahibi, başı, işvereni
- "Bizim gazetecilerin çoğu patronu hesabına suç yüklenir." (Burhan Felek)
-
Bir kuruluşta, bir iş yerinde makam bakımından yetkili kimse
-
Sözü geçen paralı kimse
-
[isim]
Bir ticaret veya sanayi kurumunun sahibi, başı, işvereni
- PATRİK
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı
- "Patriklerini otele getirmek büyük bir hadise idi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı