Başında pa olan 5 harfli 55 kelime var. Pa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde pa olan kelimeler listesine ya da sonu pa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında pa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PATİK
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Yünden örülen veya ince deriden yapılan, genellikle üstten bağcıklı, yumuşak, küçük çocuk ayakkabısı
-
Genellikle iple örülerek yapılan ayakkabı biçimindeki çorap
-
[isim]
Yünden örülen veya ince deriden yapılan, genellikle üstten bağcıklı, yumuşak, küçük çocuk ayakkabısı
- PARYA
-
Kelime Kökeni: Fransızca paria
-
[isim, toplum bilimi]
Hindistan'da toplumsal sınıfların dışında kalanlar
- "Paryalar her türlü toplumsal haklardan yoksundurlar."
-
Bakınız ayaktakımı
- "Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya / Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya"
-
[isim, toplum bilimi]
Hindistan'da toplumsal sınıfların dışında kalanlar
- PARSA
-
Kelime Kökeni: Farsça pārse
-
[isim]
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden, çalınan çalgı veya söylenen şarkıdan sonra toplanan para
-
[isim]
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden, çalınan çalgı veya söylenen şarkıdan sonra toplanan para
- PADIL
-
Kelime Kökeni: Almanca paddel
-
[isim, denizcilik]
İki ucu veya bir ucu enli, kısa ve ince saplı kürek
-
Bir tekne pervanesinin suyun pervane kanatlarına yaptığı direnç sonucu oluşan enine hareket
-
Balıkçının ayağıyla iterek çamur üstünde kaydırabileceği kadar hafif olan, küçük ve altı düz tekne
-
Bakınız yandan çarklı
- "O zamanki vapurlar ‘padıl’ denilen yandan çarklı gemilerdi."
-
[isim, denizcilik]
İki ucu veya bir ucu enli, kısa ve ince saplı kürek
- PAÇOZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus)
-
Basmakalıp düşünme, samimiyetsiz davranma, gereksiz gururlanma vb. içinde bulunan kimse
-
[argo]
Bakınız fahişe
- "Onların aftosuna hanımefendi derler, bizim paçozumuzun adı ya alüftedir ya şıllık."
-
[argo]
Uyumsuz, özensiz giyinmiş kimse
-
[isim, hayvan bilimi]
Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus)
- PAYAN
-
Kelime Kökeni: Farsça pāyān
-
[isim, eskimiş]
Son, sonuç, nihayet
- "Şu bizim düldüle bir saman vesikası lütfetseniz keyfime payan olmayacak."
-
[isim, eskimiş]
Son, sonuç, nihayet
- PATSO
-
-
[isim]
İçerisine kızartılmış patates konulan sandviç
-
[isim]
İçerisine kızartılmış patates konulan sandviç
- PARKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca parquet
-
[isim]
Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme
-
Bu döşemede kullanılan, aynı boydaki küçük tahta parçası
- "Ön tarafta parke, laminant gibi inşaat malzemeleri satan bir dükkân olmalıydı."
-
Bakınız parke taşı
- "İstasyon caddesinin bozuk parkeleri boyunca yürüyüp gidiyor."
-
[isim]
Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme
- PATEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca patin
-
[isim]
Buz üstünde kaymak için kullanılan, tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı
-
Bu ayakkabının düz yerlerde kaymakta kullanılan tekerlekli türü
-
Halk oyunlarında yan yana, art arda, sırt sırta duruşlardan oluşan çizgi ve daire biçimleri ile oyuncuların sahne üzerinde dağılarak oluşturdukları şekil veya düzen
-
[isim]
Buz üstünde kaymak için kullanılan, tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı
- PARKA
-
Kelime Kökeni: Fransızca parka
-
[isim, askerlik]
Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir tür üstlük
-
Genellikle gençlerin giydiği başlıklı bir tür üstlük
-
[isim, askerlik]
Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir tür üstlük
- PANİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca panique
-
[isim]
Ani dehşet duygusu, büyük korku
-
Topluluğu saran ortak korku; ürkü
-
[isim]
Ani dehşet duygusu, büyük korku
- PAGAN
-
Kelime Kökeni: İngilizce pagan
-
[sıfat, din bilimi]
Bakınız çok tanrıcı
-
[sıfat, din bilimi]
Bakınız çok tanrıcı
- PAUNT
-
Kelime Kökeni: İngilizce pound
-
[isim]
Bakınız sterlin
-
[isim]
Bakınız sterlin
- PAYET
-
Kelime Kökeni: Fransızca paillette
-
[isim]
Giysi vb. işlemek için kullanılan küçük, pırıltılı pul
-
[isim]
Giysi vb. işlemek için kullanılan küçük, pırıltılı pul
- PANDA
-
Kelime Kökeni: Fransızca panda
-
[isim, hayvan bilimi]
Etçillerden, Avustralya ile Himalaya ormanlarında yaşayan, tüyleri sık ve pas renginde, karnı, bacakları kara, postu beğenilen bir hayvan (Ailurus fulgens)
-
Çin'de yaşayan, ayı iriliğinde, siyah beyaz renkli otçul bir hayvan (Ailuropoda melanoleuca)
-
[isim, hayvan bilimi]
Etçillerden, Avustralya ile Himalaya ormanlarında yaşayan, tüyleri sık ve pas renginde, karnı, bacakları kara, postu beğenilen bir hayvan (Ailurus fulgens)
- PARPA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Kalkan balığının yavrusu
-
[isim, hayvan bilimi]
Kalkan balığının yavrusu
- PAYAS
-
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
- PARAF
-
Kelime Kökeni: Fransızca paraphe
-
[isim]
Yalnız adın veya ad ve soyadının baş harfleriyle atılan kısa imza
-
[isim]
Yalnız adın veya ad ve soyadının baş harfleriyle atılan kısa imza
- PAYEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca païen
-
[sıfat, din bilimi]
Bakınız çok tanrıcı
- "Avrupa kıtasında yaşayan milletlerden payen kalmış olanlar arasında Hristiyanlık IX. asır ile XI. asır arasında teessüs etti."
-
[sıfat, din bilimi]
Bakınız çok tanrıcı
- PAKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca paquet
-
[isim]
İçinde bir veya birçok şey bulunan, kâğıda sarılarak veya kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne
- "Paket fabrikası olacak... Günde tam iki bin paket yapıyormuş!"
-
[sıfat]
Kâğıda sarılarak veya bir kutuya konularak satışa hazır duruma getirilmiş, belli bir miktarda olan (yiyecek, ilaç vb.)
- "Bir paket çikolata. Üç paket makarna."
-
Herhangi bir alanda alınmış olan kararların tümü
- "ABD ile daha önce yapılan görüşmeler sonrası ortaya çıkan ekonomik paketin, tam bir askerî iş birliği olması hâlinde geçerli bir paket olduğunu söyledi."
-
[bilişim]
Kullanıcıların belli sorunlarının çözümüne ilişkin geliştirilmiş genel amaçlı program
-
[bilişim]
Bir bütün olarak sunulan, ileti ve sayısal hizmet ögelerinden oluşan veriler kümesi
-
[sıfat, argo]
Bakınız dolu (II)
-
[isim]
İçinde bir veya birçok şey bulunan, kâğıda sarılarak veya kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne