Başında pa olan 5 harfli 55 kelime var. Pa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde pa olan kelimeler listesine ya da sonu pa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında pa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PASAK
-
-
[isim]
Kir
- "Başta yağlı bir fes, boyunda pasak içinde yakalık ve kravat." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Kir
- PADIL
- ...
- PATOZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Harman dövme makinesi
-
[isim]
Harman dövme makinesi
- PAZAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer
- "Perşembe pazarı. Salı pazarı."
-
Belli bir şeyin satıldığı yer
- "Balık pazarı."
-
Alım satım, alışveriş
- "Allah hayırlı pazar versin."
-
Haftanın birinci günü, cumartesi ile pazartesi arasındaki gün
- "Ertesi gün pazardı, öğleye kadar tembellik edersiniz." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer
- PASLI
-
-
[sıfat]
Üzerinde pas oluşmuş, pas tutmuş, paslanmış
- "Duvarlarında ağır ve büyük paslı kılıçlar, kalkanlar, zincirler asılı dururdu." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Hastalık dolayısıyla beyaz tabakayla kaplanmış (dil)
-
Huzursuz, sıkıntılı, üzgün, kararsız
- "Bir haftadan fazla süren yağmurlardan, rutubetten içinde paslı, kapanık ve sıkıntılı bir duygu belirmiş." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Üzerinde pas oluşmuş, pas tutmuş, paslanmış
- PATAL
-
-
[isim]
Lüle taşı
-
[isim]
Lüle taşı
- PAKET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçinde bir veya birçok şey bulunan, kâğıda sarılarak veya kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne
- "Yemek paketini, raflarda yer bulamadığı için masa üstüne koydu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Kâğıda sarılarak veya bir kutuya konularak satışa hazır duruma getirilmiş, belli bir miktarda olan (yiyecek, ilaç vb.)
- "Bir paket çikolata. Üç paket makarna."
-
[sıfat]
Dolu (toplu taşım aracı)
-
[isim]
İçinde bir veya birçok şey bulunan, kâğıda sarılarak veya kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne
- PAYAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Son, sonuç, nihayet
- "Hele hep birden uçtukları zaman neşesine payan olmazdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Son, sonuç, nihayet
- PARTİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka
- "Seçmenler yeni güç santrallerinin doğayı bozacağını düşündükleri için karşı partiyi tutmuşlar." (Haldun Taner)
-
İnsan topluluğu
-
[isim]
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka
- PANİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ani dehşet duygusu, büyük korku, ürkü
- "Kendisi ile birlikte gelemeyeceğini anlayınca tam bir paniğe kapıldı." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Ani dehşet duygusu, büyük korku, ürkü
- PASAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı veya açık çarşı
- "Yemeğini son günlerde oracıkta, pasaj içindeki Macar lokantasında yiyordu." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı veya açık çarşı
- PALTO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Soğuk havalarda öbür giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi
- "Burası çok sıcak, çıkar paltonu, getir as şuraya!" (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Soğuk havalarda öbür giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi
- PARİS
- ...
- PARÇA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey
- "Yolun bu parçası bozuk."
-
Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime
- "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır." (Haldun Taner)
-
Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri
- "On parçadan yapılmış bir oda takımı."
-
Tane
- "Üç parça elbiselik kumaş."
-
Edebiyat eserinin bir bölümü
- "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Müzik eseri
-
Benzeri, bir örneği
- "Ay parçası, elmas parçası."
-
Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz
- "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun." (Kemalettin Kamu)
-
Güzel, alımlı kız veya kadın
-
[isim]
Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey
- PARSA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para
- "Ali direkten indikten sonra eline aldığı bir tepsi ile ahaliye sarıldı ve parsa toplamaya başladı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para
- PAFTA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Büyük harita, plan veya modeli oluşturan ayrı parçalardan her biri
-
Yivaçar
-
Süs için at takımlarına veya başka yerlere takılan metal pul veya çakılan iri başlı çivi
-
Büyük benek, leke
-
[isim]
Büyük harita, plan veya modeli oluşturan ayrı parçalardan her biri
- PANÇO
- ...
- PAMPA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Güney Amerika'daki bozkırlar
-
[isim]
Güney Amerika'daki bozkırlar
- PARAF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yalnız adın veya ad ve soyadın baş harfleriyle atılan kısa imza
-
[isim]
Yalnız adın veya ad ve soyadın baş harfleriyle atılan kısa imza
- PAMUK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium)
-
Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı
-
Bu tellerin işlenmiş biçimi
- "Yaraya pamuk koydu."
-
[sıfat]
Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış
- "Pamuk iplik. Pamuk bez."
-
Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav
-
[isim]
Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium)