Sonunda p olan 8 harfli 60 kelime var. P harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde p harfi olan kelimeler listesine ya da başında p harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- METREKÜP
-
-
[isim, matematik]
Kenarı 1 metre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi
- "Beş metreküp su."
-
[isim, matematik]
Kenarı 1 metre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi
- YAKANTOP
-
-
[isim]
Birkaç kişilik iki takım arasında bir el topuyla oynanan ve topu karşı takım oyuncusuna vurma temeline dayanan bir oyun türü
- "… ilk buluşma, daha doğrusu esaslı ilk buluşma, sokakta arkadaşlarıyla kurdukları yakantop oyununda oldu."
-
[isim]
Birkaç kişilik iki takım arasında bir el topuyla oynanan ve topu karşı takım oyuncusuna vurma temeline dayanan bir oyun türü
- TESEYYÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça teseyyub
-
[isim, eskimiş]
Kayıtsızlık, tembellik, ihmalcilik
-
[isim, eskimiş]
Kayıtsızlık, tembellik, ihmalcilik
- ALİCENAP
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿālī + cenāb
- YALAPŞAP
-
-
[zarf]
Bakınız üstünkörü
-
[zarf]
Bakınız üstünkörü
- SELOTEYP
-
Kelime Kökeni: Cellotape özel adından
-
[isim]
Yapıştırma işlerinde kullanılan, ince, saydam, bir yüzü yapışkan şerit; selobant
-
[isim]
Yapıştırma işlerinde kullanılan, ince, saydam, bir yüzü yapışkan şerit; selobant
- HANDİKAP
-
Kelime Kökeni: İngilizce handicap
-
[isim]
Bakınız engel
- "Esaslı dokümantasyona ve teknik hünerlere karşın, en büyük handikapları, bu yaşanmışlık sıcaklığından yoksun oluşları idi."
-
At yarışlarında binicilerle eyerin toplam ağırlığının, atların koşuyu kazanma şansını etkileyecek biçimde ayarlanması
-
[isim]
Bakınız engel
- TAGALLÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça taġallub
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zorbalık
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zorbalık
- ENTERTİP
-
Kelime Kökeni: İngilizce intertype
-
[isim]
Basımcılıkta harfleri satır olarak dizen ve döken dizgi makinesi
-
[isim]
Basımcılıkta harfleri satır olarak dizen ve döken dizgi makinesi
- MÜCERREP
-
Kelime Kökeni: Arapça mucerreb
-
[sıfat, eskimiş]
Tecrübe edilmiş, denenmiş, sınanmış
-
[sıfat, eskimiş]
Tecrübe edilmiş, denenmiş, sınanmış
- MUHTESİP
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥtesib
-
[isim, eskimiş]
İslam şehirlerinde çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli belediye memuru
-
[isim, eskimiş]
İslam şehirlerinde çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli belediye memuru
- SERTABİP
-
Kelime Kökeni: Farsça ser + Arapça ṭabīb
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başhekim
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başhekim
- MÜTEAKİP
-
Kelime Kökeni: Arapça muteʿāḳib
-
[zarf]
-den sonra
- "Bir dövüşmeyi müteakip bazen iki kişi, bazen iki saf arasında kıyasıya bir boğuşmadır başlardı."
-
[sıfat]
Arkadan gelen, ardı sıra gelen
-
[zarf]
-den sonra
- TAKARRÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳarrub
-
[isim, eskimiş]
Yakınlaşma, yaklaşma, yanaşma
- "Ve bizim kıtaatımız nehri her noktadan geçmiş Mihalıççık ve Sivrihisar hattına takarrüp etmekte bulunuyor."
-
[isim, eskimiş]
Yakınlaşma, yaklaşma, yanaşma
- MUSTARİP
-
Kelime Kökeni: Arapça mużṭarib
-
[sıfat]
Bakınız muzdarip
-
[sıfat]
Bakınız muzdarip
- BAŞTABİP
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça ṭabīb
-
[isim]
Bakınız başhekim
- "Olayı duyan baştabip maiyetiyle koğuşa geldi ve beni hapsetmek istedi."
-
[isim]
Bakınız başhekim
- MÜRETTİP
-
Kelime Kökeni: Arapça murettib
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dizgici
- "Eli yüzü karalı, elleri dirseklerine kadar sıvalı mürettipler harıl harıl çalışırlarken arada bana bakıyorlardı."
-
[sıfat]
Düzenleyen, hazırlayan, sıraya koyan
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dizgici
- MOTOPOMP
-
Kelime Kökeni: Fransızca motopompe
-
[isim]
Motorlu tulumba
-
[isim]
Motorlu tulumba
- MÜREKKEP
-
Kelime Kökeni: Arapça murekkeb
-
[sıfat]
İki veya daha fazla şeyin karışmasından oluşan, birden çok ögeden veya parçadan oluşan, sade ve düz olmayan; bileşik
- "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir."
-
[kimya]
Bakınız bileşik
-
[sıfat]
-den oluşmuş
- "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir."
-
[sıfat]
İki veya daha fazla şeyin karışmasından oluşan, birden çok ögeden veya parçadan oluşan, sade ve düz olmayan; bileşik
- ALTINTOP
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız greyfurt
-
İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides)
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız greyfurt