Sonunda p olan 8 harfli 60 kelime var. P harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde p harfi olan kelimeler listesine ya da başında p harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

METREKÜP

  1. [isim, matematik] Kenarı 1 metre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi
    • "Beş metreküp su."
YAKANTOP

  1. [isim] Birkaç kişilik iki takım arasında bir el topuyla oynanan ve topu karşı takım oyuncusuna vurma temeline dayanan bir oyun türü
    • "… ilk buluşma, daha doğrusu esaslı ilk buluşma, sokakta arkadaşlarıyla kurdukları yakantop oyununda oldu." (Ayşe İlker)
TESEYYÜP

Kelime Kökeni: Arapça teseyyub

  1. [isim, eskimiş] Kayıtsızlık, tembellik, ihmalcilik
ALİCENAP

Kelime Kökeni: Arapça ʿālī + cenāb

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız cömert
  2. Bakınız onurlu
    • "Senin annen mert, doğru ve alicenap bir kadındır." (Halide Edip Adıvar)
  3. [zarf] Onurlu, şerefli bir biçimde
    • "Başkalarını tesir altında bırakması, zamanında alicenap davranması onun hakikaten kuvvetli bir kadın olduğunu ispat etmektedir." (Asaf Halet Çelebi)
YALAPŞAP

  1. [zarf] Bakınız üstünkörü
SELOTEYP

Kelime Kökeni: Cellotape özel adından

  1. [isim] Yapıştırma işlerinde kullanılan, ince, saydam, bir yüzü yapışkan şerit; selobant
HANDİKAP

Kelime Kökeni: İngilizce handicap

  1. [isim] Bakınız engel
    • "Esaslı dokümantasyona ve teknik hünerlere karşın, en büyük handikapları, bu yaşanmışlık sıcaklığından yoksun oluşları idi." (Haldun Taner)
  2. At yarışlarında binicilerle eyerin toplam ağırlığının, atların koşuyu kazanma şansını etkileyecek biçimde ayarlanması
TAGALLÜP

Kelime Kökeni: Arapça taġallub

  1. [isim, eskimiş] Bakınız zorbalık
ENTERTİP

Kelime Kökeni: İngilizce intertype

  1. [isim] Basımcılıkta harfleri satır olarak dizen ve döken dizgi makinesi
MÜCERREP

Kelime Kökeni: Arapça mucerreb

  1. [sıfat, eskimiş] Tecrübe edilmiş, denenmiş, sınanmış
MUHTESİP

Kelime Kökeni: Arapça muḥtesib

  1. [isim, eskimiş] İslam şehirlerinde çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli belediye memuru
SERTABİP

Kelime Kökeni: Farsça ser + Arapça ṭabīb

  1. [isim, eskimiş] Bakınız başhekim
MÜTEAKİP

Kelime Kökeni: Arapça muteʿāḳib

  1. [zarf] -den sonra
    • "Bir dövüşmeyi müteakip bazen iki kişi, bazen iki saf arasında kıyasıya bir boğuşmadır başlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [sıfat] Arkadan gelen, ardı sıra gelen
TAKARRÜP

Kelime Kökeni: Arapça taḳarrub

  1. [isim, eskimiş] Yakınlaşma, yaklaşma, yanaşma
    • "Ve bizim kıtaatımız nehri her noktadan geçmiş Mihalıççık ve Sivrihisar hattına takarrüp etmekte bulunuyor." (Atatürk)
MUSTARİP

Kelime Kökeni: Arapça mużṭarib

  1. [sıfat] Bakınız muzdarip
BAŞTABİP

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça ṭabīb

  1. [isim] Bakınız başhekim
    • "Olayı duyan baştabip maiyetiyle koğuşa geldi ve beni hapsetmek istedi." (Selâhattin Yurtoğlu)
MÜRETTİP

Kelime Kökeni: Arapça murettib

  1. [isim, eskimiş] Bakınız dizgici
    • "Eli yüzü karalı, elleri dirseklerine kadar sıvalı mürettipler harıl harıl çalışırlarken arada bana bakıyorlardı." (Orhan Kemal)
  2. [sıfat] Düzenleyen, hazırlayan, sıraya koyan
MOTOPOMP

Kelime Kökeni: Fransızca motopompe

  1. [isim] Motorlu tulumba
MÜREKKEP

Kelime Kökeni: Arapça murekkeb

  1. [sıfat] İki veya daha fazla şeyin karışmasından oluşan, birden çok ögeden veya parçadan oluşan, sade ve düz olmayan; bileşik
    • "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir." (Mehmet Kaplan)
  2. [kimya] Bakınız bileşik
  3. [sıfat] -den oluşmuş
    • "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir." (Mehmet Kaplan)
ALTINTOP

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız greyfurt
  2. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü