Sonunda p olan 6 harfli 75 kelime var. P harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde p harfi olan kelimeler listesine ya da başında p harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MECZUP
-
Kelime Kökeni: Arapça mecẕūb
-
[isim]
Aklını yitirmiş kimse
- "Bunlardan başka köyün iki meczubu, bir cücesi vardır."
-
Tanrı aşkıyla aklını yitirmiş kimse
-
[isim]
Aklını yitirmiş kimse
- SATRAP
-
Kelime Kökeni: Fransızca satrape
-
[isim, tarih]
Perslerde il yöneticisi; vali
-
[isim, tarih]
Perslerde il yöneticisi; vali
- ESTAMP
-
Kelime Kökeni: Fransızca estampe
-
[isim]
Bakınız oyma baskı
-
[isim]
Bakınız oyma baskı
- MEŞREP
-
Kelime Kökeni: Arapça meşreb
-
[isim]
Yaradılış, huy, karakter, mizaç
- "Bunların arasında bilhassa Vehbi Dede isminde Mevlevi bir musikişinas tanıdı ve meşrebine uygun buldu."
-
Davranış biçimi
- "Kişilik genel çizgisi, meşrep olarak bilinir."
-
[isim]
Yaradılış, huy, karakter, mizaç
- SİNCAP
-
Kelime Kökeni: Farsça sincāb
-
[isim, hayvan bilimi]
Sincapgillerden, ağaçlarda yaşayan, genellikle meyveyle beslenen, çok tüylü, uzun kuyruklu, ince gövdeli bir hayvan; değin (II), çekelez (Sciurus vulgaris)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sincapgillerden, ağaçlarda yaşayan, genellikle meyveyle beslenen, çok tüylü, uzun kuyruklu, ince gövdeli bir hayvan; değin (II), çekelez (Sciurus vulgaris)
- TEKZİP
-
Kelime Kökeni: Arapça tekẕīb
-
[isim]
Bakınız yalanlama
- "Üçü de derhâl tekzip etti ve tekziplerinin başında tabii seksen yaşında olmadıklarını altını çizerek ilan ettiler."
-
[isim]
Bakınız yalanlama
- KETÇAP
-
Kelime Kökeni: İngilizce ketchup
-
[isim]
Temel maddesi baharat katılmış domates olan İngiliz sosu
- "Mayoneze bir itirazı yoktu ama ketçaptan nefret ederdi Celâl."
-
[isim]
Temel maddesi baharat katılmış domates olan İngiliz sosu
- MUNSAP
-
Kelime Kökeni: Arapça munṣabb
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız kavşak
-
[sıfat]
Deniz, göl veya ırmağa dökülen, karışan (akarsu)
-
[sıfat, mecaz]
Birbirine kavuşmuş olan
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız kavşak
- KULLAP
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳullāb
-
[isim, eskimiş]
İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
-
Bir tür menteşe
-
[isim, eskimiş]
İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
- MERKEP
-
Kelime Kökeni: Arapça merkeb
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız eşek
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız eşek
- TAKRİP
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳrīb
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yaklaştırma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yaklaştırma
- KIPKIP
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Gözünü çok kırpan (kimse)
-
[sıfat, ağızlardan]
Gözünü çok kırpan (kimse)
- MAHCUP
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥcūb
-
[sıfat]
Bakınız utangaç
- "Kenara mahcup bir çocuk gibi büzüldü."
-
[zarf]
Utangaç bir biçimde
- "Etrafınızda mahcup, cüretsiz, beceriksiz dolaşır."
-
[sıfat]
Bakınız utangaç
- ŞIPŞIP
-
-
[isim]
Bakınız şıpıdık
-
[isim]
Bakınız şıpıdık
- HÜNNAP
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿunnāb
-
[isim, bitki bilimi]
Hünnapgillerden, yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu'da yetiştirilen dikenli bir ağaç; çiğde (Zizyphus jujuba)
- "Küçük bahçede acı badem, ayva, nar, hünnap ağaçları görürüm."
-
Bu ağacın kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, zeytin iriliğinde, güzün olgunlaşan meyvesi
-
[isim, bitki bilimi]
Hünnapgillerden, yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu'da yetiştirilen dikenli bir ağaç; çiğde (Zizyphus jujuba)
- MİHRAP
-
Kelime Kökeni: Arapça miḥrāb
-
[isim, din bilimi]
Cami, mescit vb. yerlerde Kâbe yönünü gösteren, duvarda bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer
- "Cennetten, cehennemden bahseden ihtiyar imamı, mihrabın yanındaki kürsüye çıkardı."
-
Seccadelerde ve bazı halılarda bulunan kemer şeklindeki motif
-
[mecaz]
Umut bağlanan yer
- "Bir mihrap istiyorum, önünde diz çökmeye."
-
[isim, din bilimi]
Cami, mescit vb. yerlerde Kâbe yönünü gösteren, duvarda bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer
- FAYRAP
-
Kelime Kökeni: İngilizce fire up
-
[isim]
İstim kazanının buhar oluşturacak biçimde yanması durumu
-
[argo]
Herhangi bir şeyi veya işi hızlandırma
-
[argo]
Kapı, pencere vb. açma, giysiyi çıkarma
-
[ünlem]
Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut
- "Makine dairesinin zırıltısı yükseldi. Bunun ne demek olduğunu anladık. Fayrap! Kazanlara fazla islim gerekir, bittabi ocaklara da fazla ateş ve kömür."
-
[isim]
İstim kazanının buhar oluşturacak biçimde yanması durumu
- ZIPZIP
-
-
[isim]
Bir yerinden lastik bir bağla asılmış, içi talaş dolu hafif bir top olan çocuk oyuncağı
-
Bakınız bilye
- "Ben dünyadan bihaber bir çocuğum / Kayıp zıpzıplarımı arıyorum"
-
[isim]
Bir yerinden lastik bir bağla asılmış, içi talaş dolu hafif bir top olan çocuk oyuncağı
- İZOTOP
-
Kelime Kökeni: Fransızca isotope
-
[isim, fizik]
Atom numarası aynı, kütle numarası farklı olan atomlar
- "Radyoaktif izotop."
-
[isim, fizik]
Atom numarası aynı, kütle numarası farklı olan atomlar
- VİŞNAP
-
Kelime Kökeni: Bulgarca + Farsça āb
-
[isim, eskimiş]
Vişne şurubu
-
[isim, eskimiş]
Vişne şurubu