Başında p olan 9 harfli 288 kelime var. P harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde p harfi olan kelimeler listesine ya da sonu p harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında p bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PAZARLAMA

  1. [isim] Pazarlamak işi
  2. [ticaret] Bir ürünün, bir malın, bir hizmetin satışını geliştirmek amacıyla tanıtmayı, paketlemeyi, satış elemanlarının yetişmesini, piyasa gereksinimlerini belirlemeyi ve karşılamayı içeren etkinliklerin bütünü
PARILTILI

  1. [sıfat] Parlaklığı olan, parıldayan; yalabık, şaşaalı
    • "Nihayet yuvanın girişine şan ve şatafat sağlamak üzere oraya parıltılı taşlar ve midye kabukları diziyormuş." (İsmet Özel)
PATAKLAMA

  1. [isim] Bakınız dövme
PEDERŞAHİ

Kelime Kökeni: Farsça peder + şāh + Arapça -ī

  1. [sıfat, eskimiş, toplum bilimi] Bakınız ataerkil
    • "Devlet adamı, pederşahi toplumlarda kalabalıkların idealize ettiği bir örnek kişilik olmak zorundadır." (Haldun Taner)
PİŞKİNLİK

  1. [isim] Pişkin olma durumu
  2. Pişkince davranış
    • "Onun, pişkinlikle karışık atılganlığı bir gerçektir." (Necip Fazıl Kısakürek)
PUSLANMAK

  1. [nesnesiz] Hava hafif sisli bir durum almak
  2. Bakınız buğulanmak
    • "Zehra'nın gözleri puslanıyor. Uyku mu, kahır mı, acı mı bilinmez." (Attilâ İlhan)
PAZARBAŞI

  1. [isim, eskimiş] Pazarı yöneten ve ona düzen veren kimse
PULLATMAK

  1. [-i] Pullama işini yaptırmak
PAVKIRMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Tilki veya çakal ulumak
    • "Tok bir çakal toprakta debelenmekte, arada ince ve bembeyaz dişleriyle aya doğru pavkırmaktaydı." (Orhan Kemal)
  2. Ateş, alev alev yanmak
  3. Alev, bir yere doğru yönelmek
  4. Çok öfkelenmek
PERİDOTİT

Kelime Kökeni: Fransızca péridotite

  1. [isim, jeoloji] Olivin ve piroksenden oluşmuş magma taşı
PROGRAMCI

  1. [isim] Bakınız yapımcı
  2. Tiyatro, konser vb. yerlerde program satan veya dağıtan kimse
  3. Program yapan kimse
PRANGASIZ

  1. [sıfat] Prangası olmayan
PARALAMAK

  1. [-i] Bakınız parçalamak
    • "'Çocuk, bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz. Ya bir yerde soğuktan donup öldü ya canavar paraladı!’ diyenler oluyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Yıpratıp eskitmek
    • "Yepyeni ayakkabıları bir ayda paraladı."
  3. [mecaz] Sözle yaralanmasını, incinmesini sağlamak
  4. [mecaz] Bir işte çok çaba ve özen göstererek kendini çok yormak, yıpratmak
PASLAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le, spor] Bazı top oyunlarında oyuncular topu birbirine geçirmek
    • "Kaleye inerlerse paslaşarak inerler." (Salâh Birsel)
  2. [argo] Bakışlarla anlaşmak
PARMAKLIK

  1. [isim] Dik ve biraz aralıklı olarak yan yana dizilmiş tahta, demir vb. çubuklarla yapılmış bölme veya korkuluk
    • "Köşkün tahta parmaklıkları önünde rahatsız etmekten çekinerek hatır soruyorlar." (Aka Gündüz)
  2. Kesik veya yara bulunan parmağı korumak için üzerine geçirilen, çoğunlukla plastik kılıf
PİREKAPAN

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız pire otu
POLARILMA

  1. [isim] Polarılmak işi
PİSLENMEK

  1. [nesnesiz] Pis olmak, pisliğe bulaşmak
PERVAZSIZ

  1. [sıfat] Pervazı olmayan
PÜRÇÜKSÜZ

  1. [sıfat, ağızlardan] Pürçeği olmayan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü