Başında p olan 9 harfli 288 kelime var. P harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde p harfi olan kelimeler listesine ya da sonu p harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında p bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PAZARLAMA
-
-
[isim]
Pazarlamak işi
-
[ticaret]
Bir ürünün, bir malın, bir hizmetin satışını geliştirmek amacıyla tanıtmayı, paketlemeyi, satış elemanlarının yetişmesini, piyasa gereksinimlerini belirlemeyi ve karşılamayı içeren etkinliklerin bütünü
-
[isim]
Pazarlamak işi
- PARILTILI
-
-
[sıfat]
Parlaklığı olan, parıldayan; yalabık, şaşaalı
- "Nihayet yuvanın girişine şan ve şatafat sağlamak üzere oraya parıltılı taşlar ve midye kabukları diziyormuş."
-
[sıfat]
Parlaklığı olan, parıldayan; yalabık, şaşaalı
- PATAKLAMA
-
-
[isim]
Bakınız dövme
-
[isim]
Bakınız dövme
- PEDERŞAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça peder + şāh + Arapça -ī
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız ataerkil
- "Devlet adamı, pederşahi toplumlarda kalabalıkların idealize ettiği bir örnek kişilik olmak zorundadır."
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız ataerkil
- PİŞKİNLİK
-
-
[isim]
Pişkin olma durumu
-
Pişkince davranış
- "Onun, pişkinlikle karışık atılganlığı bir gerçektir."
-
[isim]
Pişkin olma durumu
- PUSLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Hava hafif sisli bir durum almak
-
Bakınız buğulanmak
- "Zehra'nın gözleri puslanıyor. Uyku mu, kahır mı, acı mı bilinmez."
-
[nesnesiz]
Hava hafif sisli bir durum almak
- PAZARBAŞI
-
-
[isim, eskimiş]
Pazarı yöneten ve ona düzen veren kimse
-
[isim, eskimiş]
Pazarı yöneten ve ona düzen veren kimse
- PULLATMAK
-
-
[-i]
Pullama işini yaptırmak
-
[-i]
Pullama işini yaptırmak
- PAVKIRMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Tilki veya çakal ulumak
- "Tok bir çakal toprakta debelenmekte, arada ince ve bembeyaz dişleriyle aya doğru pavkırmaktaydı."
-
Ateş, alev alev yanmak
-
Alev, bir yere doğru yönelmek
-
Çok öfkelenmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Tilki veya çakal ulumak
- PERİDOTİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca péridotite
-
[isim, jeoloji]
Olivin ve piroksenden oluşmuş magma taşı
-
[isim, jeoloji]
Olivin ve piroksenden oluşmuş magma taşı
- PROGRAMCI
-
-
[isim]
Bakınız yapımcı
-
Tiyatro, konser vb. yerlerde program satan veya dağıtan kimse
-
Program yapan kimse
-
[isim]
Bakınız yapımcı
- PRANGASIZ
-
-
[sıfat]
Prangası olmayan
-
[sıfat]
Prangası olmayan
- PARALAMAK
-
-
[-i]
Bakınız parçalamak
- "'Çocuk, bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz. Ya bir yerde soğuktan donup öldü ya canavar paraladı!’ diyenler oluyordu."
-
Yıpratıp eskitmek
- "Yepyeni ayakkabıları bir ayda paraladı."
-
[mecaz]
Sözle yaralanmasını, incinmesini sağlamak
-
[mecaz]
Bir işte çok çaba ve özen göstererek kendini çok yormak, yıpratmak
-
[-i]
Bakınız parçalamak
- PASLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le, spor]
Bazı top oyunlarında oyuncular topu birbirine geçirmek
- "Kaleye inerlerse paslaşarak inerler."
-
[argo]
Bakışlarla anlaşmak
-
[nesnesiz, -le, spor]
Bazı top oyunlarında oyuncular topu birbirine geçirmek
- PARMAKLIK
-
-
[isim]
Dik ve biraz aralıklı olarak yan yana dizilmiş tahta, demir vb. çubuklarla yapılmış bölme veya korkuluk
- "Köşkün tahta parmaklıkları önünde rahatsız etmekten çekinerek hatır soruyorlar."
-
Kesik veya yara bulunan parmağı korumak için üzerine geçirilen, çoğunlukla plastik kılıf
-
[isim]
Dik ve biraz aralıklı olarak yan yana dizilmiş tahta, demir vb. çubuklarla yapılmış bölme veya korkuluk
- PİREKAPAN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız pire otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız pire otu
- POLARILMA
-
-
[isim]
Polarılmak işi
-
[isim]
Polarılmak işi
- PİSLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Pis olmak, pisliğe bulaşmak
-
[nesnesiz]
Pis olmak, pisliğe bulaşmak
- PERVAZSIZ
-
-
[sıfat]
Pervazı olmayan
-
[sıfat]
Pervazı olmayan
- PÜRÇÜKSÜZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Pürçeği olmayan
-
[sıfat, ağızlardan]
Pürçeği olmayan