Başında p olan 7 harfli 251 kelime var. P harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde p harfi olan kelimeler listesine ya da sonu p harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında p bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PALETLİ

  1. [sıfat] Paleti olan (taşıt)
PİŞİRİM

  1. [isim] Pişirmek işi; pişim
PİLİSİZ

  1. [sıfat] Pilisi olmayan
PALAVRA

Kelime Kökeni: İspanyolca palabra

  1. [isim, argo] Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber; balon, mavra
    • "Delikanlı, imparatorluk sözünün bir palavra olmadığını artık yavaş yavaş anlıyordu." (Tarık Buğra)
  2. [argo] Uzun ve boş konuşma; martaval
  3. [denizcilik] Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte
POSASIZ

  1. [sıfat] Posası olmayan
PEDAVRA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta; balar
PASTACI

  1. [isim] Pasta (I) yapan veya satan kimse
  2. Bakınız pastane
    • "Ekmek satan yer yokmuş, bir dilim kek alabilmek üzere bir pastacıya giriyorum." (Adalet Ağaoğlu)
PARAŞÜT

Kelime Kökeni: Fransızca parachute

  1. [isim] Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç
PARAÇOL

Kelime Kökeni: İtalyanca bracciolo

  1. [isim, denizcilik] Gemi çatmasında eğri parça
  2. Cumba vb. altına destek olarak konulan eğri ağaç
  3. Tek at koşularak çekilen, üzeri kapalı, yanları açık bir araba türü
PERSENK

Kelime Kökeni: Farsça pārseng

  1. [isim] Bakınız pelesenk (II)
PERDELİ

  1. [sıfat] Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan
    • "Loş çadırın kat kat perdeli kapısını kaldırdı." (Nâzım Hikmet)
  2. [ağızlardan] Bakınız duvaklı
  3. [müzik] Perde sağlamak için parmaklarla basılacak yerleri olan (çalgı)
    • "Fagot, perdeli bir çalgıdır."
  4. [mecaz] Utanma duygusu olan; namuslu
  5. [mecaz] Gerçeği göremeyen
PERİCİK

  1. [isim] Kilit dili
  2. [tıp] Bakınız peri hastalığı
PERDECİ

  1. [isim] Perde satan veya diken kimse
  2. Sahne perdelerini açıp kapamakla görevli kimse
    • "Perdeci, çapaklı gözlerini kirli yumruklarıyla ovuşturarak cevap verdi." (Peyami Safa)
  3. [tarih] Osmanlılarda yüksek makamlı kimselerin kapılarında bekleyen ve girmeye izni olanları içeri alan görevli; perdedar
PÜTÜRGE

  1. [isim] Malatya iline bağlı ilçelerden biri
PALASKA

Kelime Kökeni: Macarca balaksa

  1. [isim, askerlik] Askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genellikle köseleden yapılmış kayış
    • "Polis memuru kalabalığın içinde bir ramazan pidesi alayım diye çırpınıp dururken demek bir yankesici de onun palaska kayışına el atmış..." (Aziz Nesin)
PUSULUK

  1. [isim] Pusu kurulan yer
PERVARİ

  1. [isim] Siirt iline bağlı ilçelerden biri
PERGOLA

Kelime Kökeni: İtalyanca pergola

  1. [isim] Bakınız gölgelik
PASTANE

Kelime Kökeni: İtalyanca pasta + Farsça ḫāne

  1. [isim] Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
PENCERE

Kelime Kökeni: Farsça pencere

  1. [isim] Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık
    • "Yüzümü en çok da pencerelerden yana döndürüyorum." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız temek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü