Başında p olan 7 harfli 251 kelime var. P harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde p harfi olan kelimeler listesine ya da sonu p harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında p bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PALETLİ
-
-
[sıfat]
Paleti olan (taşıt)
-
[sıfat]
Paleti olan (taşıt)
- PİŞİRİM
-
-
[isim]
Pişirmek işi; pişim
-
[isim]
Pişirmek işi; pişim
- PİLİSİZ
-
-
[sıfat]
Pilisi olmayan
-
[sıfat]
Pilisi olmayan
- PALAVRA
-
Kelime Kökeni: İspanyolca palabra
-
[isim, argo]
Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber; balon, mavra
- "Delikanlı, imparatorluk sözünün bir palavra olmadığını artık yavaş yavaş anlıyordu."
-
[argo]
Uzun ve boş konuşma; martaval
-
[denizcilik]
Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte
-
[isim, argo]
Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber; balon, mavra
- POSASIZ
-
-
[sıfat]
Posası olmayan
-
[sıfat]
Posası olmayan
- PEDAVRA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta; balar
-
[isim]
Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta; balar
- PASTACI
-
-
[isim]
Pasta (I) yapan veya satan kimse
-
Bakınız pastane
- "Ekmek satan yer yokmuş, bir dilim kek alabilmek üzere bir pastacıya giriyorum."
-
[isim]
Pasta (I) yapan veya satan kimse
- PARAŞÜT
-
Kelime Kökeni: Fransızca parachute
-
[isim]
Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç
-
[isim]
Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç
- PARAÇOL
-
Kelime Kökeni: İtalyanca bracciolo
-
[isim, denizcilik]
Gemi çatmasında eğri parça
-
Cumba vb. altına destek olarak konulan eğri ağaç
-
Tek at koşularak çekilen, üzeri kapalı, yanları açık bir araba türü
-
[isim, denizcilik]
Gemi çatmasında eğri parça
- PERSENK
-
Kelime Kökeni: Farsça pārseng
-
[isim]
Bakınız pelesenk (II)
-
[isim]
Bakınız pelesenk (II)
- PERDELİ
-
-
[sıfat]
Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan
- "Loş çadırın kat kat perdeli kapısını kaldırdı."
-
[ağızlardan]
Bakınız duvaklı
-
[müzik]
Perde sağlamak için parmaklarla basılacak yerleri olan (çalgı)
- "Fagot, perdeli bir çalgıdır."
-
[mecaz]
Utanma duygusu olan; namuslu
-
[mecaz]
Gerçeği göremeyen
-
[sıfat]
Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan
- PERİCİK
-
-
[isim]
Kilit dili
-
[tıp]
Bakınız peri hastalığı
-
[isim]
Kilit dili
- PERDECİ
-
-
[isim]
Perde satan veya diken kimse
-
Sahne perdelerini açıp kapamakla görevli kimse
- "Perdeci, çapaklı gözlerini kirli yumruklarıyla ovuşturarak cevap verdi."
-
[tarih]
Osmanlılarda yüksek makamlı kimselerin kapılarında bekleyen ve girmeye izni olanları içeri alan görevli; perdedar
-
[isim]
Perde satan veya diken kimse
- PÜTÜRGE
-
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
- PALASKA
-
Kelime Kökeni: Macarca balaksa
-
[isim, askerlik]
Askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genellikle köseleden yapılmış kayış
- "Polis memuru kalabalığın içinde bir ramazan pidesi alayım diye çırpınıp dururken demek bir yankesici de onun palaska kayışına el atmış..."
-
[isim, askerlik]
Askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genellikle köseleden yapılmış kayış
- PUSULUK
-
-
[isim]
Pusu kurulan yer
-
[isim]
Pusu kurulan yer
- PERVARİ
-
-
[isim]
Siirt iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Siirt iline bağlı ilçelerden biri
- PERGOLA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca pergola
-
[isim]
Bakınız gölgelik
-
[isim]
Bakınız gölgelik
- PASTANE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca pasta + Farsça ḫāne
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
- PENCERE
-
Kelime Kökeni: Farsça pencere
-
[isim]
Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık
- "Yüzümü en çok da pencerelerden yana döndürüyorum."
-
Bakınız temek
-
[isim]
Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık